ÖZNUR KÖSELİÖREN:ÖNCE ANNE MİYİM, KADIN MI?

ÖNCE ANNE MİYİM, KADIN MI?

Erkeklerin askerlik anılarıyla kadınların doğum hikayeleri ölümüne kapışır…

Ömür boyu anlatmaktan bıkmayacağımız, usanmayacağımız hikayeler biriktirdik ve biriktirmeye devam ediyoruz.

Ama bazen algılarımızın karıştığını ve dengeyi koruyamadığımızı düşünüyorum, en azından kendim için bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Aslında gönlümde rahat değil ama o ayrı bir konu…

Bazen sorguluyorum kendimi 

İnsani yönümü, duygularımı bir kenara koyuyorum 

Ama ben önce neyim?

Kadın mı, anne mi?

Bazen kendimi hırpalıyorum

Gücümün çok üstünde zorluyorum kendimi.

Madalya takan falan da yok ama neden bu kendimle yarış?

Bakın başkalarıyla değil asla, ama kendimle bir yarış, hatta savaş halindeyim zaman zaman.

Öyle yorgun, öyle uykusuz, öyle mutsuzum ki bazen…

Yoruluyorum, ama yoruldum demeye hakkım yokmuş gibi hissediyorum.

Sanki yoruldum dersem, bu büyük bir eksiklik, ayıp, hatta günah gibi geliyor bana!

Neden bu tutarsızlık ?

Her şeyden önce insanım ben,

Robot değilim ki…

Her insan gibi yorulmaya, dinlenmeye, uyumaya ihtiyacım var.

Hatta bazen hiçbir şey yapmadan öylece oturmaya…

Anne kimliğim bütün kimliklerin, bütün vasıfların önüne geçmiş, bütün benliğimi ele geçirmiş durumda.

Çoğu zaman kadın gibi hissetmiyorum bile!

Cinsiyetsiz, garip bir olgunun içinde gibiyim.

Adanmış hayatlar gibi annelik…

Molası yok, tatili yok, istifası yok…

Neden dengeyi kuramıyoruz?

Neden bu adanmışlık ?

Anneliğin tadını çıkarsak mesela,

Hani bir gün hepsi büyüyecek ve uçup gidecek ya yuvadan 

İşte o zaman biz de yaşanmamış yıllarımız,

Adanmış yarınlarımız ve ağaran saçlarımızla ardından bakakalacağız geçip giden ömrümüzün…

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir