PÜRMELÂL
Seni gördüm sevgilim
Dağların kuytuluk bir boğazında
Tırmanıyorken en yıldızlı sonsuzluğu
Seni gördüm sevgilim
Bulut bulut ışık ışık yayılıyordun hayatıma
Pencerelerden sızıp ısıtıyordun merdivenleri
Seni gördüm sevgilim
Elinde bir buket dünya
Parmaklarında evrenin motifi
Seni gördüm sevgilim
Şafak sökerken, akşam inerken
Bir yıldız kayıyor gibiydi ellerimden
Seni gördüm sevgilim
Gizli dehlizlerin karanlık mahzenlerinde
Toprak çanaklarda açan başağın kirpiğinde
Seni gördüm sevgilim
Son sınavda, son talimde
Ebedi süren bir savaşın kalbinde
Seni gördüm sevgilim
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatıyorken kanlı upuzun sokak arasında
Seni gördüm sevgilim
Asfaltın kana sıcak hamurunda
Tekerleğin bir yuvarlak boşluğunda
Seni gördüm sevgilim
Bir pullu tepenin eteğinde
İşlenmiş eski mendillerin ucunda
Seni gördüm sevgilim
Bensiz yaşadığın hayatın en şiir gününde:
“Ruhum mısra çekiyorum haberin olsun
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir şairin işi rast gidiyor
İlktir kardeş elinin hançersizliği”
