RÖPORTAJ:GÜLCAN YENİCİ

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

­-Gülcan YENİCİ   

   -1975 Tekirdağ ilinin Malkara ilçesinin Alaybey Mahallesinde doğdum. Malkara Lisesi Edebiyat Bölümü mezunuyum. Üniversite Eğitimlerim:
-Trakya Üniversitesi Malkara MYO (Gıda Teknikeri)
-Çanakkale On sekiz Mart Üniversitesi (Grafik Tasarım)
-Anadolu Üniversitesi AUZEF (Halkla İlişkiler Tanıtım ve Reklamcılık)
-İstanbul Üniversitesi AUZEF (Çocuk Gelişimi)
-Anadolu Üniversitesi AUZEF (Türk Dili ve Edebiyatı)
       Bölümlerini okuyarak daima kendimi geliştirmeye çalıştım. Pedagojik Formasyon eğitimimi de İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’dan aldım. Sekiz yıl uluslararası bir etiket firmasında grafiker olarak, altı yıl da çeşitli okul ve bölümlerde ücretli öğretmenlik yaptım. Saray’a evlendim. 2003 yılından beri Saray’da  yaşamaktayım. Dört yıldan beri SARAY Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde Görsel Sanatlar ve Çocuk Gelişimi öğretmenliği yapmaktayım.
       Eşim, oğlum, kızım ile birlikte yaşıyorum. Kızım Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde , oğlum Elmas Arıcı Anadolu Lisesinde okuyor.
       SANATIN bütün dallarını seviyorum fakat en çok resim yapmak ve şiir yazıp okumaktan hoşlanıyorum.
       Yeni yerler görmek, keşfetmek, müzik, hayvan, DOĞA vazgeçilmezlerimdir…
Üniversite yıllarında Çanakkale de BAHAR ŞENLİKLERİ yarışmasında DUR-DURUN adlı şiirim ödül almıştır. Bir kişisel olmak üzere ve okullarda açtığım yıl sonu, öğrenci çalışmaları resim sergilerinin yanında,   TÜYAP-TEKİRDAĞ-SÜLEYMANPAŞA-KADIKÖY-KIRKLARELİ-EDİRNE-LÜLEBURGAZ-UZUNKÖPRÜ-ÇORLU-ÇERKEZKÖY-SARAY gibi tüm TRAKYA‘da Kitap etkinlikleri-organizasyon çalışmaları, yazar- imza günleri, öykü, şiir günleri, resim sergilerine katılım gösterip aktif olarak görevler almaktayım. Ayıca Saray Kitap Kulübü’nün kurucusu ve yöneticisiyim. Aynı zamanda  ATATÜRK sevdalısı, ADD –BALGÖÇ Dernekleri  üyesiyim.
Hayatımı ailemden sonra sanata ve edebiyata adadım diyebilirim.
            Yenici’nin  ilk kitabı ÇOCUK GÖZÜ adlı şiir kitabıdır.
            İkinci kitabı DURU (Kuşlara Kraker Hazırlıyor) resimli çocuk kitabıdır..
  Her zaman hayat felsefem, DOĞA-İNSAN-VATAN-SEVGİ olmuştur.

2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

       – SARAY Belediyesi ATATÜRK Kültür Merkezi’nde çalıştığımı söylemiştim. Görevim gereği
2022 yılında on dört yerel yazar ve şairimizin katıldığı, ‘SARAY ŞİİR GECELERİ 2’ Organizasyonu ve  2024 yılında otuz dört yerel yazar ve şairimizin katıldığı, ’2. KİTAP GÜNLERİ’ (Şiir, seminer, dinleti, konferans) kitap etkinliği organizatörlüğü yaptım. Kırılma noktam bu programlardaki görevim oldu. Çocukluktan beri hayalim olan şiir kitabını burada tanıdığım yazarlardan aldığım ilhamla çıkarttım diyebilirim.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

       – Önceleri ve daima yazmaktan çok şiir okumayı sevdim ben. Elime geçen tüm kitapların şiirlerini tekrar tekrar okur, yüksek sesle seslendirir ve ezberlemeye çalışırdım. Çocuk aklımla çok ünlü bir şiir seslendirme sanatçısı olduğumu düşlerdim hep. İbrahim Sadri hayranıydım o zamanlar… Sonra Ortaokul Türkçe Öğretmenim Hasan Akarsu ve Lise Edebiyat Öğretmenim Enver Çalışkan vardı. Onların yazmamdaki payları çok büyüktür. Ama en özel an sanırım ergen döneminde aşık olup bana şiir yazdırmış olan karşılıksız aşkımdı..

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

       – Kitap okumayı çok seviyorum. Dediğim gibi çocukken pek kitap seçme gibi bir durumum söz konusu değildi. Elime geçen her kitabı okumaya çalışırdım. Şimdi de biraz öyleyim aslında, bana hediye edilen her kitabı, özellikle yazar arkadaşlarımın verdiklerini ayırmaksızın, mutlaka okumaya çalışıyorum. Bunun yanında özel olarak okumak istediklerim de oluyor tabii. Onlara da vakit ayırıyorum. Saray’da SARAY KİTAP KULÜBÜ kurucusu ve yöneticisiyim. Yaklaşık olarak ikinci yılına girdiğimiz Kulübümüzde oldukça güzel kitaplar okuyup yorumluyoruz. Tabii ki, bugünkü okuma alışkanlığımı, dilimi, üslubumu çocukluğuma ve gençliğimdeki okuma alışkanlığıma borçluyum diyebilirim.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

       – Daha önce söylediğim gibi, görevim gereği kitap -şiir organizasyonları yaptıktan ve çevremi yazar arkadaşlarla donattıktan sonra neden olmasın? Dedim kendime.  Zaten çocukken hep şair olmak, resim yapmak, şiir seslendirmek, haber spikerliği gibi hayallerim vardı. Hayatımın bir döneminde mutlaka kitap çıkartacağıma dair inancım çocukluğumdan beri süregelen bir kavramdı. Ve ben bunu gerçekleştirmenin gururunu yaşıyorum.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

       – Bence iyi bir yazar olmak iyi bir tecrübe sahibi olmayı ve kendini her alanda yetiştirmiş olmayı gerekli kılar. Bir iki kitap çıkartmak kişiyi yazar statüsüne sokmaz bence. Bunun devamında sen kendini okumayla, çevreyle besleyip ilerleyebiliyorsan, okuyucu tarafından beğenilip, takdir görüyorsan yazarlık statüsüne geçmişsindir. Tüm bunlar seni heyecanlandırıyorsa, yeni malzemeler edinebiliyorsan, bunu da en güzel şekilde duygularınla ifade edip kelimelere dökebiliyorsan yazar olmanın şartlarını yakalamış ve yola devam edebilme yöntemini bulmuşsundur diyorum….

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

–  İlk kitabım ÇOCUK GÖZÜ adlı şiir kitabıdır.
–  İkinci kitabım DURU (Kuşlara Kraker Hazırlıyor) resimli çocuk kitabıdır..

Daha yazmış olduğum proje durumunda kitaplarım var tabii. Ama maddi anlamda çok fazla harcama gerektirdiği için henüz bastıramadım.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

–  Beni yazmaya yönlendiren en önemli etken, YAŞANMIŞLIKLARDIR. Yaşadığım olaylar, acılar, verdiğim tepkiler, haksızlıklar, yalnızlıklar, duygular, aşklar, sevgiler, baktıklarım, gördüklerim, görülmeyişlerim, kıskançlıklar, başarılardır.Yani hayattır, tüm yaşadıklarımdır.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu? 

–  Ben henüz bir roman yazmadım. Kurgularım var tabii ki.. Benim karakterlerim genelde gerçek hayattan olup anılarımdan ve yaşanmışlıklardan beslediğim için dolayısıyla kaderleri de önceden belirlenmiş oluyor.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

–  Hayattır. Tüm yaşadıklarımızdır. Ama bunun yanında DOĞA- havanlar- müzik-insanlar-çocuklardır kısacası her şeydir.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

–  Zaman olarak soruyorsanız, sabaha yakın, ya da sabah saatleri en üretken olduğum zamanlar diyebilirim. Dönemsel olarak üretkenlik değişiyor tabii. Yazma konusunda beni motive eden ise beğenmişlikler ve takdirdir. Teşekkürdür. Alkıştır.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

–  Çocuklar açısından bakacak olursam, okumasını, dilini, üslubunu geliştirmek, güzel, keyifli bir vakit geçirmek ve bilgi sahibi olabilmek açısından okumalıdır.

-Yetişkinler için de aynı şey geçerli fakat kendinden bir parça bulabilmek, kitapla bütünleşebilmek ve farklı bir bakış açısı ile hayata bakabilmek için okuyabilirler diyorum.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

–  SEVGİ- DOĞA- HAYVAN- VATAN- ÇOCUK-AŞK- İNSAN  temalıdır kitaplarım.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

–  Benim için yazar olmanın en zor yanı ZAMAN dır. Zaman gerçekten kıymeti bilinmesi gereken çok önemli bir faktör ve ben asla yettiremiyorum. Kafamda dünya kadar projem var ama bir türlü asla yetiştiremiyorum. İkinci zorluk tabii her zaman olduğu gibi MADDİYAT diyorum. Çünkü yazarlık yolunda devam edebilen için ürettiklerini değerlendirip, paraya çevirip pazarlamasını yapabilesin ki, yeni bir proje ile yoluna devam edebilesin. Çünkü artık yayınevlerinin çok fazla pazarlama işleri ile ilgilendiklerini düşünmüyorum. Üçüncü olarak da BEĞENİ diyelim. Çünkü ürettiklerin onay görmez ise bu yolda yürümenin de pek anlamı kalmıyor bence…..

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

–  Daha çok zaman kavramını ve düşünmeyi ön plana alıyorum. Zamanın her şeyin ilacı olduğunu düşünüyor ve zamana bırakıyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

–  Sanal ortamlar, köşe yazıları, yazar ve okuyucu buluşmaları, dergiler, kitap ve şiir etkinlikleri, festivaller, fuarlar, okullar kısacası okuyucuya nereden, nasıl ulaşabilirim her yolu deniyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

–  Okuyucuya ulaşılan en önemli yollardan bir tanesidir. Bence yeni ortamlar, yeni kişiler her zaman yeni olaylar, yeni görüntüler getirir. Katkısı vardır, büyüktür, her zaman olmalıdır.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

–  Evet var. Resimli Çocuk Kitabımın ikincisi yolda diyebilirim. Gerçekleştirmek istediğim o kadar çok projem var ki. Hangisinden bahsedeyim bilemedim. Zamanla ortaya çıkacaktır diyorum.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

–  Geçenlerde bir okuyucum yanıma gelerek çocuk kitabımın tam da anlatıldığı şekli ile yaşanmışlığı olduğunu dile getirdi. Uzun süre konuştuk hoşuma gitti doğrusu.

Ve çocuklar bazen sıra dışı olaylar ile karşılayabiliyorlar. Kitap etkinliğinde kitabı orada okumamı isteyen bir çocuk oldu mesela. Ben burada senden dinlemek istiyorum deyince kırmadım onu. Çok hoşuma gitti iletişimimiz. Ve gerçekten sonuna kadar dinledi. Sorular sordu mutlu bir şekilde ayrıldı yanımdan.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

–  Çok okumalarını tavsiye ediyorum.  Çükü iyi bir yazar olabilmenin ilk şartı kesinlikle  okumaktan geçer. İyi bir okuyucu değilseniz, iyi bir yazar da olamazsınız bence.  Farklı tür ve çok kitap insanı besler. Kelime dağarcığını genişletir. Yazmasını geliştirir. Üslubunu değiştirir. Dilini zenginleştirir. Yeni ufuklar açmasını ve olaylara farklı bakmasını sağlar. Tabii bunun yanında çevre de çok önemli bir faktördür bence. Çevrelerini genişletmelerini öneriyorum. Ve de çok çalışmalarını ve zamanlarını değerlendirip yazmaya bolca vakit ayırmalarını öneriyorum.

TEŞEKKÜRLER…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir