1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Merhaba. Ben Pınar. “Bir Kız” isimli romanın yazarıyım.
İzmir’de iki çocuğumla birlikte sakince yaşarken, 50 yaşında hayatına yepyeni bir yol çizilmiş çok şanslı biriyim. Beni tanımlayacak pek çok şey sıralanabilir ama ben şimdilik bu yeni sıfatın hevesini ve heyecanını eklemek istiyorum. Burada bulunma sebebim de biraz bu çünkü.
2-Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Bence kalemi ilk elime aldığım andır. Yalnız hisseden bir çocuğun kendini ifade etmek için kaleme ve kâğıda tutunması…
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Eli kalem tuttuğundan beri günlük tutup, yazı yazan biriyim. O yüzden kalemi elime ilk kez aldığım tek bir özel an hatırlamıyorum; yol beni buralara getirdi.
Yazmak değil de yazdıklarımı paylaşmak benim dönüm noktam. Hatta bu konuda epey de dirençliydim. Sosyal medyada üyesi olduğum bir kadın topluluğu “Dijital Kabilem”, bu konuda bana çok destek oldu. Hatta beni ittiler diyebilirim.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okumak benim en eski arkadaşım. Çok okuyan biri olduğumu iddia edemem ama istikrarlı bir okuyucuyum. Tek sayfa dahi olsa her gün okumaya çalışırım çünkü o, bedenimin ihtiyaçlarından biri.
Kelime haznenize katkısı, ifade şeklinizi kolaylaştırması zaten bilinen yanları. Ama bence… üslubunuzu da belirliyor. Bende iz bırakan kitaplara baktığımda, kolay anlaşılan, yalın, samimi, yoğun duygu durumu aktaran eserler olduğunu görüyorum. Bugün kendi yazı üslubum için de aynı şeyi söyleyebilirim.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Bilinçli bir karar değildi aslında. Böyle bir hedefim olduğundan bile haberim yoktu. Ancak sosyal medyada, daha doğrusu Instagram üzerinde yaşadığım deneyim, yazar olarak ortaya çıkma cesaretime büyük katkı sağladı. Hatta fikir babasıdır diyebilirim.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Böyle şartlar var mıdır, varsa da nelerdir hiç bilmiyorum açıkçası. İlk kitabı henüz yayımlanmış biri olarak iddialı cümleler de kuramam. Ancak kendi deneyimimle, istikrar gerektiğini söyleyebilirim.
Ara vermek zihni soğutuyor. Her gün bir cümle, bir kelime dahi olsa yazarsanız bunlar küçük nohut taneleri gibi, sizin yolunuzu işaretliyor. Dönüş daha kolay.
Bir de küçük bir fikir, bir çağrışım, aklınızdan geçtiği anda onu not etmeniz gerekiyor. Kaydetmelisiniz ki ilham perisi başka diyarlara gitmiş olmasın.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım “Bir Kız”. Diğerleri henüz yazım aşamasında diyelim
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Benim düşüncelerimin de yazılarımın da tek bir öznesi var “Kadın”. Benim de mensubu olduğum kadınların daha iyi bir dünyada yaşayabilmesi için yapılacak çok şey var ve benim elimden gelen yazmak.
Kadın hikayeleri yazarak, bildiğimiz konuların altını tekrar tekrar çizerek, yaşananların halının altına süpürülmediği bir dünyaya ulaşana kadar yazmak istiyorum. Hiçbir şeyin gizli kalmadığı bilincinin caydırıcılığıyla; bir arada, güvende ve mutlu yaşamanın mümkün olduğunu göreceğimize inanıyorum.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
İlk romanım olduğu için kendimi de şaşırtan bir deneyim oldu bu konu. Kafamda tam bir senaryo, bir çatı yoktu. Tek bir cümle ile başladı her şey. Sonrasında karakterlerin elimden tutup beni sürüklemesiyle devam etti.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Her şey ilham sebebim aslında. Yaşadığım her duygu arkasında hediyeleriyle geliyor. Sevincin de hüzünlerin de yaratıma büyük katkısı var. Yapmam gereken tek şey onları yakalamak.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Üretkenlik zamansız olabiliyor. Ama zihnimin sesini duyabilmem için yalnızlığa ihtiyacım var. Günlük rutinlerin içinde sesini duyduğumda not etsem de ancak baş başa kaldığımızda tam anlamıyla ortaya çıkabiliyor. Bu sebeple yalnızlık benim motivasyonum diyebilirim.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Okuyucu, yalnız olmadığını hissetmek için okumalı “Bir Kız” ı. Kendinden bir şeyler bulabileceği için okumalı. Çünkü bu bizim hikayemiz…
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Kitabımda iki konu var. Bir tanesi, kadınların doğduğu andan itibaren, sırf cinsiyetleri yüzünden başlarına gelen türlü sıkıntılar ve bunların açık yüreklilikle ortaya çıkartılması var. İkincisi ise bu yaşananların ardına saklanmadan, “Ben şimdi ne yapabilirim?” in peşine düşen kocaman bir yürek var. Mağdur olmuş bir kadının, kendi hayatının kontrolünü ele almaya geçişi var.
Bunu yapmayı başarmış çok kadın var elbette. Ama daha çok kişi duymalı bunun olabileceğini. Başka yollar da mümkünmüş diyebilmeli…
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Ben duygusal yoğunluğu fazla olan bir kitap yazdığım için -ki bu bilinçli bir seçim değildi- kitabın satırları arasından çıktığım anlarda, günlük rutinime dönerken çok zorlandım. Oradaki yüreğimin sıkışıklığı, günümün geri kalanına yansıdı mesela. Paralel evrenler arasında geçiş… Hiç kolay değilmiş. Beden değilse bile ruh, oradakileri de getiriyormuş yanında…
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Bana en iyi gelen şey günlük akışa katılmak. Yürüyüşe çıkmak mesela, yazma baskısını ortadan kaldırıyor ve zihin de beden de gevşiyor. Gevşediğiniz anlarda da bir şeyler takılıyor oltaya mutlaka. Bu sefer değilse bile bir sonrakinde…
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Ben çok sosyal biri sayılmam. Hatta biraz kaçıngan biriyim diyebilirim. Buraya kadar yaşananlar zaten çok büyük bir adımdı benim için. Ve “Ben kitap yazdım” derken bile zorlanıyordum. Hâlen daha alışmaya çalışıyorum.
Bir yandan da çok okunsun, herkese ulaşsın, ihtiyacı olana dokunsun istiyorum. Sosyal medya üzerinden duyurmaya çalıştım bu süreçte. Bu benim en rahat ve güvenli hissedebileceğim yol çünkü. Kitap tanıtımları yapan bazı hesaplar vardı takip ettiğim. Onlar destek verdi şimdiye kadar. Pek çoğu kardeşim gibi oldu sağ olsunlar.
Böyle bir deneyimi daha önce yaşamadığım için ne yapılacağını yolda öğrenmeye çalışıyorum. Ne mutlu ki şimdi de siz çıktınız karşıma.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Katkısı çok büyük elbette. Kendim de kitap fuarlarının sıkı takipçisiyim. Okur ve yazarı yakınlaştıran en iyi platformlardan biri bence. Umarım ben de böyle bir şans yakalarım ve okuyucularla yüz yüze de bağ kurabiliriz bu sayede.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Çok şükür var yeni projeler. Şükür diyorum çünkü kitap yayımlandıktan sonra biraz panikledim. Sanki tek atımlık kurşunum vardı o da bitti gibi hissettim. Ama adı roman olmasa bile her türlü yazmaya devam ettiğim için o korku yerini üretkenliğe bıraktı kısa zamanda. Şu an epey ilerleyen iki kitap üzerinde çalıştığımı söyleyebilirim.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Okuyucuyla çok paralel gidiyor duygularımız. Benim yazarken en zorlandığım yerler, birçok kişiyi de zorlayan yerlerle aynı mesela. Ama bazen öyle bir cümlenin altını çiziyorlar ki ben yazarken oraya varacağını hiç düşünmemişim. Bu da hepimizin olayları da okuduklarımızı da kendi hayat deneyimimize göre algıladığımızı gösteriyor. Buna ayrıca seviniyorum. Çeşitliliğimize
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Öncelikle yazmak gibi bir beceriye sahip oldukları için çok şanslılar. Kendini ifade etmenin yolunu bulmak çok kıymetli. Naçizane tavsiyem, istikrarla yazmaları olabilir. Paylaşsınlar. Her biri basamak çünkü bu yolda. Gerisi zaten gelecektir…
Pınar Öksüz

