
- Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha tanıyabilir miyiz?
Selcen Gezgin. Halk eğitim öğretmeniyim. Aslen Sakarya lı olup Konya’da ikamet etmekteyim. Üç çocuk annesiyim.
- Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizdeki etkili olan olaylar nelerdir?
Hayatımda böyle bir özel an yok. Çocukluğumdan beri yazıyorum. Galiba bu yönelimde disleksili bir çocuk olmamın önemi büyük. Okuyamayınca insan yazmak istiyor. Yazmayı becerebildiğim ilk günden itibaren günlük tutuyorum.
- Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
İlk kendime aldığım eser ismi Kör Nokta. Kitabımdan önce kolektif bir kitapta bir denemem yayınlandı.
4-İlk adım size ne hissettirdi?
İnanılmaz bir mutluluk hissettirdi. Daha çok yazmaya yöneltti beni. Ve gurur.
5-Eserinizde tekrar eden temalar yada sizi yansıtan karakterler var mı?
Tekrar eden temalar değil de daha çok kadınların duygularıyla yazıldı diyelim.
6- Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz oldu mu?
Her yazar bence yazdığı karakterleri içselleştirir. Kendine yakın bulur. Yazmış olduğum hikaye, deneme yazılarımda kendime yakın karakterler oluyor.
7-Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınız kısaca bahseder misiniz?
Kendi Kitabım Kör Nokta
Bu kitabı sesi duyulmayan kör noktada kalan kadınlar için yazdım. Bizler farklı coğrafyada yaşayan sesi çıkmayan duyulmayan, görülmeyen, hep çırpınan. Derttaş, yoldaş, yükdaş, gönüldaş, yaralı. Birisi sesimizi duysun istedim birisi bizi fark etsin, birisi söylenmemiş cümlelerimizi okusun diye yazdım
8-Bu kitabın sizin için anlamı nedir?
Benim için anlamı çok büyük ilk göz ağrısı, ilk çocuk, ilk heyecan. Tabi ki çok daha iyileri gelecek ama ilk eserim hep en kıymetli olarak kalacak.
9-Yazarken size ilham veren şey nedir?
İlhamımın çoğunluğunu kadınlar oluşturur benim. Ama bunun yanında çocuklara, savaşa, yönetime, toplumsal olaylara da yazıyorum. Bence zaten bir yazar tek bir konudan etkilenmez onun alıcıları tamamen açıktır. Ne, hangi durum içinde bir iz bırakmışsa onu yazar.
10- Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu yada an nedir?
Beni tamamen içimde hissetmem iter. Gördüğüm veya şahit olduğum yada yaşadığım hiç fark etmez önemli olan içindeki tellere dokunması. Sonrası zaten kaleme kendiliğinden düşüyor.
11- Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Tamamen değişken. Bazı gün hiç yazmam, bazı gün dört beş şiir yazarım. Arka arkaya deneme yazarım. O an ki duygu durumuma göre değişir.
12- Belli bir yazma saatiniz yada ritüeliniz var mı?
Genelde gecenin ilerleyen saatleri oluyor. Gece dörtte bir şey geldiyse aklıma yazmalıyım. Yazmazsam uyutmaz beni mutlaka kalem kağıt ile buluşur ondan sonra uykuya geçerim.
13- Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Uykusuz kalmam diyebilirim.
14- Hiç vazgeçme noktasına geldiniz mi?
Hiç gelmedim. O ikileme düşseydim yazmazdım.
15-Eserlerinizin ana fikirleri yada vermek istediği temel mesajlar nelerdir?
Sessiz kalmış, susturulmuş tüm kadınlar.
16- Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmak istersiniz?
Demek ki, Bizimde cümlelerimize ses olan birileri var desinler.
17-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Yalnız olmadıklarını bilmeleri için.
18-Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Beni diğer yazarlardan ayıran hiç bir şey olamaz. Her yazar kendi nevi şahsına münhasırdır. Ve hepsi kendi kalemine göre özeldir. Beni şu özelliğim ayırır diye beylik bir cümle kuramam. Ben kendimi daha yazar olarak bile göremiyorum. Yazanım ben halihazırda. Çok çalışmam gerektiğini biliyorum
19-Son olarak edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek isterdiniz?
Okuyun , okuyun, okuyun derdim. Yani hiç bir yazar okumadan yazar olamaz. Burada akademik kariyerden söz etmiyorum. Salt okumak. Deli gibi okusunlar, Türk klasiklerini, Dünya klasiklerini her türü. Çünkü yazmanın deposu okumakla dolar. Boş depodan ürün çıkmaz. Kelime hazneleri kısıtlı olur. Okumayan insanın duygu dünyası da dar olur. O yüzden ben okuyun derim durmadan.
20- Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsaydınız ilk cümlesi ne olurdu?
Sevgili yazar, yazmayı seçtiysen artık en büyük adımın atılmış bulunmaktadır. Bundan sonrası sadece denemek, yanılmak ve yeniden yazmaktır. Kalbinin titreştiği yere kaleminle dokunmaktan korkma. Ve asla vazgeçme..


1 Comment