RÖPORTAJ:YEMLİHA YALINIZ

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

       Ben YEMLİHA YALINIZ 1984 yılında Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesine bağlı Tatlar köyünde doğdu. İlkokulu Tatlar köyünde okudu. Ortaokul ve lise öğrenimini Elbistan ilçesinde tamamladı. Afyon Kocatepe Üniversitesi Coğrafya Bölümünden mezun oldu. Lisansüstü eğitimini Denizli Pamukkale Üniversitesinde tamamladı. Burdur Ercan Akın Fen Lisesinde Coğrafya Öğretmeni olarak görev yapmaktadır.


2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

       Lise ikinci sınıftayken edebiyat öğretmenim Fatih ÇOLAKOĞLU’nun Edebi Metinler Dersinde yaptığı Cengiz AYTMATOV’un “Gün Olur Asra Bedel” eser tahlili ve pandemi döneminde kendimi tamamen edebiyata vermem.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

       2021 yılı mayıs ayında bu kadar okuduğum yeter, aklımdaki hikâyeleri artık yazmaya başlamalıyım demiştim. 

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

        Realist ve toplumcu eserleri okuyup sevdiğim için ister istemez yazdıklarım da onlara benzedi.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

       Yazdıklarımı ilk önce eşime okuttum. Onun verdiği cesaretle ilk kitabımı yayınevine gönderdim. Jack LONDON’un “Martin Eden” eseri de yol gösterici oldu.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

       Öncelikle iyi ve ısrarcı bir okur olmak gerekir. İyi dinleyici ve iyi gözlemci olmak gerekir. Yazma yolculuğuna çıkmaya karar verdikten sonra gerçek hayatta hoşuma giden her diyaloğu, güzel sözleri, unutulmaya yüz tutmuş masalları, yitik destanları not tuttum. Tuttuğum notlar 350 sayfayı geçmişti. Köyümdeki yaşlılara yaşadıklarını, köyde geçen ilginç olayları anlattırdım. Öncelikle ayrıntılı taslak oluşturuyorum. Yazacaklarımı ilk olarak siyah tükenmez kalemle deftere yazıyorum. Hiç bilgisayar ortamında yazmadım. Dijital ekran insanı duygudan uzaklaştırıyor. Duyguyu ön plana alıyorum. Belli dönemler çok yoğunlaşsam da ilk harfi yazıp son noktayı koyana kadar yazdıklarımı bir yıla yayıyorum. Olumsuz yorumlara hiç takılmadım. Her ne olursa olsun kafamdakileri yazacaktım. Öyle de yaptım.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

       Kaleme aldığım ilk kitap roman türünde “Bir Tutmanın Serencamı” adlı kitaptır.  İkinci kitabım “Köye Dönen Ayrılık”, üçüncü kitabım “Aladağ’ın Yılanı”dır.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

       Bana ve yöreme ait yaşanmışlıklar, çocukluk dönemi gözlemlerimdir.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  

       Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden en ince ayrıntısına kadar planlıyorum. Diğer türlü tıkanıyor, yazamıyorum.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

       Sıradan görünen insanların yaşadıkları, sessizlik, Cengiz AYTMATOV’un hayatı ve eserleridir.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

       Öğretmen olduğum yaz tatilinde yoğunlaşıyorum. En üretken olduğun zaman akşam 21:00’den sonraki sessiz saatlerdir. Başımı yastığa koyunca da yazdıklarımı tartar, beğenmediğim yerleri kalkıp düzeltirim. Yazma konusunda beni en çok motive eden durum, yazdıklarımı ilk okuyacak olan eşimin ilginç yorumlarıdır.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

       Yazdıklarımda mutlaka eğitici, öğretici ögelere yer veriyorum. Duru, akıcı bir Türkçeyle yazıyorum. Yazdıklarımda atasözlerimiz ve deyimlerimize fazlaca yer veriyorum. Argoya hiç yer vermiyorum.  Nitekim edebiyat, edep kelimesinden türemiştir. Bir ideolojiyi, fikri veya akımı empoze etmekten uzak duruyorum. Evrensel konuları yazmama rağmen kültürümüzde olmayan unsurları öne çıkarmıyorum. Topraklarımıza ait hikâyelere öncelik tanıyorum. Tüm bunlar edebi eserde bulunması gereken özelliklerdir. Yazdıklarımda hepsine dikkat ettiğim için okunmaya değer eserler verdiğimi düşünüyorum.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

        Geçmişimizden kopmamayı, yaşamın daha çok zorluklarla dolu olduğunu ve her insanda sırlar saklı olduğunu vermek istiyorum.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

       Yazmaya başlamaya ve yazdıklarımı yayınevlerine göndermeye cesaret etmekte zorlandım. Bunun için Jack LONDON’un “Martin Eden” eserini kendime rehber edindim. Yazmaya zorlandığımda yazmayı bırakıp öncelikle Cengiz AYTMATOV’un yazdıklarını baştan sona tekrar okuyorum.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

       Bu durumlarda yazmaya ara veriyorum. Kurgu ve taslağı tekrar gözden geçiriyorum. Yazmaktan çok kitap okumam gerektiğini anlıyorum. Yazacaklarım biriktiğinde kalemi elime alıyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

       İnsanlara sosyal medyadan ulaşmaya çalışıyorum. Yerel gazetelere söyleşi veriyorum. Yayınevinin yazar tanıtım ve imza günü etkinliklerine katılıyorum. Edebi kulüplerin davetlerine katılıyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

       Yeni tanıştığım okurların güzel temennileri yazma konusunda beni daha çok güdülüyor.  

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

       Dördüncü kitabımı yazdım ve düzenlemeye başladım. Kurgu ve taslağı hazır yedi kitabım daha yazma sırasını bekliyor. Eylül, ekim aylarında basımdan çıkmak üzere her yıl bir kitabı yayınevine göndermeyi planlıyorum. 

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

       Buraya yazamayacağım kadar çok ilginç ve öğretici geri dönüşler aldım. Uzak mesafelerden yazılmış okur yorumları daha fazla heyecan veriyor.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

       Önce iyi bir okuyucu olmak gerekiyor. Roman, öykü, tarih, felsefe, otobiyoğrafi, biyoğrafi… Her türden eser okunmalı. Doygunluk noktasına ulaştıklarına karar verdiklerinde yazma cesaretini göstersinler. Kervan yolda düzülür deyip yazmaya devam etsinler. Araba alırken etrafa fazla danıştığınızda kafa karışıklığı olacağı gibi nasıl yazmanız gerektiğinizi danıştığınızda da aynı durumu yaşarsınız. O yüzden her tavsiyeye uymayın. Ne yazmak istiyorsanız onu yazın.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir