RÖPORTAJ:MÜJGAN ERSUNA

1.Eser sahibi kimdir? Sizi biraz yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Müjgân Ersuna, İzmir doğumlu ve İzmir’de yaşıyorum. Evliyim, iki çocuk bir torun sahibiyim.

2.Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olay nelerdir?

Hayatımı ikiye ayırıyorum. İlk dönemimde evlilik, çocukları büyütmek, okutmak, ikinci dönem ise annemin Alzheimer olup, bakıma muhtaç olmasından sonraki dönem. Annem gibi olmayım diye zihnimi çalıştırmak için dışarıdan okumaya karar verdim, lise ve üniversitede iki bölüm bitirdim. Yaratıcı yazarlık kursları, öyküler derken e-dergilere öyküler gönderdim ve ilk kitabımı yazdım.

3.Yazarlık serüveninde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Evet, ilk kitabım ”Kaderimi Annem Yazdı,” oldu.

4.Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Bambaşka, tarif edilemez duygular içindeydim. Çocuklarıma, torunuma bir hatıra bırakacaktım. Okurlarım beğenirse benim için gurur verici olurdu.

5.Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan kareler var mı?

Muhakkak vardır, Ülkemiz için düşünürsek birçok aile modeli var. Bazıları büyüklerinden ne gördüyse onu uyguluyor, değişime açık değiller. O çevrede değişmek çok zordur.

6.Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Şimdiye kadar yazdığım karakterlerin çoğunda kendime yakın olanları yansıttım. Birebir aynı olmasa da benzer yönleri var.

7-Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan bahseder misiniz?

Yayımlanan bir kitabım var. İki kitabım da art arda çıkacak sanırım, heyecanla bekliyorum. Kaderimi Annem Yazdı, adlı kitabım Gülçin ve onu okutmak, meslek sahibi yapmak için uğraş veren annesi Zeynep’in başından geçenleri, fedakârlıkları anlatıyor.

8-Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Ben küçükken, büyüyünce kütüphaneci olacağım derdim. On üç yaşımda Rus edebiyatının çoğunu bitirmiştim. Kütüphaneci olamadım ama kendi hikâyelerini yazan biri oldum, daha ne isterim.

9-Yazarken size ilham veren şey nedir?

Yaşamda o kadar çok malzeme var ki, yeter ki gözlemlemek için bakalım. Bir kelimeden, bir resimden, bir şiirden kitap yazılabilir.

10-Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

O anda gelen cesaret, adım atmak, başlamak. Fikir geldiğinde gece gündüz aklınızdan çıkmaz. Planlar yaparsınız, kalemi elinize aldığınızda kelimeler kâğıda dökülür. Kendiniz bile şaşırırsınız. Düşündüğünüz sürede zaten yarısı tamamlanmıştır.

11-Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Senede bir tane olabilir diye düşünüyorum. Belki arada öykülerimi kitaplaştırabilirim.

12-Belirli bir yazma saatiniz ya da rutininiz var mı?

Düzenli yazanlardan değilim. Bilhassa gece yalnız kaldığımda, sessiz ortamda daha fazla yazıyorum. İnzivaya çekilip yazanlara hak veriyorum.

13-Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan neydi?

Yazarken, aklıma yapılacak işlerin takılmasıydı. Kadın olarak her şeye kafa yoruyoruz.

14-Hiç vazgeçme noktasına geldiniz mi?

Yazarken asla olmadı, yayınevi tarafından hayal kırıklığı yaşadığımda biraz ara verdim. Sonrasında tekrar yazmaya başladım.

15-Eserlerinizin ana fikirleri ya da istediğiniz temel mesajlar nedir?

Ülkemizde kadınlar ezildiği için biraz feministim. Onların gözlerini açmak, iyi bir eş, iyi bir anne nasıl olunur, kendilerini ezdirmemek için mutlaka okumalarını öğütlerdim. Yazılarımda bunlara dokunuyorum.

16-Okuyucunun, metnin sonunda zihninde neyle kalmasını isterdiniz?

Biraz gayretle her zorluğu yenebileceklerini, karanlığın aydınlığa kavuşabileceği ümidiyle keyifle okumalarını isterdim.

17-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Herkesin anlayabileceği sade bir dil kullandım, ağır betimlemelere, ağdalı sözlere yer vermedim. Ailece okunabilecek bir kitap.

18-Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Bir kitapla yazar olabileceğimi düşünmüyorum. Bütün yazarlara saygı duyuyorum. Ortada verilmiş bir emek var. Yazar olmayı hak etmek gerek. Ömrüm yettiğince yazacağım.

19-Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Vazgeçirmek isteyenlere bakmasınlar, yollarına devam etsinler. Sebat ederlerse ancak başarırlar. Bu işi para kazanma amacıyla değil, sevdikleri için yapsınlar.

20-Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Görmek için bakmak, anlamaya çalışmak için dinlemek, duygularımızı kelimelere dökmek için hissetmek ve empati yapmayı bilmek yazarlığın ilk adımıdır.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir