RÖPORTAJ:ILGIT BURAK

1📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Ilgıt Burak. Matematik öğretmeni ve çocuk edebiyatı yazarıyım. Çocukların dünyasını ciddiye alan, onların merakına ve hayal gücüne güvenen biriyim. Yazarken çocuklara cevaplar vermekten çok, onlara yeni sorular düşündürmeyi ve dünyaya farklı pencerelerden bakabilecekleri hikâyeler sunmayı amaçlıyorum.

2📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Yazarlık yolculuğumun en önemli dönüm noktası çocuklarım oldu. İlk kitabım Sanata Bak!, çocuğum için yaptığım bir arayışın sonucunda ortaya çıktı. Sanatı sevdirecek, merak uyandıracak bir kitap arıyordum. Aradığım nitelikte bir eser bulamayınca kendime, “Neden ben yazmayayım?” diye sordum. O gün attığım küçük adım, bugün hâlâ yürüdüğüm yolun başlangıcı oldu.

Bu yolculukta beni en çok heyecanlandıran duraklardan biri ise bir hikâyemin Hekimoğlu İsmail Hikâye Yarışması’nda mansiyon ödülüne layık görülmesi oldu. Aynı hikâyenin kasım ayında kitap olarak okurlarla buluşacak olması da benim için çok kıymetli.

3📌 Sizi çocuk edebiyatına yönlendiren motivasyon neydi?

Çocukların dünyasına gerçekten dokunan kitapların hayat değiştirebildiğine inanıyorum. Ben de çocukların hayal gücünü besleyen, onları düşünmeye davet eden ve kalplerine dokunan hikâyeler yazmak istedim.

4📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Büyük bir heyecan… Ama heyecandan daha çok sorumluluk hissettim. Çünkü çocuklar için yazılan her cümle, onların zihninde ve kalbinde uzun yıllar yaşayabilir.

5📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Umut, merhamet, vefa, empati, aile bağları, dostluk, hayal gücü ve farkındalık eserlerimde sıkça yer alıyor. Ayrıca sıradan görünen şeylerin içinde olağanüstü anlamlar bulmayı seviyorum. Karakterlerim de çoğu zaman dünyaya dikkatle bakan, merak eden ve küçük ayrıntıları fark eden çocuklar oluyor.

6📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Evet. Her karakterimde bana ait küçük bir parça vardır. Bazen çocukluğum, bazen anneliğim, bazen de hâlâ cevaplarını aradığım sorular…

7📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Sanata Bak! çocuklarım için çıktığım bir arayışın ürünüydü. Şu an birçok öğretmen bu kitabı P4c (Çocuklar İçin Felsefe) atölyelerinde kullanılıyor. Portakal Çiçeği memleketime vefa, Benim Adım Neden Vecihi? de Vecihi Hürkuş özelinde adı özellikle beyaz perdede kasten yıpratılan bizim için milli manevi anlamda kıymetli isimlere bir nevi iade-i itibar için yazıldı. 

8📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Her biri çocuklarla kurduğum içten bir sohbet gibi. Dünyaya bırakmak istediğim küçük iyilik izleri…

9📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Çocukların sorduğu beklenmedik sorular, günlük hayatın içinde fark edilmeyen ayrıntılar ve bazen de tek bir kelime… 

10📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Bir fikir günlerce benimle yaşamaya devam ediyorsa, bana yeni anlamlar göstermeyi sürdürüyorsa artık yazılmak istiyor demektir. Ben de onun peşinden gidiyorum.

11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Ben bir hikâyeyi uzun süre zihnimde taşırım. Yazmaya başladıktan sonra ise metni defalarca okuyup her cümlenin gerçekten yerine oturduğundan emin olmaya çalışırım. Bu da şimdilik ortalama yılda bir öyküye tekabül ediyor. Fakat şu anda aynı anda 3 dosya çalışıyorum. Bu rutin değişimin eşiğinde olabilir.

12📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Kesin kurallarım yok. Ama sessizlik, not almak ve zihnimde hikâyeyle baş başa kalabilmek benim için çok değerli. Bu da genelde gece yatmadan önceki zaman dilimlerini kapsıyor.

13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Çocukların anlayabileceği kadar sade ama yetişkinlerin de üzerinde düşüneceği kadar derin metinler kurabilmek… Sanırım en çok bunun üzerinde çalışıyorum.

14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Elbette oldu. Ama her vazgeçme isteğinin ardından zihnime yeni bir hikâye düştü. Sanırım yazmak, benim için vazgeçemeyeceğim bir yolculuğa dönüştü.

15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

İyiliğin, vefanın, merhametin ve umudun hâlâ dünyanın en güçlü değerleri olduğuna inanıyorum. Hikâyelerimde çocuklara ne düşüneceklerini söylemekten çok, onlara yeni pencereler açmayı hedefliyorum.

16📌 Kitaplarınızın sonunda okurda bırakmak istediğiniz temel bir duygu var mı?

Umut… Ama sadece mutlu hissettiren bir umut değil; insanın içini büyüten, dünyaya daha dikkatli ve daha sevgiyle bakmasını sağlayan bir umut.

17📌 Yazdığınız kitabı çocukken okumuş olsaydınız, sizi yetişkinliğinizde bile etkilemeye devam eden cümleniz hangisi olurdu?

Hiç düşünmeden şu cümleyi söylerdim:

“Mutlu son yoktur, mutlu an vardır.”

Bu cümle benim hayata bakışımı da özetliyor. Çünkü mutluluğun bir gün ulaşılacak bir yer değil, fark edilmesi gereken anlar olduğuna inanıyorum.

18📌 Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Beni diğer arkadaşlarımdan ayırır mı bilemiyorum ama benokurun kitabı bitirdiğinde yalnızca olayları değil, taşıdığı anlamı da yanında götürmesini istiyorum. Okurun gözünde şöyle tanımlanmak isterim: “Ilgıt Burak, çocuklara hikâye anlatan bir yazar değil; onlara dünyaya başka türlü bakmayı teklif eden bir yazar.” Umarım bunu başarabiliyorumdur.

19📌 Çocuk edebiyatı yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Çocuklar için yazmayı küçümsemeyin. Çocuk okur, samimiyeti hemen hisseder. Çok okumaktan, iyi gözlem yapmaktan ve çocukların dünyasını gerçekten dinlemekten vazgeçmeyin. En önemlisi de çocuklara yukarıdan değil, onların göz hizasından bakın. Çocukların kalbine şimdi ektiğiniz tohumlar yeşerdiğinde nasıl bir dünya görmek istiyorsanız tohumlarımızı ona göre seçin derim. 

20📌 Son olarak yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Hemen başla. Yazmak için en doğru zaman şu andır. Ertelemeyin. Mükemmeli ararken ertelemenin denizinde boğulmayın.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir