RÖPORTAJ:EMRE KEKLİKCİ

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Benim adım Yunus Emre Keklikci. Tokat’ta dünyaya geldim ve 14 Temmuz 2015 tarihinde doğdum. Küçük yaşlardan itibaren kitaplara, hikâyelere ve hayal kurmaya büyük ilgi duydum. Okuduğum her roman, bana yeni dünyaların kapısını araladı. Zamanla yalnızca okumakla yetinmeyip kendi karakterlerimi, kendi olay örgülerimi ve kendi evrenlerimi oluşturmaya başladım.

Yazarlık serüvenim, hayatımın önemli dönüm noktalarından biri olan Haziran ayının son günlerinde başladı. O günlerde yalnızca bir hobi olarak gördüğüm yazmak, kısa sürede benim için vazgeçilmez bir tutkuya dönüştü. Günlerimi hikâyeler tasarlayarak, karakterler geliştirerek ve hayal gücümü satırlara dökerek geçirmeye başladım. Her yeni sayfa, bana yalnızca bir hikâye değil; aynı zamanda kendimi ifade etmenin farklı bir yolunu sundu.

İlk romanım Okul Asansörü, sıradan görünen bir okul ortamında geçen ancak gizem ve gerilimle örülü olayları konu alıyor. Bu eseri yazarken amacım yalnızca okuyucuyu heyecanlandırmak değil; aynı zamanda merak duygusunu son sayfaya kadar canlı tutacak bir atmosfer oluşturmaktı. Hikâyeyi oluştururken olayların birbirine sağlam bağlarla bağlanmasına, karakterlerin duygularını gerçekçi şekilde yansıtmaya ve okuyucunun kendisini olayların içinde hissedebilmesine büyük önem verdim.

Yazarlık benim için yalnızca kelimeleri art arda dizmekten ibaret değil. Yazmak; düşüncelerimi, hayallerimi ve duygularımı paylaşabildiğim özel bir dünya. Her yeni hikâyede kendimi biraz daha geliştirmeyi, farklı türlerde eserler kaleme almayı ve okuyuculara unutamayacakları maceralar sunmayı hedefliyorum.

Henüz yolun başında olsam da, her gün yeni şeyler öğrenmeye ve kalemimi geliştirmeye devam ediyorum. Gelecekte daha fazla roman yazarak geniş bir okur kitlesine ulaşmayı, farklı yaş gruplarına hitap eden eserler üretmeyi ve Türk edebiyatına kendi hayal gücümle katkıda bulunmayı amaçlıyorum.

Okul Asansörü, bu uzun yolculuğun ilk adımlarından biri ve benim için yalnızca bir roman değil; yazarlık hayalimin gerçeğe dönüşmeye başladığı ilk eser olma özelliğini taşıyor. Bu kitabın her satırında emeğim, hayal gücüm ve yazmaya duyduğum sevgi bulunuyor. Okuyucularımın bu hikâyede hem heyecanı hem de gizemi hissederek keyifli bir yolculuğa çıkmasını diliyorum.

2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Yazarlığa adım atmamdaki en büyük kırılma noktası, Haziran ayının sonlarında yazmaya duyduğum ilgiyi fark etmem oldu. O dönemde okuduğum romanlar bana ilham verdi ve kendi hikâyelerimi de yazabileceğimi düşündüm. İlk başta sadece denemek amacıyla yazmaya başladım. Ancak yazdıkça bunun bana büyük bir mutluluk verdiğini fark ettim. Hayal gücümü kâğıda dökmek ve kendi karakterlerimi oluşturmak beni yazarlığa daha da bağladı. İşte o günlerden sonra yazmayı sadece bir hobi olarak değil, kendimi geliştirmek istediğim bir yol olarak görmeye başladım. “Okul Asansörü” romanı da bu kararın ilk ve en önemli meyvesi oldu. Gelecekte de farklı türlerde eserler yazarak kendimi geliştirmeyi hedefliyorum.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Evet, vardı. Okuduğum romanlar bende çok farklı bir heyecan uyandırdı. Her kitabın sonunda “Acaba ben de böyle bir hikâye yazabilir miyim?” diye düşünmeye başladım. Zamanla bu düşünce güçlü bir isteğe dönüştü. Bir gün aklıma kendi kurgum gelince kalemi elime aldım ve ilk satırları yazmaya başladım. Yazdıkça hayal gücümün ne kadar geniş olduğunu fark ettim. Karakterler, olaylar ve mekânlar zihnimde birbiri ardına canlanıyordu. O gün hissettiğim heyecan, yazarlık yolculuğumun başlangıcı oldu. O ilk heves sayesinde bugün kendi romanımı yazmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Çocukluğumdan itibaren okuduğum kitaplar, yazarlık yolculuğumun en önemli yapı taşlarından biri oldu. Her okuduğum kitap bana yeni kelimeler, farklı anlatım biçimleri ve güçlü hikâye kurguları kazandırdı. Zamanla kelime haznem gelişti, kendimi daha iyi ifade etmeyi öğrendim ve olayları daha akıcı anlatmaya başladım. Okuma alışkanlığım sayesinde farklı yazarların üsluplarını gözlemleme fırsatı buldum. Bu da zamanla kendi yazım dilimi oluşturmama yardımcı oldu. Bugün yazdığım eserlerde kullandığım anlatımın temelinde, çocukluk yıllarımda severek okuduğum kitapların büyük bir payı olduğuna inanıyorum.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Yazar olmaya karar vermemde en büyük etken, okuduğum bir roman kitabı oldu. Kitabı okurken hikâyenin içine tamamen kapıldım ve bir yazarın hayal gücüyle insanları farklı dünyalara götürebildiğini gördüm. Kitap bittiğinde bende de kendi hikâyelerimi yazma isteği oluştu. Önce küçük denemeler yaptım, ardından kendi karakterlerimi ve olay örgülerimi oluşturmaya başladım. Yazdıkça bu işi gerçekten sevdiğimi fark ettim ve yazarlığı hayatımın önemli bir parçası hâline getirmeye karar verdim.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

Bence iyi bir yazar olmanın en önemli şartları; bol bol kitap okumak, düzenli yazmak, sabırlı olmak ve kendini sürekli geliştirmektir. Yazarlık, yalnızca ilham geldiğinde yapılan bir iş değil, emek ve disiplin gerektiren uzun bir yolculuktur. Ben de bu yolda kendime günlük bir program oluşturdum. Her gün belirli bir süre kitap okuyarak kelime haznemi geliştirmeye ve farklı anlatım tekniklerini öğrenmeye çalıştım. Aynı zamanda düzenli olarak yazarak kendimi geliştirdim. Bu disiplinli çalışma sayesinde hem hayal gücümü hem de yazım becerilerimi her geçen gün daha ileri taşımaya devam ediyorum.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Kaleme aldığım ilk kitap Köprüden Öte oldu. Bu eser, yazarlık yolculuğumdaki ilk adımım ve benim için çok özel bir yere sahip. Ardından seriyi Köprüden Öte 2 ve Köprüden Öte 3 ile devam ettirdim. Daha sonra ise gizem ve gerilim türünde yazdığım Okul Asansörü romanını kaleme aldım. Bu eser, şimdiye kadar yazdığım kitaplar arasında en çok merak edilen ve benim de en beğendiğim roman oldu. Yazarken büyük bir emek ve heyecanla çalıştım. Umarım siz de Okul Asansörü’nü okurken benim yazarken hissettiğim heyecanı hisseder ve keyifle okursunuz.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Kitaplarımdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etkenler; okuduğum romanlar, izlediğim filmler ve hayal gücüm oldu. Romanlar bana güçlü karakterler kurmayı ve etkileyici olay örgüleri oluşturmayı öğretirken, filmler de sahneleri zihnimde daha canlı canlandırmamı sağladı. Bazen izlediğim bir filmdeki atmosfer ya da okuduğum bir kitaptaki duygu, bende tamamen yeni bir hikâye fikri oluşturabiliyor. Daha sonra bu fikirleri kendi hayal gücümle birleştirerek özgün karakterler ve olaylar ortaya çıkarıyorum. Özellikle gizem ve gerilim türünü sevdiğim için okuyucuyu merak içinde bırakacak, sürükleyici hikâyeler yazmaya özen gösteriyorum.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu? 

Hikâyelerimi yazarken olayları ve karakterlerin gelişimini önceden büyük ölçüde planlıyorum. Yazmaya başlamadan önce ana olay örgüsünü, karakterlerin yaşayacağı önemli gelişmeleri ve hikâyenin sonunu belirliyorum. Bu nedenle benim kendime özgü bir planlama yöntemim var. Böylece hikâyenin bütünlüğünü koruyabiliyor ve olayların birbirine uyumlu ilerlemesini sağlayabiliyorum. Elbette yazım sürecinde aklıma yeni fikirler geldiğinde küçük değişiklikler yaptığım oluyor, ancak genel olarak karakterlerimin kaderi en baştan planladığım doğrultuda ilerliyor.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

Bana en çok ilham veren şeyler, okuduğum romanlar oluyor. Özellikle Wattpad’de yayımlanan sürükleyici ve etkileyici hikâyeler, yeni fikirler üretmem konusunda bana ilham veriyor. Bunun yanı sıra farklı türlerde okuduğum kitaplar, karakter oluşturma, olay kurgulama ve atmosfer yaratma konusunda bakış açımı geliştiriyor. Her okuduğum eser bana yeni bir şey katıyor ve hayal gücümü daha da zenginleştiriyor. Bu ilhamı kendi fikirlerimle birleştirerek özgün hikâyeler yazmaya çalışıyorum.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

En çok boş zamanlarımda ve zihnimin rahat olduğu dönemlerde üretken oluyorum. Özellikle gece yatmadan önce hayal kurarken aklıma birçok yeni fikir geliyor ve bunları hikâyelerime aktarmaya çalışıyorum. Bunun yanında izlediğim bir filmden sonra aklımda etkileyici bir sahne, duygu veya fikir kalırsa, bunu kendi hayal gücümle birleştirerek yeni hikâyeler oluşturuyorum. Yazma konusunda beni en çok motive eden şey ise hayallerimi kelimelere dökebilmek, okuyuculara farklı dünyalar sunabilmek ve her yeni eserimde kendimi daha fazla geliştirebilmektir.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Okuyucuların kitaplarımı okumasını istememin en büyük nedeni, onlara farklı ve eşsiz bir macera sunmak. Kitaplarımda okuyucunun kendisini olayların içinde hissedebileceği, merak uyandıran ve sürükleyici hikâyeler oluşturmaya çalışıyorum. Aynı zamanda kitap okumak, yeni kelimeler öğrenmeye ve kelime haznesini geliştirmeye yardımcı olan önemli bir yolculuktur. Okuyucularımın hem keyifli vakit geçirmesini hem de hayal güçlerini geliştirerek yeni dünyalar keşfetmesini amaçlıyorum.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Kitaplarımdaki ana fikirler genellikle merak, cesaret, dostluk ve zorluklar karşısında pes etmemek üzerine kuruludur. Okuyuculara sadece heyecanlı bir hikâye sunmak değil, aynı zamanda olayların arkasındaki duyguları ve karakterlerin yaşadığı değişimleri de hissettirmek istiyorum. Kitabımı okuyan kişilerin, her gizemin içinde yeni bir keşif olduğunu ve zorlukların insanı geliştirdiğini anlamasını amaçlıyorum.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Yazar olmanın en zor yanlarından biri, sürekli yeni fikirler üretmek ve uzun soluklu hikâyelerde olayların devamlılığını sağlamaktır. Özellikle seri kitaplar yazarken her detayı dikkatli planlamak gerekiyor. Bazen bir karakterin hikâyedeki yeri çok önemli olabiliyor; bu nedenle alınan kararların ilerleyen kitapları da etkilediğini unutmamak gerekiyor. Bir karakterin başına gelen bir olayın sonraki kitaplarda oluşturacağı etkileri önceden düşünmek, yazım sürecinin zor ama önemli bir parçası oluyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek için hikâyelerimi önceden planlıyor, karakterlerin gelişimini ve serinin ilerleyişini dikkatlice tasarlıyorum.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Yazar tıkanıklığı yaşadığım zamanlarda kendimi zorlamamaya çalışıyorum. O gün yazmaya kısa bir ara verip zihnimi dinlendiriyorum. Daha sonra güvendiğim, fikirlerine önem verdiğim birinden veya ailemden öneriler alıyorum. Farklı bakış açıları duymak, yeni fikirler geliştirmeme ve hikâyeme başka bir yönden bakmama yardımcı oluyor. Böylece yeniden motive olup yazmaya devam ediyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Kitaplarımı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve okuyucularla buluşturmak için çeşitli tanıtım çalışmaları yapıyorum. Yayınevleriyle iletişime geçerek eserlerimi tanıtıyor, kitaplarım hakkında bilgiler paylaşıyorum. Bunun yanında sosyal medya ve farklı platformlar üzerinden kitabımı duyurmaya çalışıyorum. Bir yazar için eserini yazmak kadar, onu doğru şekilde tanıtmak ve okuyuculara ulaştırmak da çok önemli. Ben de bu konuda elimden gelen çalışmaları yaparak kitaplarımın daha fazla kişiye ulaşmasını hedefliyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Kitaplarım henüz basılmadığı için şu anda bu tür etkinliklere katılma fırsatım olmadı. Ancak ileride kitap fuarlarında okurlarımla buluşmanın benim için çok değerli olacağını düşünüyorum. Çünkü bir yazar için okuyucularıyla doğrudan iletişim kurmak, onların düşüncelerini dinlemek ve kitapların onlarda oluşturduğu duyguları görmek çok önemlidir. Eğer kitaplarım basılırsa, okurlarıma yalnızca bir hikâye sunmak değil; onlara umut vermek, kendilerini iyi hissettirmek ve zorlukların üstesinden gelebileceklerini göstermek isterim. Böyle etkinliklerin hem yazar ile okuyucu arasında güçlü bir bağ oluşturduğuna hem de insanlara ilham verdiğine inanıyorum.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Şu anda Okul Asansörü gibi gizem ve merak unsurlarını ön planda tuttuğum yeni projeler üzerinde çalışıyorum. Yeni hikâyeler oluştururken farklı konular keşfetmeye, daha etkileyici karakterler ve sürükleyici olay örgüleri geliştirmeye özen gösteriyorum. Gelecekte de farklı türlerde eserler yazarak kendimi geliştirmek ve okuyuculara yeni dünyalar sunmak istiyorum. Her yeni proje, benim için yeni bir macera ve hayal gücümü daha ileri taşıma fırsatı oluyor.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Okuyuculardan aldığım geri dönüşler benim için çok değerli ve beni en çok motive eden şeylerden biri. Özellikle okuyucuların “ikinci kitabı ne zaman çıkaracaksınız?” veya “üçüncü kitabı bekliyorum” gibi mesajlar göndermesi beni çok mutlu ediyor. Çünkü bu mesajlar, yazdığım hikâyelerin insanlarda merak ve heyecan oluşturduğunu gösteriyor. Okuyucularımın devamını istemesi ve eserlerime ilgi göstermesi bana büyük bir gurur veriyor. Bu geri dönüşler, yazmaya devam etmem için en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oluyor.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına en büyük tavsiyem, hayallerinden vazgeçmemeleri ve sürekli kendilerini geliştirmeleridir. Bol bol kitap okumalarını, farklı yazarların anlatım tarzlarını incelemelerini ve düzenli olarak yazı yazmalarını öneririm. İlk yazdıkları eserler mükemmel olmak zorunda değildir; önemli olan deneyim kazanmak ve zamanla kendini geliştirmektir. Sabırlı olmak, eleştirilerden ders çıkarmak ve kendi özgün tarzını oluşturmak bir yazar için çok önemlidir. Her hikâyenin bir okuyucusu olduğuna inanarak yazmaya devam etmeliler.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir