ÇAĞDAŞ AYBEK / BİR ÇOCUĞUN KAÇ KİMLİĞİ VARDIR?

BİR ÇOCUĞUN KAÇ KİMLİĞİ VARDIR?

​Bu soru ilk sorulduğunda, “Daha önce niye bunu düşünmedim?” diye aklımdan geçti. Soruya ilk bakıldığında konu dar olarak düşünülebilir ama aslında hiç de sanıldığı gibi dar bir mesele olmadığını söylemek isterim. Bu soru üzerinde iki farklı gruptan farklı düşünceler oluşmuştu:

1. Grup: Çocuk tek bir kimliğe sahip olur; okul, ev ve arkadaş çevresinde sadece dış sorumlulukları bulunur.

2. Grup: Çocuğun bir sürü kimliği vardır; ev, arkadaş çevresi gibi alanlarda farklı rollere bürünebilirler.

​Ben de 2. Grup gibi düşünüyorum. Öncelikle kimlik nedir? Bu kavram; bireyin içinde bulunduğu toplumda taşıdığı rol ve özellikleridir. Kişinin hem kendisini nasıl gördüğünü hem de toplum tarafından nasıl görüldüğünü gösteren bir tanımlamadır. Kimlik, “Ben kimim?” sorusuna verilen cevaptır. Ayrıca bu özellik sadece insana ait değildir; yaşadığımız evrende bulunan tüm canlılar bir kimliğe sahiptir.

​Eğer bizler bu tanımlara sahip olmasaydık toplumu oluşturamazdık. Bir birey olmak için öncelikle bir kişiliğe sahip olmamız gerekiyor. Bu aidiyetimiz olmasaydı bu ülkenin bir vatandaşı olamazdık. Devlet, kendi vatandaşlarını tanımlamak için resmi olarak bir kimlik kartı vermiştir; ancak bu kavram bir bireyin tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Bir birey birden fazla sıfata sahiptir: Bir çocuğun babası, bir kadının kocası veya bir annenin oğlu olması gibi.

​Bir çocuk da birden fazla role sahiptir ancak her şeyden önce kişisel kimliğine sahip olmaktadır. Çocuğun “Ben kimim?” sorusuna en iyi şekilde cevap vermesi gerekiyor. Bu cevabı verdikten sonra dış özelliklerini ve duygularını fark edebilmelidir. Daha sonra sosyal konumunu bilmelidir; çevresine uyum sağlaması için bu çok önemlidir. Kültürünü, dinini, örf ve adetlerini iyi bilmelidir. Çocuğun toplumda üstlendiği rolün ne olduğunu iyi kavraması gerekiyor: Okulda bir öğrenci, parkta bir çocuk, evde ise bir ağabeydir.

​Her birey gibi çocuk da bazı sıfatlara kendi isteği dışında sahip olmaktadır. Buna bir örnek vermek gerekirse, insan olmaktır. Henüz anne karnında oluştuktan sonra bu tanımlar sırasıyla oluşmaya başlamaktadır. Dünyaya geldiğinde ilk nefesle birlikte bebeklik vasfını ve cinsiyetini kazanır, sonra adını alır. Henüz bir saat önce anne karnında olan bebek; dünyaya geldiği an bir annenin kızı, bir bireyin kardeşi ya da birinin torunu olarak yeni mevkiler alır.

​Her dönemde yeni kimliklere sahip olacaktır. Yaş ilerledikçe bu yeni roller bir elbise gibi üzerine yerleşecektir. Bir çocuğun toplumda yerini alması ve kendisini benimsemesi her zaman önemlidir. Kendini benimsemeyen bir çocuk, toplum içinde saygın bir rol alamazdı. Çocuk hiçbir zaman tek bir kimliğe sahip olmaz; çünkü buna ne yaşadığımız evren ne de yaşadığımız toplum izin verir. Bu durum bizim doğamıza aykırıdır. Çocuk okulda öğrenci sıfatını kuşanırken, eve geldiğinde evlat, sokağa çıktığında ise arkadaş kimliğine bürünür. Yaş ilerledikçe bir eş, sonra bir baba ve daha sonra bir dede mertebesine kavuşur.

​Bir çocukta bu tanımlar, ahlaki olarak da farklılıklar gösterebilir; iyi bir birey ya da kötü bir insan olarak da karakter sahibi olmaktadır. Bir çocuğun elbette birden fazla kimliği olabilir; çünkü hayatın her döneminde onu yeni mevkiler beklemektedir. Bazen de zaman geçtikçe önceden kazanılan vasıflar kaybedilmeye başlar. Kişi küçükken “çocuk” kimliğindedir ama yaş ilerledikçe bu durum yerini yetişkinliğe bırakır. Her çocuk, kazandığı her yeni rolde yeni tecrübeler kazanır.

​Bu tanımlar ancak bir bireyin ölümünden sonra hükümsüz olur. Dünya var oldukça ölenler kimliklerini bu dünyada bırakırken, dünyaya yeni gelecek olanları ise yeni kimlikler onları bekler. Sonuç olarak çocuklarımızın kazandığı her yeni mevkide yanlarında olmalıyız. Biz onlara göre daha tecrübeli olduğumuzdan dolayı onlara doğruları ve yanlışları anlatmamız gerekiyor. Çocuk her yeni aşamada doğruları bilirse, toplumda iyi bir birey olarak yaşamına devam eder. Unutmayalım ki kişilik gelişimi ailede başlar ve sonra eğitim ile temelleri atılır. Çocukta kazanılan iyi bir karakter; iyi bir toplum ve temelleri atılmış sağlam bir devlet oluşturur.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir