Bekleyişin Kokusu
Her şeyin sustuğu anlar vardır…
İnsan, kendi kalbinin sesini ilk kez orada duyar.
Ufuk, sessiz bir dua gibi uzanır önüne;
Rüzgâr ise yalnız Allah’a anlatılmış cümleleri taşır.
İnsan bazen
En çok beklerken büyür.
Elleri boş görünür ama
Yüreğinde koca bir tevekkül taşır.
Çünkü bilir;
Allah, hiçbir duayı vakitsiz bırakmaz.
Bir gömlek kadar inceydi bazen umut.
Bir kuyu kadar derindi yalnızlık.
Yine de hiçbir karanlık,
Allah’ın yazdığı sabahı geciktiremedi.
Yusuf’un sabrı geçti aklımdan;
Kuyu da gördü, ayrılığı da, özlemi de…
Ama Rabbine olan güveninden
Bir harf bile eksilmedi.
Demek ki insanı kurtaran,
Yolun kolaylığı değil,
Kalbin Allah’a teslim oluşuydu.
Rüzgâr her estiğinde
İçime tanıdık bir koku doluyor.
Sanki çatlamış toprağın değil de
Sabrın sesi yükseliyor ufuklardan.
Belki de hayat,
İstediğimiz zamanda değil;
Allah’ın en güzel bildiği vakitte açan bir çiçektir.
Ve ben,
Ne kadar yorulsam da
Duamı yarıda bırakmam.
Çünkü bilirim;
Sabır, yalnız beklemek değildir.
Sabır; beklerken de Allah’a güvenebilmektir.
— İlayda Çalışkan
