
1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Elmas Ekici; bir anne, bir öğrenci ve yüreğindeki kelimeleri özgür bırakmaya karar vermiş biriyim. Çocukluk hayali yazar olmak olan, hayatı uçlarda yaşamış, kırılmış ama küllerinden yeniden doğmayı başarmış bir kadınım. Bugün, on birinci kattan aşağı bakıp atlamak yerine şükreden, kızı Yıldız Asel için dimdik ayakta duran ve kendi hikâyesinin kahramanı olan o kişiyim.
2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Aslında yazarlık ve edebiyat benim içimde her zaman yaşayan bir tutkuydu; tam bir kitap aşığıyım ve kendimi bildim bileli zihnimde sürekli karakterler kurgular, hikâyeler kurardım. Ancak hayatımın en büyük dönüm noktası, 14 Kasım 2014’te o arabaya bindiğim ve dikiz aynasından o bir çift gözü gördüğüm andır. Hayatım o bakıştan sonra bambaşka bir yola evrildi. Kitabımda da söylediğim gibi; bir gün ellerimin kaleme gideceğini biliyordum ama yazacağım ilk kişinin kendim, anlatacağım ilk hikâyenin kendi hayatım olacağını hiç tahmin etmemiştim. Yazmaya asıl yönelmem, yalnızlığı iliklerime kadar hissettiğim ve içimdeki cümlelerin artık sessizliğe sığmadığı o karanlık gecede başladı. “Ben buradayım!” diye haykırma isteği ve kendimi tanımadığım milyonlarca kalbe anlatarak iyileşme çabam, kurguladığım karakterleri bir kenara bırakıp kendi gerçeğimi kağıda dökmeme neden oldu.
3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Evet, “Neden Bitti?” benim kaleme aldığım ve okuyucuyla buluşan ilk eserimdir.
4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Başlangıçta yüreğimden dökülenlerin bu kadar çıplak bir gerçeklikte olacağını düşünmemiştim. Yazmak, kendi ruhumun gizli odalarında gezinmek ve aslında kimseyle değil, kendimle yüzleşmek gibiydi. Bu adım bana özgürlüğü, iyileşmenin mümkün olduğunu ve en derin uçurumların bile bazen en güzel manzaralara açıldığını hissettirdi.
5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Kitabımda tekrar eden ana temalar; tutkulu bir aşk, büyük fedakarlıklar, aldatılma acısı, yalnızlık ve nihayetinde kendini bulma (iyileşme) sürecidir. Kitaptaki başkahraman tamamen benim; tüm hatalarıyla, zaferleriyle ve dönüşümüyle Elmas’tır.
6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Bu kitap zaten benim aynam. Yazarken “Eski Elmas” ile “Şimdiki Elmas” arasındaki o büyük farkı gördüm. Gece kulüplerinde dans eden o çılgın kızdan, kızı için metanetle ayakta duran o anneye dönüşümümü her satırda yeniden yaşadım.
7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Şu an okuyucuyla buluşan “Neden Bitti?” isimli eserim; sekiz yıllık bir ilişkinin, bir yuvanın ve bir kadının ruhsal yıkımından doğan yeniden varoluşunun kronolojik ve duygusal dökümüdür.
8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Bu kitap benim için sadece bir metin değil; yolum, ışığım, rehberim ve en önemlisi özgürlüğümdür. İçimdeki zehri akıttığım, kendimi iyileştirdiğim bir arınma limanıdır.
9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?
Bana ilham veren şey yaşadığım acılar, kızıma olan sonsuz sevgim ve “bitti” denilen yerden yeniden başlama inadımdır. Ayrıca gökyüzü, yıldızlar ve sessizlik ruhumu ferahlatan en büyük ilham kaynaklarım.
10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Kalbe sığmayan kelimelerin dışarı çıkmak için can attığı o patlama anı. Özellikle bir haksızlığa uğradığımı hissettiğimde ya da derin bir çaresizlik içindeyken, o anı yazarak ölümsüzleştirmek ve üzerimdeki yükünü hafifletmek beni yazmaya itiyor.
11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Genellikle yalnız kaldığım, kızımın uyuduğu sessiz gecelerde içimdeki fırtınaları kelimelere dökerim. Yazmak benim için bir rutin değil, ruhsal bir ihtiyaç hali.
12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Belirli bir saatim yok ama gece saatleri ve yalnızlık hissinin yoğunlaştığı anlar benim için en verimli zamanlar. Kahve eşliğinde ve geçmişin anılarına dalarak yazmak benim ritüelimdir.
13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Geçmişte yaşadığım o ağır sahneleri –aldatılma anlarını, o büyük kavgaları, evimi terk edişimi– tekrar yaşamak, kanayan yarama tuz basmak gibiydi. O acıları kelimelere dökerken her defasında yeniden ağlamak beni en çok zorlayan şey oldu.
14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Yazarken değil ama hayatın kendisinde on birinci kata çıktığım o gece vazgeçme noktasına gelmiştim. Ancak kızıma olan sorumluluğum ve içimdeki yaşama isteği beni o uçurumun kenarından geri çevirdi. O gece vazgeçmeyişim, bu kitabın doğmasını sağladı.
15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Temel mesajım; “İyileşmek mümkün”. Bir kadının kendi ayakları üzerinde durmasının hayati önemi ve ne olursa olsun insanın önce kendini sevmesi gerektiğidir. “Ben başardım, siz de başarabilirsiniz” demek istiyorum.
16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Okuyucunun, “Yalnız değilim ve ben de ayağa kalkabilirim” hissiyle kitabı kapatmasını; kendi içindeki gücü fark etmesini isterim.
17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü bu kitap bir kurgu değil, tamamen gerçek ve samimi bir hayatın dökümü. Kendini bir çıkmazda hisseden, sevgisinde kaybolan ya da ihanete uğrayan her insan bu sayfalarda kendinden bir parça bulacak ve iyileşme yolunda bir yol arkadaşı edinecektir.
18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Belki de en derin yaralarımı, hatalarımı ve “aptal aşık” olduğum anları bile hiç saklamadan, tüm çıplaklığıyla ve büyük bir cesaretle anlatabilmiş olmamdır. Ben sadece bir hikaye anlatmıyorum, bir varoluş mücadelesini paylaşıyorum.
19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Yüreğinizden gelen sese kulak verin ve asla kendinizi sansürlemeyin. Yazmak en büyük şifa aracıdır; kelimelerinizle kendinize yeni dünyalar kurmaktan ve gerçeğinizi haykırmaktan korkmayın.
20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu? “Kendinizi en yalnız hissettiğiniz anlar, aslında en güçlü hikayelerinizin başlangıcıdır.”

