ONUR BOSTANCI

 

Yazar: ONUR BOSTANCI

Unvan: Okul Öncesi Öğretmeni & Yazar

 

1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz? Ben Onur Bostancı. Kayseri’de yaşıyorum ve hayatını çocuklara, eğitime ve üretmeye adamış bir eğitimciyim. Şu an eş zamanlı olarak hem Okul Öncesi Öğretmenliği hem de Medya ve İletişim bölümlerindeki eğitimlerime devam ediyorum. Çocuklarla olan bağımı sadece sınıfla sınırlı tutmuyorum; “Okulöncesiöğretmenim46” adlı YouTube kanalımda da onlar için pedagojik içerikler üretiyorum. Yazmak benim için çocukların o sınırsız ve tertemiz dünyasına misafir olduğum bir yolculuk.

2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi? En büyük dönüm noktam, okul öncesi eğitimiyle profesyonel olarak tanışmam ve çocuk psikolojisinin derinliklerine inmem oldu. Çocukların olaylara bakışındaki o eşsiz sadeliği ve merakı fark ettiğimde, onlara sadece mevcut kitapları okumak yerine, bizzat onların dünyasından süzülen yeni hikayeler anlatmam gerektiğini hissettim. Bu sorumluluk ve heyecan beni yazarlığa itti.

3📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi? Evet, “Hophop Sincap ve Tıptıp Kaplumbağa” benim kaleme aldığım ve okurlarla buluşacak olan ilk göz ağrım. Bu yüzden heyecanı ve bendeki yeri çok büyük.

4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi? Sanki zihnimde yarattığım hayali arkadaşlarım canlanmış ve çocukların ellerinden tutup dünyayı gezmeye başlamış gibi hissettim. Bir öğretmen olarak, kendi yazdığım bir kitabın bir çocuğun hayal dünyasında yer edinecek olması tarif edilemez bir mutluluk.

5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı? Doğa sevgisi, dostluk ve zıtlıkların uyumu en sevdiğim temalar. Karakterlerimde çocukların o bitmek bilmeyen enerjisini, merakını ve bazen de o tatlı telaşlarını yansıtmaya çalışıyorum.

6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu? Kesinlikle! Bazen Hophop Sincap gibi yerinde duramayan ve heyecanlı, bazen de Tıptıp Kaplumbağa gibi sakin kalıp hayatı izleyen tarafım ağır basar. Aslında her yazar, yarattığı karakterlere kendi ruhundan birer parça bırakır.

7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz? İlk kitabım olan “Hophop Sincap ve Tıptıp Kaplumbağa”, aceleci bir karakter ile ağırbaşlı bir karakterin yolunun nasıl kesiştiğini anlatıyor. Çocuklara sabrın, farklılıkların ve dostluğun ne kadar değerli olduğunu masalsı bir dille fısıldıyor.

8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir? Benim için her kitap, geleceğin yetişkinlerine yazılmış birer mektuptur. Onların karakter inşasında ufacık da olsa olumlu bir iz bırakabilmek, bu kitapları benim için sadece birer kâğıt yığını olmaktan çıkarıp yaşayan bir esere dönüştürüyor.

9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir? En büyük ilham kaynağım çocukların saf merakı ve doğanın kendi içindeki o kusursuz dengesi. Sınıfta bir çocuğun sorduğu ufacık bir “Neden?” sorusu bile zihnimde koca bir hikaye evrenine dönüşebiliyor.

10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir? Genellikle “Bunu bir çocuk duysa ne hissederdi?” sorusu beni harekete geçiriyor. Eğer bir fikir kalbimde heyecan uyandırıyorsa ve çocukların sosyal gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorsam, o an kalemi elime alıyorum.

11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır? Akademik hayatım ve öğretmenlik sürecim oldukça yoğun geçiyor. Bu yüzden ne zaman çocuklarla bir araya gelsem zihnimde yeni hikaye tohumları filizleniyor. Genelde akşamları, günün yorgunluğunu çocuk edebiyatının o naif ve huzurlu dünyasına sığınarak, kağıtla kalemle baş başa kalarak atıyorum.

12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı? Günün koşturmacası bittikten sonra, gece sessizliğinde yazmayı seviyorum. Yanımda bir bardak çayım ve çocukların dünyasına ait o yumuşak atmosferi hissettiğim anlar benim en verimli zamanlarım.

13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi? En zor kısmı, yetişkin dilinden tamamen sıyrılıp bir çocuğun göz hizasına inebilmekti. Pedagojik sınırları korurken hikayenin o büyülü havasını da bozmamaya çalışmak ciddi bir dikkat gerektiriyor.

14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu? Vazgeçmek değil ama “Acaba çocuklara bu duyguyu tam yansıtabilecek miyim?” diye çokça sorguladığım anlar oldu. Ancak bir çocuğun gözündeki parıltıyı hatırladığımda o tereddütler yerini tekrar üretim heyecanına bırakıyor.

15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir? Kendinle barışık olmak, farklılıklara saygı duymak ve hayatın her anında nezaketi korumak… Temel gayem, çocuklara “Sen olduğun halinle değerlisin ve dostluk her türlü engeli aşar” diyebilmek.

16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz? Kitap bittiğinde yüzlerinde sıcak bir tebessüm ve kalplerinde arkadaşlığın iyileştirici gücüne dair bir inançla kalmalarını çok isterim.

17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı? Çünkü bu kitap sadece bir hikaye anlatmıyor; bir okul öncesi öğretmeninin saha gözlemleriyle şekillenen, pedagojik bir süzgeçten geçen ve tamamen çocuk kalbine ulaşmayı hedefleyen samimi bir yol arkadaşı sunuyor.

18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir? Sanırım en büyük farkım, sahada olan bir okul öncesi öğretmeni olmam. Bir hikayeyi kurgularken sadece edebi yönüne değil, “Bu cümle çocuğun gelişimini nasıl etkiler?” sorusuna da odaklanıyorum. Kalemi elime aldığımda hem bir yazarın hayal gücü hem de bir öğretmenin pedagojik süzgeci bana eşlik ediyor.

19📌 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara ne söylemek istersiniz? Gözlem yapmaktan ve çocuk kalabilmekten asla vazgeçmeyin. Bir yazarın en güçlü kası, dünyayı bir çocuğun merakıyla izleyebilme yeteneğidir.

20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu? “Kendi kalbinde hissetmediğin hiçbir duyguyu, bir çocuğun kalbine emanet edemezsin.”

21📌 YouTube kanalınızda içerik üretmek yazarlığınızı nasıl besliyor? “Okulöncesiöğretmenim46” kanalımı bir köprü olarak görüyorum. Henüz yolun başında olsam da dijital dünyada çocukların nelere güldüğünü ve neleri sevdiğini gözlemlemek, yazarken onlara daha yakın bir dil kurmamı sağlıyor.

Youtube: http://www.youtube.com/@OKUL%C3%96NCES%C4%B0%C3%96%C4%9ERETMEN%C4%B0M046

22📌 Gelecekte sizi ve okurlarınızı neler bekliyor? Yeni projeleriniz var mı? Heybemde çocuklar için biriktirdiğim daha çok hikaye var. “Hophop ve Tıptıp”ın serüvenlerini devam ettirirken aynı zamanda hem dijital platformlarda hem de yeni kitap projelerimde pedagoji ile sanatı buluşturmaya devam edeceğim. Amacım, her çocuğun kütüphanesinde bir iz, kalbinde ise bir tebessüm bırakabilmek.

23📌 Son olarak, yazar adaylarına ne söylemek istersiniz? İçinizdeki çocuğu asla susturmayın ve çocukları gerçekten dinleyin. Onların dünyasını anlayabildiğinizde, kaleminizden dökülen her kelime zaten kendi yolunu bulacaktır. Yazmak, keşfedilmemiş dünyalara kapı açmaktır; o kapıdan girmekten korkmayın.

 

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir