Yusuf Bingöl: Gençliğin Çalınan Geleceği

Bugünün gençliği tembel değil.

Bugünün gençliği yorgun.

Sürekli eleştirilen bir kuşak var karşımızda. “Çalışmıyorlar”, “sabırsızlar”, “eskiye göre daha güçsüzler” deniliyor. Ama kimse dönüp şu soruyu sormuyor: Bu gençlere gerçekten nasıl bir gelecek bırakıldı?

Bir genç bugün hayal kurarken bile korkuyor. Üniversite okusa iş bulamama korkusu, çalışsa geçinememe korkusu, konuşsa yanlış anlaşılma korkusu taşıyor. Hayatlarının en güzel döneminde gelecek kaygısıyla mücadele ediyorlar.

Eskiden insanlar yoksuldu belki ama umutları vardı. Şimdi birçok genç umudunu kaybediyor. Çünkü emek ile başarı arasındaki bağın zayıfladığına inanıyorlar. Ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar bazı kapıların onlara açılmayacağını düşünüyorlar.

Bu yalnızca ekonomik bir sorun değil. Bu aynı zamanda psikolojik bir çöküştür. Çünkü insanın geleceğe dair inancı kırıldığında, içinde yaşama karşı bir sessizlik oluşur.

Sosyal medya ise bu baskıyı daha da büyütüyor. Herkes güçlü görünmek zorunda hissediyor. Kimse kırıldığını söyleyemiyor. Herkes mutluymuş gibi davranırken içten içe tükeniyor.

Belki de gençlerin nasihatten çok anlaşılmaya ihtiyacı var.

Çünkü bu kuşak tembel değil; sadece sürekli ayakta kalmaya çalışmaktan yorulmuş bir kuşak.

Ve unutulmamalı: Geleceğini kaybeden bir gençlik, zamanla geleceğini kaybeden bir topluma dönüşür.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir