RÖPORTAJ:FATMA K.Ç

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Fatma Çaylak. 27 yaşındayım ve birçok iş sektöründe görev yaptım. Genel anlamda farklı dallarda spor eğitmeniyim ve güncel olarak lisanslı bir karateciyim. Yazmak benim için küçükken iletişim kuramadığım anların kurtarıcısıydı. Bu zamanla içimde evrimleşti ve bana kendi dünyamı yaratma imkânı verdi.


2-Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?

İmkânlar doğrultusunda üniversiteye gidemediğim o yıl, bana kendim için bir şey yapmam gerektiğini öğretti. 2017 benim kırılma yılımdı. Peşine düştüğüm şeyden vazgeçmemeliydim. Öyle de yaptım.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

 Söylediğim gibi, yazmak benim için çocukken iletişim kuramadığım anların kurtarıcısıydı. Dışlanmışlık, yalnızlık ve zorbalıkla geçen ortaokul yıllarımda kendimi ifade edebileceğim bir şey bulmalıydım. Kendimle konuştuğum -yazdığım- ilk an, üzeri kazınmış ve kirli bir ortaokul masasıdır.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Yazı dilim yazdıkça gelişti. Törpülenecek yerleri kendim fark etmem uzun sürmedi çünkü ben edebiyatı her zaman severdim, okur ve ilgilenirdim. Okumak ise bana üsluptan daha farklı şeyler kattı. Ufkumun ucu bucağı görünmeyecek bir noktası olabilirdi ama bunu kendim göremez ve fark edemezdim. Okuma alışkanlığımın bana kazandırdığı en büyük şey, gözümü alan o ışıktır. Kitapları anlamak beni aydınlattı.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

 2018’de ilk kitabımı çıkardığımda, planlamadığım birtakım sorunlarla beraber yazma serüvenime, yazarlığa uzun bir ara vermek zorunda kaldım. İçimdeki dürtü beni hiç bırakmamış olsa da ümitsizlik ve sorumluluklar beni korkuttu. Altı yıl aradan sonra gerçekten yazar olmak isteyip istemediğimi kendime sordum. Evet, dedim. Ben buyum, bundan başkası olamam ki. Yazmaya böylelikle geri döndüm ve “yazar” olma unvanını üzerime alabilmek için verdiğim iç savaşımı orada kazandım.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

 Bence iyi bir yazar olmak için insanın yüreği ve aklı açık olmalıdır. Ben her zaman yazmaktaki amacımı hatırlayarak ve mümkünse bunun dışına çıkmadan, okura vermek istediğim hissi insani duygularla işleyerek sergiliyorum. İyi bir yazar olmak için bence okura karşı şeffaf olmalıyız.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

İlk kitabım YAMA bir genç kurgu. Lise hayatının karmaşık duygularını, gelgitlerini ve hayat boyu taşıyacak olduğumuz travmaların filizlendiği ilk içsel çekişmeleri, bir arkadaş grubunun içerisine yerleştirdim.

İkinci kitabım altı yıl sonra yazmaya döndüğümdeki ilk kitabım, PUSULA: Anka’nın Kanatları Altında. Romantizm/Drama. Mutlu eden her şey zamanla ölür. Yaslar ise asla sonsuza dek sürmez. Kader ve zaman insanın hayatını zincirlemiştir ama bizim her zaman bir ihtimalimiz daha var: Anka küllerinden yeniden doğmak için vardır.

Üçüncü kitabım, Kaosun Dişli Mücevheri. Karanlık Romantizm/Aksiyon. Aşkın ne kadar tehlikeli olabileceğini, ihanetleri, zaafların bedellerini anlatan bir kitap. İnsanın içindeki o uslanmaz ve kontrol edilemez dürtülerin zıvanadan çıktığında neye mâl olabileceğini, sadece kendi şeytanlarınızla göz göze geldiğinizde anlayabilirsiniz.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

İnsanın aslında pek iyi farkında olarak kaçtığı, içindeki mezarlığa gömüp bıraktığı, kendini kandırdığı ama bilmese de doğası gereği hep el sıkışmak zorunda kalacağı o içsel savaşları anlatmak benim en büyük etkenim. Kendilerinden bir şey bulduklarında onlarla aslında göz göze geliyorum ve onları o cümlemle anladığımı biliyorum. Bu iyileştirmenin küçük bir bağı bana göre. Bu yüzden kitaplarımda hiçbir şeyin altı boş değildir. Beni bu konularda yazmaya iten şey insanlarla böyle iletişim kurabilmem. Ruhsal, göz göze gelerek…

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu? 

Kitabın başı ve finali aklımda oluyor genelde ve ironik görünse de bir şekilde kafamdaki finale kadar her şey devam ediyor. Ancak kitabın ilk cümlesiyle son cümlesi arasında olup biten her şeyi oturup bir film izliyormuşum gibi izliyorum. Karakter ne yapmak istiyorsa onu yapıyor, onu yaşıyor. Hikâyenin bitişi dışında benim kontrolümle gerçekleşen çok az şey var.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

 Müzik. Kitaplarımın türüne göre değişiyor ama en çok klasik müzikler. Kitap yazarken bir sahneyi içselleştirmem için müzik bana çok yardımcı oluyor.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

 Üretkenliğim dönemsel olmuyor genelde. Yazmak istediğim herhangi bir an, o an benim zamanımdır. Motive kaynağım karakterlerimin üzerindeki görsel üretme çalışmalarım. Beni heyecanlandırıyorlar.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

 Çünkü kendilerinden bir parça yakalayacaklar. Çünkü etkilenecekler ve aslında besledikleri şeyin neyi ifade edebileceğini görecekler. Hissedecekler ve hissetmek insanın engel olamayacağı ilk şeylerden biridir.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

 Aşkın bir bedeli vardır. Merhamet sizi kötü biri olmaktan kurtarır. Herkes ölecektir ve yaslar asla sonsuza dek sürmez. Dizleriniz kanasa da kalkıp yola devam etmek zorundasınızdır çünkü kafanızı yukarıya kaldırdığınızda gökyüzü hâlâ oradadır. Karanlık değil, karanlığa nasıl baktığınız, asıl yolunuzu değiştirir. Zaman her zaman ilaç değildir, bazen savaşı beraberinde getirir. Acıyı bitirmek için önce çekmek gerekir. Yarından mucize beklemek için bugün olduğun kişinin saçını okşamalısın. Zaafların her zaman seni yaralamaz, bazen tam da istediğin şeyi sana verir. Bu yüzden hayat ters köşelerin en iyisidir.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

 Karakterin kendi kaderini çizdiği noktada kitabı planlarım doğrultusunda ilerletememek beni çok yoruyor ve hiçbir şeyin altını boş bırakmamaya çalışırken kitabın tüm bağlayıcı olay örgüleri zihnimi bulandırıyor. Çünkü okura yarım kalmışlık hissettirmemeli. Bunlarla sadece karakterin suyuna giderek baş edebiliyorum.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

 Geçmiş bölümlerimi okumak beni bu dertten kurtarıyor. Onun dışında yazamıyorum diye yazmayı bırakmıyorum. Bir cümle bile olsa yazmaya çalışıyorum çünkü bu tıkanıklık bana göre sadece ittirmeyle açılan bir şey. Sonrasında tıkanıklık geçer geçmez istersem düzenliyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

İkinci kitabım PUSULA: Anka’nın Kanatları Altında şu an yayınevlerine gönderilmiş hazır bir dosya. Eğer somut bir şekilde elime alırsam belirli organizasyonlar yapma fırsatım doğabilir. Şu an kurgularım elektronik ortamda (bazı uygulamalarda) olduğu için sosyal medyadan yazarlık serüvenim ve kitaplarım hakkında içerikler üreterek kendi kitlemi oluşturmaya çalışıyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Daha önce de söylediğim üzere, artık bir cümlemle değil, onlarla bilhassa fiziksel bir göz teması kurmak… Bir yazar için bundan daha değerli ne olabilir? Okur hayal dünyasına adım attığı bir yazarın, bu kez kişisel alanına girdiğinde arada farklı bir bağ oluştuğunu düşünüyorum. İletişim artık tamamlanmış oluyor.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

 Arka planda hiç yayınlamadığım farklı türlerdeki kurgularım var. Bunlar için sağlam adımlar atmak istiyorum. Çünkü özgün olmasına gayret ediyorum ve ilerleyen aşamalarda okurlarımla buluştuğunda onları heyecanlandıracağını düşünüyorum.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Dramayı iyi yazdığımı düşünüyordum. Okurlarımdan, bundan çok etkilendiklerini ve bir zaman etkisinden çıkamadıklarına dair mesajlar aldığımda bu beni çok tatmin etti ve çok duygulandırdı. Aksiyon yazarken heyecanlanıyorum ve aynı şekilde merak, ters köşe unsurlarına dair okurlardan dönüş aldığımda bu beni şaşırttı ve aynı derecede heyecanlandıklarını görmek beni mest etti.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yazmak sizin için neyi ifade ediyorsa, ona göre ilerleyin. Belirli kalıplara girmeden, içinizden geldiği gibi ama bir o kadar da okuyarak şekillenin. Bir de, bazen dışarıya sağır numarası yapın…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir