RÖPORTAJ:EMRE KARAN


1. Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Emre Karan. Kayseri’de yaşıyorum. Fırıncılık sektöründe 2014’ten beri devam ediyorum. Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde bir dönem öğrenim gördüm. Sosyal şartlar ve bazı sebebler yüzünden ayrılmak zorunda kaldım. Eserim, Türk halkına armağan ettiğim önemli bir projem.


2. Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?

İçinde bulunduğum siyasi, ekonomik, toplumsal koşullar bende bir yaratıcılık uyandırdı. Özellikle insanlarımızın günlük yaşamlarındaki bakış açılarını nesnel bir biçimde yorumladım. Kendimi hazır hissettiğimde “Hadi başlayalım!” diyerek bir çıkış yaptım.

3. Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Çocukluğumdan beri hep okuma merakım vardı. Yaşar Kemal’in İnce Memed, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza, Victor Hugo’nun Sefiller romanları ruh dünyamda yeni bir varlık yarattı. Ve benim de hoşuma gitti bu durum. Üstüne giderek okuma kültürü edinip duygusal değişimler de tabii üstüne eklenerek bir çıkış yapmamı sağladı. Tabii bir de rahmetli fırıncı üstadım Recep Yaman’ın muhteşem şiir kitabı beni sanatta estetik düşünmeye itti.

4. Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Koyu bir İstanbul Türkçesi edinemedim. Bunun en temel nedeni bulunduğum sosyal koşullar ve elbette mesleğim. Mesleğimde de mutluyum tabii ayrıca. Ama üslup ve dilden ziyade ruh ve fikir dünyamda bayağı değişikliğe itti.

5. Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Okuduğum, araştırdığım olaylar, konular ve karşılaştığım siyasi, mali sorunlar bende bir bilinç uyandırdı. Bir şey yapmam gerekiyordu. Bunu Gizli Kurt ile ilk adımı atarak yaptım. Hamlık eserim. Beni emekleten bir eser. Tabii süreç, yürümemize ve koşmamıza biraz da şahsi gayretlerimle neticeye varacak.

6. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir? Siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

İyi bir yazar olmanın yolu objektif ve gerçekçi olmak. Ana temaya ulaşmak için çaba sarf etmek. Sonrasında gözlemci olmak ama iyi bir gözlemci olmak. Tabii bu benim şahsi görüşüm ama empati yapabilmeyi başarabilen birisi olmak, kalemi elimize aldığımızda o karakteri okuyucuya yaşatmak temel maksat.

7. Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Henüz çiçeği burnunda Gizli Kurt kitabımı yazdım. Diğer kitaplarım için çalışmalarım yoğun bir gayretle devam ediyor.

8. Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Gizli Kurt, Türkiye’nin siyasi, askerî, mali ve toplumsal süreçlerinin süzgecinden geçen, toplumun aynası olmuş, toplumun bakış açısını edebî türden gösteren bir kitap. Umarım değerli okuyucularımızın gönlünde taht kuracaktır.

9. Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?

Karakterlerimin önemli bir kısmını önceden planladım. Sonrasında karakterlerin aksiyonu, olayların gelişimi, karakterlerin çıkış yaptığı çıkışlar bazı karakterler ile yol ayrımına girerken yeni karakterler ile de büyük bir çıkış sağladığımı düşünüyorum. Yani giden karakterlerin yerine gelen çok daha sağlam geldi, gelecek.

10. Size ilham veren şeyler nelerdir?

Kahve ve su bende hep bir ilham uyandıran sebepler oldu. Özellikle kitap yazım sürecimde motivasyonu yakalamamda çok etkili oldu. Tabii bazen kafamın durduğu, hikâyenin donduğu durumlar oldu. Bunu da bol yürüyüş ve sürekli kendimle sürekli yaptığım istişare ile aşmış oldum.

11. En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

Kötü olsam da yazıyorum, iyi olsam da yazıyorum. Canım acırken daha keskin ve etkileyici, mutluyken daha bir haz ve havalı bir sürükleme ile yazıyorum. Ama en büyük motive ne derseniz: İstemek. İnsan isterse her şeyi başarır, istemezse hiçbir şey.

12. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Neden okumalı? Çünkü toplumun beklediği, istediği, hitap edebilecek bir proje olduğu için uzun zaman düşünülerek yapıldı. Çünkü ben halkın içinde, dilinde, ruhunda arayış içinde olan birisiyim. Biliyorum ki toplumun istediğini verirsen başarırsın; istediğini veremesen ne kadar büyük bir şaheser de olsa hep raflarda kalır. Üzücü ama gerçek bu.

13. Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Türk halkının içinde olamadığı durumları içtenlikle içine dâhil ettiğim bir proje oldu. Tüm kesimin kabul edeceği bir objektif bakış açısıyla hayal ürünü olan bir hikâyeyi müthiş bir keyif ile sevgili Türk okuyucularımızın takdirine sundum.

14. Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Gizli Kurt kitabını ilk yazdığımda 100 sayfa katetmiştim. Sonra okuyucunun gözüyle okuduğumda hatalı, sorunlu olan veyahut hikâyenin başlangıç tarzını beğenmeyerek yeniden kurguladım. İşe başlamanın en zor yanı ilk adım ve ilk proje. Bu gerçekten yorucu bir durum ama ham bir yazar olarak düşüncem, yine diyorum, samimiyetle isteyip yola çıkmak.

15. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Projeyi yarıda bırakıp kendime vakit ayırıyorum. Mesleğim ile ilgileniyorum. Başka kitaplar okuyorum, müzik dinliyorum. Özellikle klasik Türk musikisinden tutun da Beethoven ve Mozart’a kadar ruhumu okşayan ve pozitif bırakan şeylerle uğraşıyorum. Kendimi topladıktan sonra kaldığım yerden devam ediyorum.

16. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Sosyal medyada Instagram üzerinden tanıtım yapacağım. Televizyon programlarında çıkma durumum var. Henüz bir acelem yok ama elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

17. Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Kitap fuarları önemlidir. Okur-yazar birlikteliği okurlarda bir ışık uyandırır. Ve onlar da bu ışık ile bir kademe ileriye gider. Toplumumuz okuyan bir toplum değil ama kitap fuarlarının öğreticiliği burada çok önemli. Öğrencilik yıllarımda öğretmenlerimiz bizlerin kitap fuarlarını gezmemizi ve kültürlü bireyler olmamızı çok isterlerdi. Özellikle öğretmenlerimizin bu konuda daha duyarlı olmasını temenni ediyorum.

18. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Gizli Kurt projem üçleme olacak. Birincisi, ilk göz ağrım, çıktı. Devamı 2027’ye girmeden çıkmış olacak. Serinin son kitabı da 2028 gibi ya da daha erken çıkabilir. Gizli Kurt dışında bir hazır bekleyen manifestom var. 2027 içinde o da raflarda yerini alacak. Bir de Türk halk kahramanı bir devrimcinin hayatı roman olarak çıkmış olacak. Onun dışında şu an için başka bir proje yok.

19. Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Henüz bir geri dönüşüm olmadı çünkü yolun çok çok başındayım. Destek olsun, eleştiri olsun, hepsi benim için kendimi her defasında geliştirip tekâmül etmem gereken önemli bir durum. Şu an için henüz kitabın süreci ile uğraşıyoruz.

20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yani yine söyleyeyim, ben yazar âleminin bir çırak yazarıyım. Bu konuda henüz toy birisiyim. Ama ille de tavsiye olacaksa isteme arzusunu bırakamamak, düşlemek, hayal etmek, harekete geçmek.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir