VARYASYON KALEMLER DERGİSİ RÖPORTAJ SORULARI
“Kalemin Ritmi, Yüreğin Sesi”
1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Mahmut Tekeş. Astronomi ve Uzay Bilimleri mezunuyum. On beş yılı aşkın süredir çocuklara ve yetişkinlere astronomi anlatıyor; eğitimler, gözlem etkinlikleri ve bilimsel farkındalık çalışmaları yürütüyorum. Şu anda Adana Yüreğir Bilim Merkezi’nde astronomi eğitimleri yapıyorum. Astronomiyi yalnızca anlatmayı değil, deneyimleyerek keşfetmeye imkân vermeyi önemsiyorum. Yaklaşık on yıldır çevremin bana taktığı “Çatıdaki Astronom” adıyla çalışmalarımı ve kitaplarımı sürdürüyorum. Amacım, çocukların gökyüzüne merakla bakmalarına, soru sormalarına ve kendi keşiflerini yapmalarına katkı sunmak.
2-Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Yazarlığa adım atmamdaki asıl kırılma noktası, yıllardır eğitimlerde çocuklardan gelen sorulara verdiğim cevapların kalıcı bir kaynağa dönüşmesi gerektiğini fark etmem oldu. Anlattıklarımın etkinlik bittiğinde kalmasını, çocukların istedikleri zaman dönüp bakabilecekleri bir kaynağa dönüşmesini istedim. Bu düşünce, çocukları gökyüzünün farklı konularıyla buluşturacak on kitaplık bir seri planına dönüştü.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Bunu tek bir ana bağlamak zor. Yıllardır bilim ve toplum etkinliklerinde küçük yaştaki çocuklarla yaptığım astronomi sohbetleri ve onların sorularına verdiğim cevaplar, yazmaya başlamamın temelini oluşturdu. Bu cevapları çocukların anlayacağı sade bir dille kâğıda dökerek başladım.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuduklarım, dilin ve anlatımın gücünü fark etmemde etkili oldu. Özellikle Carl Sagan gibi bilimi geniş kitlelere sevdiren yazarlar, bilimin sade ve heyecan verici bir dille anlatılabileceğini bana gösterdi. Yazı dilimin şekillenmesinde 15 yılı aşkın süredir farklı yaş gruplarına astronomi anlatmamın da önemli bir payı var. Bilgiyi doğru ve sade biçimde, merak uyandıran örneklerle aktarmaya çalışıyorum. Çocukları ciddiye alan, ilgilerini gözeten samimi bir üslup kurmayı önemsiyorum.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Yazarlık kararım, yıllar içinde biriken eğitim ve bilim iletişimi deneyimlerimin doğal bir sonucu oldu. Yirmi beş yıldır gönüllü eğitim programlarında hem öğreniyor hem eğitim veriyorum; on iki yıldır Mezopotamya Astronomi Derneği’nin kurucusu ve başkanıyım. On yıldır bilim merkezinde çalışıyor, altı yedi yıldır içerik üretiyor, üç yıldır astronomi eğitim kampları düzenliyorum. Bu deneyimler, çocukların sorularına yazıyla da cevap verebileceğim fikrini güçlendirdi.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
Bence iyi yazarlığın temelinde merak, araştırma ve okuru önemsemek var. Bilim yazarken bilgiyi doğru aktarmak kadar, anlaşılır ve ilgi çekici kılmak da önemli. Yıllardır öğretmenlere, öğrencilere ve farklı yaş gruplarına yüz yüze ve çevrim içi astronomi eğitimleri veriyorum. Bu deneyim, okurun merakını gözeterek yazmama yardımcı oluyor. Önce konuyu araştırıyor, ardından sade ve akıcı bir dille anlatmaya çalışıyorum.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Yayımlanan ilk kitabım Ay’ın Evreleri oldu. Ardından serinin ikinci kitabı Ay Tutulması okurlarla buluştu. İki kitap da Kalan Yayıncılık tarafından yayımlandı. On kitap olarak planladığım Çatıdaki Astronom ile Gökyüzü Maceraları serisinde, çocukları gökyüzünün farklı konularında yeni keşiflere çıkarmayı sürdüreceğim.
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
Kitap konularını belirlerken çocukların merakını, eğitimlerde karşılaştığım soruları ve okul müfredatındaki başlıkları dikkate alıyorum. Bu konuları günlük yaşamdan örneklerle ve gökyüzü gözlemleriyle ilişkilendirerek anlaşılır kılmaya çalışıyorum. Böylece çocuklar okulda öğrendikleriyle gökyüzü arasında bağ kurarken yeni soruların da peşine düşebiliyor.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Bilimsel konuyu ve hikâyenin ana akışını en baştan planlıyorum; çünkü çocuklara aktarılacak bilgilerin doğru ve anlaşılır olması önemli. Ancak yazarken karakterlerin soruları ve tepkileri hikâyeye yeni yönler katabiliyor. Minik Astronom’un merakı da anlatımın daha doğal ve çocuklara yakın ilerlemesine yardımcı oluyor.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
Bana en çok çocukların merakı ve sordukları sorular ilham veriyor. Eğitimlerde, kamplarda ve gözlem etkinliklerinde onların gökyüzüne heyecanla bakışını görmek, yeni konuları nasıl anlatabileceğimi düşündürüyor. Bir de gökyüzünün kendisi: Her gözlem, yeni bir soru ve keşfedilecek başka bir şey olduğunu hatırlatıyor.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Üretkenliğim için tek bir dönem ya da saat söyleyemem; konuya ve hazırlık sürecine göre değişiyor. Önce araştırıp notlarımı oluşturuyor, ardından anlatımı şekillendiriyorum. Beni en çok motive eden şey, yazdıklarımın bir çocuğa gökyüzünü merak ettirmesi ve onu kendi sorularının peşinden gitmeye teşvik etmesi.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü kitaplarımda bilimsel doğruluktan ödün vermeden, Minik Astronom’un merakıyla çocuğun diline yaklaşan bir anlatım kurmaya çalışıyorum. Okurlar kitaplarımı astronomiyi sade ve anlaşılır bir dille keşfetmek, okuduklarını da gökyüzüne bakarak gözlemlemek için okuyabilirler. Çatıdaki Astronom ile Gökyüzü Maceraları serisi çocuklara yalnızca bilgi sunmayı değil, soru sorma ve keşfetme isteği kazandırmayı amaçlıyor. Belki kitabı bitirdiklerinde Ay’a ya da gökyüzüne bu kez biraz daha merakla bakarlar.
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Kitaplarımda çocuklara gökyüzüne bakmayı, merak etmeyi ve kendi gözlemleriyle keşfetmeyi hatırlatmak istiyorum. Astronomi bilgisini doğru ve anlaşılır biçimde aktarırken, bilimin soru sormakla başladığını da hissettirmeyi amaçlıyorum. En temel mesajım şu: Gökyüzüne bak, merak et ve keşfet!
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Benim için en zor yan, bilimsel doğruluktan ödün vermeden konuyu çocukların anlayacağı kadar sade anlatmak. Astronomide ayrıntı çok; önemli olan, temel bilgiyi koruyup gereksiz ayrıntıları ayıklamak. Bunun için önce konuyu dikkatle araştırıyor, sonra bir çocuğun gözünden okuyup metni yeniden düzenliyorum. Eğitimlerimde çocuklardan gelen sorular da anlatımımı geliştirmeme yardımcı oluyor.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Yazarken tıkandığımda kendimi zorlamak yerine biraz ara verip konuya yeniden dönüyorum. Bu sırada araştırmalarımı ve notlarımı gözden geçirmek, bazen de konuyu bir çocuğa nasıl anlatacağımı düşünmek yeni bir kapı açıyor.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Kitaplarımı ve kendimi tanıtmak için zaten içinde olduğum astronomi çalışmalarından yararlanıyorum. Bilim merkezindeki etkinliklerde, astronomi kamplarında, sivil toplum kuruluşumun faaliyetlerinde ve yüz yüze ya da çevrim içi eğitimlerde farklı yaşlardan insanlara ulaşıyorum. Gözlem etkinlikleri ve ürettiğim içerikler de gökyüzü merakını ve kitaplarımın konularını daha geniş kitlelerle paylaşmamı sağlıyor.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Henüz bir kitap fuarına yazar olarak katılmadım; bu nedenle böyle bir buluşmanın katkılarını kendi deneyimimden anlatamam. Ancak eğitimlerde, kamplarda ve gözlem etkinliklerinde çocuklarla yüz yüze buluşmanın ne kadar değerli olduğunu biliyorum; fuardaki okur buluşmalarının da bunun bir devamı olacağını düşünüyorum. Onların sorularını ve yorumlarını dinlemek hem okuma deneyimini zenginleştirir hem de bana yeni fikirler verir.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu an önceliğim, on kitap olarak planladığım Çatıdaki Astronom ile Gökyüzü Maceraları serisini sürdürmek. Ay’ın Evreleri ve Ay Tutulması serinin okurlarla buluşan ilk iki kitabı. Devamında Güneş tutulması, yıldızlar, meteorlar, takımyıldızlar ve Güneş Sistemi gibi konuları çocuklarla buluşturmayı planlıyorum. Her kitapta çocukların gökyüzünü gözlemleyerek keşfetmelerine katkı sunmak istiyorum. Kitapların yanında, çocukların gökyüzünü uygulamalı olarak keşfedebileceği atölye programları da geliştiriyorum.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Çocuk okurlarımdan gelen geri dönüşler benim için çok kıymetli. Kitaplarımdan sonra gökyüzüne ve uzaya duydukları merakın arttığını görmek beni özellikle mutlu ediyor. Her çocuğun yorumunun ayrı bir yeri var; çünkü onların merakına dokunabildiğimi ve yeni sorular sormalarına katkı sunabildiğimi hissettiriyor.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Yazmaya başlamak için her şeyi kusursuz hâle getirmeyi beklemesinler. Merak ettikleri konuların peşinden gitsinler, bol bol okusunlar ve yazdıklarını sabırla gözden geçirsinler. Çocuklar için yazıyorlarsa onları gerçekten dinlesinler; çünkü çocukların soruları ve bakış açıları yazara yeni kapılar açıyor.
Mahmut TEKEŞ
Uzman Astronom, Yazar, Bilim İletişimcisi..

