VARYASYON KALEMLER DERGİSİ RÖPORTAJ SORULARI
“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”
1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
- Efendim bendeniz 1983 yılında Konya ilinin Kadınhanı ilçesinde kamyon şoförü bir baba ve ev hanımı bir annenin üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiş, hayatının şiire ve ailesine adamış 3 çocuk babası ve 3 kitap yazarı bir şiir talebesiyim. Şiir talebesiyim diyorum çünkü rahmetli Cemil MERİÇ’İN tabiriyle “ Kendini tanımak irfanın varabileceği en yüksek merhaledir” şiarından yola çıkarak kendisini ve şiir yolunu arayan bir şair adayı olarak öğrenmeye aç bir şiir talebesi olarak tanımlıyorum kendimi.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
- Elbette her yazar veya şair gibi benim de hayatımın belli başlı dönüm noktaları veya kırılma anları oldu. Bu kırılma anlarından bir tanesi de PMYO sürecinde yaşadıklarımdır. Bu disipline edilmiş yaşam tarzı kendisini bulmak isteyen ruhum için bana bir çıkar yol aramama sebebiyet verdi. Ben de bu çıkar yolu şiirde buldum ancak bunu bir dezavantaj olarak görmüyorum hatta şiirlerimin daha disiplinli ve onat olmasında fayda sağlayan bir unsur olarak görüyorum.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
- Şiir; takdir edersiniz ki duyguların kâğıda dökülme metotlarından birisidir. Her genç gibi benim de deşarj olabilmek ve duygularımı aktarma isteğim ile birleşince böyle bir durum vuku buldu. Cemal SAFİ, Dilaver CEBECİ, Abdürrahim KARAKOÇ veya Yavuz Bülent BAKİLER’İ yazmaya iten gençlik unsuru benim için de tetikleyici oldu.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
- Muhakkak olmuştur. Sizin ufkunuza ilk dokunan satırların veya mısraların şiir ufkunuzda görebildiğiniz bakış açısına yönlendirdiği bir gerçekliktir. Ancak şiir benim bakış açımı değiştirmeme neden olan en temel gözlem aracıdır.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
- Yukarıda da bahsettiğim gibi PMYO süreci ve gençlik heyecanımın neticesiyle ufak tefek karalamalar yazmaya başlamıştım. Mevcut durumu bilenler veya şiirlerimi paylaştığım dostlarımın bunları bir akit olarak bırakmam gerektiği yönünde telkin ve tavsiyede bulunmaları üzerine ilk kitabım olan AHLEM, 2020 yılında yayımlandı. İki yıl sonra da 2022 yılında SAYE ile ve son olarak da 2026 yılında ESKİZ ile okuyucular ile buluştum.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
- İyi ile başarılı bir yazar arasındaki farkı öncelikle bir dile getirmenin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Eserlerinizin kanonik bir hale gelmesi için ilgi alanınız konusunda yol açan veya açması muhtemel isimler olması, iyi bir gözlem yeteneğine sahip olmanız ve tüm ruhunuzla yaşadıklarınızı veya gördüklerinizi hissetmeniz gerektiğini düşünüyorum. Belki en sağlıklı cevabı iyi bir şair olduğumda verebilirim. Zira yaşadığı buhranlardan dolayı ruhu darmaduman olmamış bir şair veya yazarın iyi bir yazar/şair olabileceğine inanmıyorum.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
- Yukarıda da belirttiğim gibi şu ana kadar üç kitap yazmak nasip oldu. Bunlardan ilki 2020 yılında yayımlanan AHLEM isimli kitabımdı. 2022 yılında SAYE, 2022 yılında SAYE isimli kitabımın ikinci baskısı ile ve son olarak da 2026 yılında ESKİZ ile okuyucular ile buluştum.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
- Kitaplarımdaki konular genel olarak din, milli, tarih, aşk ve mitoloji tandanslı olarak gelişmektedir. Bunlar toplumumuz açısından geleceğimize bıraktığımız en önemli unsur olduğunu düşünenlerdenim. Bu minvalde yukarıda saydığım özelliklerini yitiren toplumların akıbetinin hayra alamet olmadığını, bu nedenle gelecek nesillere bir miras olarak bırakmaya ve onları kendi tecrübelerimden aktarabildiğim kadarıyla faydalanmalarını sağlamak istiyorum.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
- Evet. Kesinlikle bir olay örgüsü ve aktarım tekniği geliştirmek için özel bir çaba gösteriyorum ancak bazı şiirler var ki ille de kendi çizgisini doğurmak istiyor. Buna da şiirin anlam ve şekil bütünlüğünü bozmayacak derecede müsamaha gösteriyorum.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
- İçtimai hayatta karşılaştığım her unsur benim için ilham kaynağı olabiliyor. Hatta hiç ummadığınız birisinden duyduğunuz bir kelime bile sizde bir kıvılcım çakmasına neden olabiliyor. Bu nedenden dolayı algılarınız sürekli açık ve öğrenmeye meyilli bir hayat görüşünüz olması gerekiyor. Bu bağlamda bana da ilham veren şey gördüklerim, yaşadıklarım ve hissettiklerimdir diyebilirim.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
- Ben çok üretken bir şair olarak tanımlamıyorum kendimi, belirli periyotlarda değil tamamen kendiliğinden bir şekilde gelişiyor. En çok motive eden unsur ise okuyuculardan aldığım reaksiyonlar demek daha doğru olur. Zira okuyuculardan gelen olumlu manadaki geri dönüşler beni daha da iştahlandırıyor ve yazmam hususunda motive ediyor.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
- Öncelikle şiirle kendilerini onlara anlatma çabasıdır bu kitaplar. Dini, milli, tarihi, aşk ve mitoloji konularına özel ilgi duyanlar için kaçırılmaması gerektiğini düşünüyorum.
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
- Tekrara düşmemek adına yukarıda saydığım konuların ana fikirde olduğunu, sosyokültürel ve etik değerlerin sonraki nesillere aktarılabilmesi ve tek ve en gerçek mesajın yani Tanrıyı bulmaya çalışma adına verilmiş bir çabalar bütünüdür.
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
- Dürüst olmak gerekirse ekonomik bir kaygı gütmediğim için, kitapların basım, yayın ve dağıtımından doğacak herhangi bir maddi gelire ihtiyaç duymadığım için yazmanın maddi bir zorluğunu çekmiyorum ancak duygularını afişe etmenin ve bunun toplumda nasıl bir karşılık bulacağını bilememek bazen endişelendirebiliyor. Zira anlatabildiğimizden ziyade muhatabın anladığı kadar bir iletişim gerçekleştirebiliyoruz çoğu zaman.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
- Daha önce de belirttiğim gibi kendimi çok üretken bir şair olarak tanımlamam pek mümkün değil. Çoğu zaman önce notlar alarak bir taslak oluşturur ve bu taslak kapsamında anlam bütünlüğü kurmaya çalışırım.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
- Bu konuyla ilgili olarak sosyal medya vazgeçilmez bir unsur elbette ancak bunun yanında olarak yayınevinizin sizi desteklemesi, fuarlara katılarak okuyucu ile buluşmak bunun haricinde olarak da imza günleri düzenleyerek okuyucu ile etkileşime girmek metotlarını sık sık kullanıyorum. Bunları birbirinden ayrılmaz bir sacayağı gibi olmazsa olmaz görüyorum.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
- Okuryazar buluşmalarını çok değerli ve önemli buluyorum. Hem yazarı motive eden hem de okuyucunun yazarın kitapları hakkında aklında kalan soruların cevap bulabilmesi adına çok özel buluyorum.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
- Sait Faik ABASIYANIK, Çelme isimli öyküsünde “Yazmasam deli olacaktım” der. Bu bağlamda ben de yazarak kendi iç dünyamı rahatlatıyorum aynı zamanda. Bu zamana kadar şiir kitapları ile okuyucunun karşısına çıksam da bir roman çalışmam da devam etmekte. Umuyorum ki en kısa sürede okuyucularımız şair kimliğimin yanında yazar kimliğimi de görecekler.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
- Günümüzde yazarlara ulaşmak bizden önceki kuşaklara göre daha kolay olduğunu düşünenlerdenim. Özellikle Sosyal medyanın yaygınlaşması ve artan kullanım oranları ile özellikle genç arkadaşlarımızdan çok sayıda mesaj alıyorum ve bu durum beni ciddi manada hem teşvik ediyor hem de duygulandırıyor. Bunlardan bir veya birkaç tanesini seçmek diğerlerine haksızlık olur diye düşünüyorum.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
- Bu yolculuk benim nezdimde bir arayış çabasıdır. Kendini ve kendisin var edeni bulma çabasıdır. Bu arayışı şu ana kadar maalesef neticelendirmemiş birisi olarak bu yola çıkmaya niyetlenen dostlara çok bir tavsiyede bulunmam pek mümkün görünmüyor ancak şunu arz edebilirim ki, şiiri ve edebiyatı maddi bir edinim sağlamak için yapmayı düşünen varsa bu yola hiç girmesin. Bu hem beyhude bir çaba hem de edebiyata ihanet olur diye düşünüyorum. Son olarak tüm okuyuculara selamlarımı ve saygılarımı sunuyor. Daha nice kitap sayfasında buluşmayı temenni ettiğimi arz ediyorum.

