Röportaj Günlükleri

RÖPORTAJ:SEVDA ANLI

1. Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Ben Sevda Anlı.  Muhasebe öğretmeniyim ve aynı zamanda akademik çalışmalarını sürdüren bir yazarım. Dokuz Eylül Üniversitesi yüksek lisans mezunuyum. Eğitim hayatım boyunca farklı alanlarda kendimi geliştirmeye, çeşitli eğitim, sertifika, kongre ve konferanslarla bilgi birikimimi zenginleştirmeye önem verdim. Mesleki çalışmalarımın yanı sıra akademik yazılar kaleme alıyor; şiir, öykü ve çocuk edebiyatı alanlarında eserler üretiyorum. Yazmak benim için yalnızca bir uğraş değil; insanın kendisine, duygularına ve hayata dokunma biçimi. İlk şiir kitabım “Kalbim Senden Vazgeçmeyi Kabul Etmiyor – Kalbine Dönenlere Yazılmış Şiirler”, benim için bu yolculuğun çok özel bir durağı oldu. Bundan sonraki amacım…

RÖPORTAJ: EMİNE UYGUNER

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Ben Emine Uyguner.Sınıf öğretmenliği yüzyüze olarak devlet kurumlarında aktif devam etmekte olup ve Din Kültürü branşlarında online Kayı öğretim bünyesinde yüzlerce öğreciye ulaşıp rehberlik eden bir eğitimci yazarım.LGS yüzlerce özgün  içerikler üretirken,diğer yandan çocukların hayal dünyasını  ve değerler eğitimini besleyen çocuk edebiyatı eserleri kaleme alıyorum. 2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu? İlk önce öğrencilerimin derslerinde özgün sorular yazarak başladım.Sonrasında,onlarla kurduğum canlı iletişim ve soyut değerleri,somutlaştırarak anlatmak,onların ahlaki gelişimlerine katkı sağlamak,kalplerine umut ışığı olmak için yazmaya karar verdim. 3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı? Yazmayı…

RÖPORTAJ: İREM KOCAYEL

1.Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?Merhaba, ben İrem Kocayel. 30 Ağustos 1996 tarihinde İstanbul’da doğdum. 2020 yılınakadar eğitim hayatım da dâhil olmak üzere yaşamımın büyük bir kısmı İstanbul’da geçti. Şuanda Ege Bölgesi’nde yaşamaktayım. 2.Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?Her zaman duygularımı yazarak ifade etmeyi, belki de onlarla bu şekilde başa çıkmayı çoksevdim. Hayatımın çok da mutlu olmadığım bir döneminde, zihnimi boşaltmak amacıylayazmaya başladım. Zamanla bu benim için sadece bir uğraş değil, kendimi bulduğum bir yolhâline geldi ve beni bugün bu noktaya ulaştırdı. 3.Sizi ilk kez kalemi elinize kalemi almaya iten özel bir an var mıydı?İlk kez…

RÖPORTAJ:MİRZA TAZEGÜL

Mirza Tazegül kimdir? 1965 yılında Kars’ta doğdum. Babamın öykü anlatımlarıyla, öykücülüğe ilgi duydum. Çocukluğum herkesin birbirini tanıdığı, şimdi ilçe olan Akyaka kasabasında geçti. Zor doğa ve yaşam şartlarına rağmen mutlu bir çocukluk geçirdim. İlkokulu, Ortaokulu yine aynı kasabada, Lise eğitimimi ve üniversite eğitimimi İstanbul da tamamladım. İstanbul üniversitesi işletme iktisadı bölümü mezunuyum. Kitaplara ve yazmaya olan ilginiz ne zaman başladı? İnsan gözlemlemeye ve elime kalemi almaya ortaokulda başladım. Kitap okumaya on iki yaşında başlayıp hiç bırakmadım. Yazarlık dışında yaptığınız bir iş var mıdır? Yirmi üç yaşımda başladığım iş hayatımda kendi şirketimi kurdum. Danışmanlık ve çeşitli ticari faaliyetlerde bulundum. İş hayatındayken Psikoloji ve Sosyolojiye ilgi duydum, kendimi bu alanlarda da yetiştirdim. Yazarlık hayatınıza ilk hangi eserinizle başladınız ve diğer eserleriniz nelerdir? İlk kitabım Sessizliğimle Dans’ı elli yaşında kendimi yazmaya hazır hissettiğimde yazdım. 2016 da yayınlanan ve denemelerden oluşan bu ilk kitabım bir anda çok satanlar listesine girerek üç ayda 35 baskıya ulaştı. Yalnızlığın Bilinmeyen…

RÖPORTAJ:SİBEL İPER

Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Ben Sibel İper. Yazmayı, hayatın içinden geçen duygulara kelimelerle bir yer açmak olarak görüyorum. Hayatın bana öğrettiklerini, yaşadığım kırılmaları, korkuları, yeniden başlamaları ve insanın kendine tutunma gücünü uzun yıllar içimde taşıdım. Bir gün bütün bunların yalnızca benim hikâyem olmadığını fark ettim. Her insanın içinde, anlatılmayı bekleyen bir hikâye olduğuna inandım ve kalemimle o hikâyenin kapısını araladım. “Uykunun Eşiğinde Başlar Hayat” benim ilk kitabım. Bu kitapta yaşamın insanı en savunmasız yerinden yakaladığı anları, korkuyu, umudu, kayıpları ve yeniden hayata tutunmayı kendi penceremden anlattım. Benim için yazarlık, kendimi anlatmaktan çok daha fazlası. Bazen bir okurun…

RÖPORTAJ:EROL ORAK

RUHUN DOKUSUNDA, ZAMANIN İZİNDE VESAYILARIN AŞKININDAŞair, Eğitimci ve Araştırmacı Erol Orak1- Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?Ben, insanın ruh haritasında yolculuk etmeyi ve hakikatin izini sürmeyi hayatının temeli sayan bir yolcuyum.Eğitim serüvenim Fırat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) alanında başladı.İnsanın zihinsel labirentlerini, içsel çatışmalarını ve sığınaklarını tahlil ederken; bu birikimi Dicle ÜniversitesiEğitim Yönetimi alanındaki lisansüstü çalışmalarımla ve Fırat Üniversitesi Matematik (Geometri)yüksek lisansımla derinleştirdim. Zamanın eskitemediği o kadim insanlık birikimini kavrayabilmek adınaAnadolu Üniversitesi Tarih lisans eğitimimi de bu yapıya ekledim. Halen Diyarbakır’ın Çınarilçesinde, Ovabağ Ortaokulunda matematik öğretmenliği yapıyor ve İlçe Zümre Komisyon Başkanlığıgörevini yürütüyorum.Fakat unvanların ötesinde ben, kalbin hüznünü…

RÖPORTAJ: BAHTİYAR BEG

1 — Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Beni yakından tanımak kolay değildir. Zaten böyle bir derdim de yok. Bahtiyar BEG bir isimden ziyade, yıllarca susmuş bir zihnin konuşmaya karar vermiş hâlidir. Psikolojiyle, psikiyatriyle, felsefeyle, ezoterizmle, okült düşünceyle ve insanın saklamaya çalıştığı karanlık tarafıyla ilgilenirim. İnsanların anlattıkları hayatlarından ziyade sakladıkları hayatlarını merak ederim. Kim olduğumu kitaplarımda açıkça anlatmam. Parçalarımı bırakırım. Okuyucu yeterince dikkatliyse toplar. Çünkü ben kendimi anlatmak için yazmıyorum. Kendimi ele vermek için yazıyorum. 2 — Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu? Susmanın artık konuşmaktan daha fazla canımı yakmaya başladığı dönem. İnsan uzun süre içine attığında…

RÖPORTAJ:BAŞAK YILMAZ

VARYASYON KALEMLER DERGİSİ RÖPORTAJI“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”1- Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?Ben Başak Yılmaz. Okul öncesi öğretmeni, yazar ve erken çocukluk döneminde kültürelmiras eğitimi üzerine çalışan bir araştırmacıyım. Yaklaşık on beş yıldır çocukların gelişimyolculuğuna eşlik ediyorum. Eğitim hayatım boyunca hep şu sorunun peşinden gittim:“Çocuklar kendi kültürlerini küçük yaşta nasıl tanıyabilir?” Yazdığım kitaplar, yürüttüğümprojeler ve geliştirdiğim eğitim modeli bu arayışın bir sonucudur. Amacım; gelenekselTürk sanatlarını çocukların anlayabileceği bir dille geleceğe taşımak ve kültürel mirasıyaşayan bir eğitim deneyimine dönüştürmektir.2- Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?Sınıfımda çocuklarla çalışırken kültürel mirasımızı okul öncesi yaş grubuna uygunanlatan kaynakların neredeyse hiç olmadığını…

RÖPORTAJ:ALİ ESKİN

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? 1989 doğumlu, Aksaray ilinde ikamet eden, iki çocuk babası, İşletme (lisans) mezunu, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan bir memurum.  “Vuslat” isimli ilk kitabımla başladığım yazarlık yolculuğuna yakın zamanda çıkarmış olduğum “Buluttan İnen Adalet” isimli kitabımla devam ediyorum.  Şimdilerde hayrendis.com çatısı altında köşe yazıları kaleme alarak ve yeni hikayeler kurgulayarak devam etmekteyim. Aynı zamanda müziğe olan ilgim dolayısıyla söz yazarlığı da yaparak, şu an yayınlanmış 41 şarkı sözü ve toplamda 68 şarkım bulunmaktadır. Profesyonel destekle iyi bir yerde konum edinebileceğimi düşündüğüm için sizlerin kapısını çalıyorum. İki çocuk babası olarak, onlara bırakabileceğim en güzel mirasın…

RÖPORTAJ:HİLÂL DOĞRU

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?  Ben Hilâl Doğru. Yazmayı özellikle çocuklar için yazmayı seven, dört çocuk annesiyim. Yazım alanında metinlerimi geliştirmek için eğitimlere katılan, kitap okuyan ve kalemi körelmesin diye yazmaya devam eden bir ev hanımıyım.  2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?  Yazmayı öğrendiğim günden bugüne kalem elimden düşmedi. Zaman zaman kalemi dinlendirsem de aramızda uzak mesafeler olmadı. Daha çok hatıra ve günlük tarzında yazılar yazıyordum ta ki çocuklarım doğana kadar. Çocuklarım doğduktan sonra kurmaca metinlere ağırlık verdim. Onlar için küçürek öyküler yazıyor, uyku saatlerinde onlara okuyordum. Pandeminin hayatımıza girmesiyle hayata bakış açım değişti ve…