Ateş Cihan Çetin

1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Merhaba, Ben Ateş Cihan Çetin; 58 yaşındayım, İstanbulluyum. Uzun yıllar satış ve pazarlama ile finans konularında hizmet verdiğim iş hayatından emekli oldum. Küçük yaşlardan bu yana spiritüalizm ve felsefe ile ilgileniyorum. Bu konularda bilgi edinmek, deneyimlerimizi paylaşmak ve evrensel değerleri derinlemesine tartışmak konusunda haftalık sohbetler düzenliyorum. Seyahat etmeyi ve keşfetmeyi sevdiğim için belli zamanlarda kültürel gezi turları düzenliyor ve ülkemizin harika şehirlerini benim gibi gezmeyi, yeniliği ve öğrenmeyi sevenlerle birlikte paylaşıyorum. Çocukluğumda çalıştığım marangozhanenin ve talaşın kokusunu çok sevdiğim için ahşap oymacılığını fırsat buldukça evimizin bahçesinde yapmaya çalışıyorum.

2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Yazar değilim. Tarihçi, edebiyatçı da… Sevdiğim bir kardeşim yıllar önce rüyasında görmüş. Beni arayıp kitap yazman gerekiyor, bir görevin var dedi. Bu mesajdan sonra bir süre geçti ve yıllarımızı verdiğimiz bazı konuları derleyip anlattığımız sohbetleri kaleme almaya karar verdim.

3 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Evet, bu kitaplar benim ilk çalışmalarımdan oluşuyor. Konular birbirinden farklı olsa da temelde bir noktadan başlıyor. Dolayısıyla  üçleme olarak ele aldığımız bu çalışmayı 3 kitap halinde tek bir kapak altında bir araya getirdik.

4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Hepimizin bu hayata bir geliş nedeni ve vazifesi var. Kıymetli bir düşünür “Vazife bir borcun ödenmesidir” demiş. Ben de vazifemin bende yarattığı borcu ödemek için çalıştığımı düşünüyorum.

5 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Bu üçleme aslında her şeyin özünü anlatıyor. Kainatın, İnsanın ve Yaratanın. Elimizdeki tüm bilgileri, İnsanlığa verilmiş tüm kıymetli seslenişleri ve bilimin yaptığı birbirinden kıymetli çalışmaları kendimize rehber alıp insanın evrensel yolculuğuna ışık tutmaya çalıştık.

6 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Kendime örnek aldığım bazı insanları burada kaleme aldım. Yolumuz öğrenme ve gelişme yolu. İnşallah hep birlikte onla gibi doğru bir yaşam sürerek iyiliğin gücünü sevgiyle çalışarak verebiliriz.

7 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Üçleme olarak ele aldığımız kitaplar;

Şifanın Yolculuğu – İnsanın dünya hayatında şifayla tanışmasından günümüze kadar olan şifalanma ve şifa bulma konusunda geçirdiği deneyim ve bu yolda yaptığı eylemleri anlatan bir kitap yazdık. Amaç; bu konuda doğru bilgiyi en güzel şekilde okuyucuyla ve bu konuda ihtiyaç sahibi olan insanlarla paylaşmak.

8 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Uzun yıllar üzerinde çalıştığımız emek verdiğimiz yaşanmışlıkların, zamanın içinden birer birer çıkartılması ve bir araya getirilmesidir.

9 Yazarken size ilham veren şey nedir?

En büyük ilham kaynağım; insana olan sevgim.  Bu pek kelimelerle anlatılabilecek bir şey değil. Çevremdeki bütün insanlara, beni tanıyıp tanımamaları yada sevip sevmemeleri benim için etken olmayıp sadece insan olmaları ve birlikte yaşadığımız, paylaştığımız bu dünyada omuz omuza durmak.

10 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

İyiliğin tesadüf olmadığını, doğruluğun sessizce dünyayı ayakta tuttuğunu, çalışmanın ve bilginin insanı olgunlaştırdığını, sevginin ise tüm yolların özü olduğunu anlatmak için…

11 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Şimdi 4. Ve 5. Kitaplarım için çalışıyorum. Dördüncü kitabımı çocuk ve kendini çocuk hisseden içindeki çocuğu kaybetmemiş insanlara hitaben sevginin en temel duygu ve kelimeleriyle yazıyorum. Benim üretim modelim önce hayal etmekle başlıyor!. Ne yazacağımı ve ne anlatacağımı hayal ediyor, sonra bunu biraz daha imajine ederek yani hayal dünyamın içinde görsel zenginlikler ve sözler katarak film gibi izlerken bir yandan da yazmaya başlıyorum..

12Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Üretimin herkes için farklı zaman ve anlardan oluştuğunu biliyorum. Çünkü her şey anda yaşanırken hepimizin

13 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Hep kendime sorduğum bir soru oluyor bu konuda; Yeterli mi?  Bir konuyu anlatabilmek için yeterli bilgi, zaman, kelimeyi kullanabildim mi?  Biliyorum ki her konu kendi içinde aylarca konuşulacak bilgiye sahip ancak bunu hap şeklinde “yeterli” miktarda vermek en güzeli..

14 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Vaz geçmek benim yapıma çok ters bir ifade. O yolda giderken gerekirse türlü çözüm seçenekleri kullanır (bilgi), zamanı en uygun şekilde doğru yaşar (sabır) yoluma devam ederim. Hayat, vazgeçilecek bir yaşam sahnesi değildir; son ana kadar mücadele ederek inançla öğrenmeye devam ederim.

15 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Bu kitaplar kalbe dokunmayı, insanı insana yaklaştırmayı ve evrensel değerlerle yaşamayı seçenler için yazıldı. Okuyan herkesin içinde var olan iyiliği, sevgiyi ve bilgeliği yeniden uyandırması, farkına vardırması amacıyla…

16 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Okuyucuyu aklında sorularla düşündürebiliyorsam, en güzel eylemi gerçekleştirmiş oldum demektir. Felsefenin en önemli yakıtı düşüncedir. Ve insan denilen varlık düşünebildiği kadar vardır ve var olacaktır.

17 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Nerden, nereye gelip ve nereye gideceğini arayanlar ve sorgulayanlar için bir hatırlatma ve düşündürme amacıyla… Her şey düşünceden doğar. Doğruyu düşünüp doğruda olup daima iyilikle yaşamak bize bir çok kapıyı açacaktır.

18 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Üzerinde düşünülmüş, emek verilmiş, bir amaca hizmet eden, niyeti daima iyi ve iyilik olan içinde öğrenilecek bilgiyi barındıran her kitap okunmalıdır.

19 Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Bilgi paylaştıkça çoğalır. Her nöron tek başına bir şey değildir ama iki nöronun bir araya gelmesiyle düşünce başlar. Düşünen düşündükçe ve düşündüğüne emek verip üzerinde çalıştıkça ortaya çıkan her bilgi insana değer katıyor, dünyaya bir fayda sağlıyorsa mutlaka bir yere yazılıp paylaşılmalıdır. Bunu doğru zamanda, doğru yerde ve doğru insanlarla bir araya getirdiğinde ortaya çıkan eser mutlaka güzel olacaktır.

20 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Önce hayal edin! Hayal etmek yapılacak işin emin olun ki %50’sini oluşturuyor. Bu her işte, her yerde böyledir. Bir şeyi önce istemek, hayal etmek ve yapmakla olur.

İlgili Yazılar

1 Comment

Avarage Rating:
  • 0 / 10
  • Biray Bakay , 29 Ocak 2026 @ 17:10

    Her bir kitabı sindire sindire keyifle okudum.Müthiş bir üçleme olmuş.Her bir detayını hayatıma geçirebilmeyi amaç edinirken sevgili yazarımızın yeni kitaplarını heyecanla bekliyorum .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir