1. Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Fatma Yıldız. Iğdır’da başlayan hayatım bugün İstanbul’da devam ediyor. Sağlık alanında çalışıyorum ve dört çocuk annesiyim. Yazmak ise hayatımda uzun yıllardır var olan bir tutku. Çocukluğumdan beri kitap yazmanın hayalini kuruyordum ve bugün bu hayalin “Yolun Karşısı” ile gerçekleşmiş olması benim için çok özel.
2. Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Aslında çocukluğumdan beri kitap yazmayı çok istiyordum fakat bir türlü cesaret edip o adımı atamıyordum. Yazarlık ve Hikâye Üretim Atölyesi’ne katılmam ve yazdığım hikâyeleri hocam Zeynep Erdemsel ve arkadaşlarımla paylaşmam bu noktada benim için önemli oldu. Hikâyelerimi dikkatle dinlemeleri ve güzel geri dönüşleri bana cesaret verdi. Özellikle hocamın desteğiyle, “Neden olmasın?” diye düşünmeye başladım ve sonunda ilk adımı attım.
3. Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Benim için tek bir özel an olmadı. Yazmak çocukluğumdan beri hayatımın bir parçası. Bir duygu yaşadığımda, bir düşünceye takıldığımda ya da içinden çıkamadığım bir durum olduğunda yazarım. Bazen yazarken aslında kendimle konuştuğumu hissederim. Bu nedenle yazmak benim için doğal bir ifade biçimi.
4. Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuduklarımın elbette yazma biçimime etkisi oldu. Fakat zamanla kendi anlatımımı oluşturmaya çalıştım. Sade, doğal ve duyguyu abartmadan hissettiren bir dili seviyorum. Okurun metinde kendinden bir şey bulabilmesi benim için önemli.
5. Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Yazarlık benim için bir anda verilmiş bir karar olmadı. Yıllardır içimde olan bir hayalin zamanla gerçek bir hedefe dönüşmesiyle bu yola girdim. Yazdıklarımı paylaşmaya ve üzerinde daha bilinçli çalışmaya başladıkça, bir kitap ortaya çıkarabileceğime olan inancım güçlendi.
6. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir, siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Bence iyi bir yazar olmak için öncelikle iyi bir okur ve iyi bir gözlemci olmak gerekiyor. Çok okumak, düzenli yazmak, eleştiriye açık olmak ve yazdığının üzerinde çalışmaktan vazgeçmemek de önemli. Ben de bu süreçte okuyarak, yazarak ve aldığım geri dönüşleri değerlendirerek kendimi geliştirmeye çalışıyorum.
7. Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Yayımlanan ilk kitabım “Yolun Karşısı.” Onbir kısa öyküden oluşuyor. Şimdilik yayımlanmış başka bir kitabım yok. Ancak yazmaya devam ediyor ve yeni projeler üzerine düşünüyorum.
8. Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
İnsan ve hayatın küçük ayrıntıları beni çok etkiliyor. Çocukluk, hafıza, geçmiş, aile ve gündelik yaşamda fark etmeden geçtiğimiz anlar hikâyelerimin çıkış noktalarını oluşturuyor. Bazen küçücük bir ayrıntı bile zihnimde bir hikâyeye dönüşebiliyor.
9. Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Hikâyenin genel çerçevesini önceden düşünüyorum ama her ayrıntıyı kesin olarak belirlemiyorum. Yazım sırasında karakterlerin ve olayların beni farklı bir yöne götürdüğü oluyor. Bu nedenle hikâyenin doğal akışına da izin veriyorum.
10. Size ilham veren şeyler nelerdir?
Hayatın kendisi bana ilham veriyor. İnsanlar, konuşmalar, mekânlar, eski eşyalar, çocukluk anıları ve günlük hayatta gözden kaçan küçük ayrıntılar… Bazen tek bir görüntü, duygu veya cümle bile bir hikâyenin başlangıcı olabiliyor.
11. En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Belirli bir saat ya da döneme bağlı değilim. Aklıma gelen bir şeyi mümkün olduğunca o anda yazmaya çalışıyorum. Beni en çok motive eden şey ise yazdığım bir hikâyenin bir okura dokunması ve onda bir duygu ya da hatıra uyandırması.
12. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
“Yolun Karşısı”nda okurun kendinden bir şey bulabileceğini düşünüyorum. Hikâyeler, hayatın içinden gelen küçük ama iz bırakan durumlara odaklanıyor. Okurun kitabı okurken kendi hayatından, çocukluğundan ya da geçmişinden bir anı hatırlamasını isterim.
13. Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Kitapta çocukluk, hafıza, geçmiş ve insanın iç dünyası öne çıkıyor. Ancak okura tek bir mesaj vermek istemiyorum. Her okurun hikâyelerden kendi hayatına ve duygularına göre farklı bir anlam çıkarmasını daha değerli buluyorum.
14. Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Benim için en zor taraflardan biri, günlük hayatın yoğunluğu içinde yazmaya zaman ayırabilmek. İş, aile ve diğer sorumlulukların arasında yazmaya da yer açmaya çalışıyorum. Bazen kısa bir zamanda birkaç satır yazmak bile benim için önemli oluyor.
15. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Bir hikâyede ilerleyemiyorsam kendimi zorlamıyorum. Başka bir şey yazıyorum. O an hissettiğim bir duyguyu veya aklımdan geçen bir düşünceyi kaleme alabiliyorum. Böylece yazıyla bağımı koparmadan yeniden hikâyeye dönebiliyorum.
16. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Kitabımı sosyal medya üzerinden tanıtmaya ve farklı okurlara ulaştırmaya çalışıyorum. Bunun yanında kitap fuarları, imza günleri ve edebiyat etkinliklerinde yer almayı istiyorum. Özellikle okurlarla doğrudan iletişim kurabileceğim etkinlikleri önemsiyorum.
17. Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir?
Kitabımı okuyan insanlarla aynı ortamda bulunmak, onların düşüncelerini ve kitaptan aldıkları duyguları doğrudan dinlemek benim için çok kıymetli olur. Böyle bir buluşmanın yazarlık yolculuğumda benim için de çok özel bir deneyim olacağına inanıyorum.
18. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet, yeni projeler üzerine çalışıyorum. “Yolun Karşısı” benim için önemli bir başlangıç oldu. Bundan sonraki çalışmalarımda da insanı, duyguları ve hayatın küçük ayrıntılarını merkeze alan hikâyelerle yazarlık yolculuğumu sürdürmeyi hedefliyorum.
19. Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Bir okurun hikâyelerden birinde kendinden bir parça bulduğunu söylemesi beni çok duygulandırıyor. Özellikle bir hikâyenin ona kendi çocukluğunu veya geçmişinden bir anı hatırlattığını söylemesi benim için çok kıymetli. Bir hikâyenin başka bir insanın hayatında karşılık bulduğunu bilmek gerçekten güzel bir duygu.
20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz
Hayallerini ertelememelerini isterim. Yazsınlar, okusunlar ve kendilerini geliştirmeye devam etsinler. Her şeyin bir anda mükemmel olmasını beklemeden, küçük de olsa bir adım atmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ben de yıllarca kitap yazmayı hayal ettim ama cesaret edip başlayamadım. Sonunda denemeye karar verdim ve “Yolun Karşısı” böyle ortaya çıktı. Bazen insan kendi sesinden şüphe edebiliyor; böyle zamanlarda o sesi tamamen susturmak yerine dinlemeye devam etmek gerektiğine inanıyorum. Ben de hâlâ öğrenmeye ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.

