DERME ÇATMA KONUT.. Pakize Özcan

DERME ÇATMA KONUT

Her şiirin her cümlenin bir başlığı vardır,

Cümle alemin konutu evi gibi.

Cümleler başına, başlığına bağlı ya hani

insanlar yuvasına gerekli.

Korunaklı diye çekilirler semtlerine, köşelerine.

Giderler giderler bazen bitmez,

Bazen akarak damla damla, bazen hışımla

Er geç varırlar dünyalarına.

Eskide kalan bizim mekan gibi

Konuttu bizimki de işte.

İsteyince varılabileninden olsundu

Malum yollar düğüme, dönemeçe

müşkül mesele.

Koşarak gel, korkma burası güvende.

Celalliye yakın ama aynı zamanda uzak,

Darbeye dayanılmaz ama dayanıklı.

Evet, satırlı sütunsuz yazması kolay olsun

kâğıda çizmesi zaman alır.

Başlık hemen gerekliydi çatısı

Â’ nın şapkası  vardı.

Ne kiriş ne kolon gerekli.

Tek oda istemezsek çok oda..

Ona perde duvar olmasın, kapı duvar da.

Şüphe uyandırmadan kaçarak gel buralara.

Yiyecek bir şeyler kap gel acı tatlı olur fark etmez.

Çekilir yenir ama oyun ya yalancıktan.

Söyleme yıkarlar evimizi sözle tazyik.

Geçmişe gel oraya uzak bilmez kimse

İstemezsek ona buna kurarız tuzak.

Oradaki elaleme, kötü amele velfecire.

Gına gelir bazen haksız ve yolsuz yarınlar ve öncesi.

Düne bugüne gel yol bizim mekan

Kolaydır sevdiğime yollar net.

Küçükken evcilik oynardık ya o hızla gel Apansızca gel, bizim kapı bilirsin.

Yürektenliğe hayatta cenk verene  kapısı açık.

Parola “Sürez” bilirsin ya bizim mekanımız.

İncir ağacının altı, akar altına balı.

Kullanılan evin en nüktesi, bizim hayat yanı.

Boş bir arsaydı hepi topu, biz bulduk, bizimdi.

Kullanımsız, problem değildi.

Ne tuğla ne çatı gerek görmeden..

Başlarda biraz pisti, tuttuk bir tırmık, çöplerinden arındırdık.

Temizledik mi saray bize..

Sizin orada çöpleri arınmıyor.

Bağımsızlığımızı ilan ederce

Mekan  bizim öz varlığımızdı,

Özgürlüğe ilk adımımızdı.

Ama arada biz değil bir çivi ile çizgi yatardı.

İşte öyle ya zor, sen kaç gel sen de ol

Kapıcısı yahut bahçıvanı.

Sen anne, sen baba, sen çocuk..

Herkesin görevi belliydi,

Herkes görevini bilmeliydi.

Etrafta evimize gölge edemezdi,

Gölgemiz dahi güvendeydi.

Zor olan neydi temeli yoktu ama deprem yıkamaz,

Tartışması evin camından çıkamaz,

Olmayan şey kulak delikse bile duyulmaz.

Duvarı, kapısı, bacası  gerçek değildi belki,

Değile yakın ama değerli

Şüphesiz anahtarı gerçekti.

Umutlar yarına çerçeve şafşatasız sayılabilirse de

Çerçeveden sıkışmaz bilakis taşardı.

Ve bu anahtar,

Bizim umutlarımızı açan anahtar ile yedekti.

-Pakize Özcan/@menekselipencerem

 

İlgili Yazılar

1 Comment

Avarage Rating:
  • 0 / 10

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir