1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
1989 doğumlu, Aksaray ilinde ikamet eden, iki çocuk babası, İşletme (lisans) mezunu, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan bir memurum.
“Vuslat” isimli ilk kitabımla başladığım yazarlık yolculuğuna yakın zamanda çıkarmış olduğum “Buluttan İnen Adalet” isimli kitabımla devam ediyorum. Şimdilerde hayrendis.com çatısı altında köşe yazıları kaleme alarak ve yeni hikayeler kurgulayarak devam etmekteyim. Aynı zamanda müziğe olan ilgim dolayısıyla söz yazarlığı da yaparak, şu an yayınlanmış 41 şarkı sözü ve toplamda 68 şarkım bulunmaktadır. Profesyonel destekle iyi bir yerde konum edinebileceğimi düşündüğüm için sizlerin kapısını çalıyorum.
İki çocuk babası olarak, onlara bırakabileceğim en güzel mirasın dürüst bir yaşam ve üretken bir ruh olduğuna inanıyorum. Hayatın koşturmacası içinde bir yandan görevimi yerine getirirken, diğer yandan edebiyat ve müzikle dünyaya, küçük de olsa, anlamlı izler bırakmak gayretindeyim.
2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?
Yazma işine lise yıllarımda bir arkadaşımın tavsiye üzerine şiirle başlamış olsam da asıl kırılma noktam kafamın içinde dolanan hayallerin bir başkası tarafından yadırganmış olması diyebilirim. “Bunlar nasıl hayaller” gibisinden bir tepki aldığımda bu hayalleri herkesin kurmadığının farkına vardım ve kafamın içindeki bu hikayelerin bende kalmaması gerektiğini düşündüm.
3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Bu ikinci soruyla aynı cevabı içeriyor aslında. Yani beni çevremden ayıran özelliğimi keşfettiğim an yazmaya karar verdim.
4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Açıkçası benim kitap okuma alışkanlığın çok geç oluşmaya başladı bu yüzden çoğu yazara yetişemiyorum ama usta yazarların hepsinden bir parça almaya çalışıyorum. Tabi ki bu benim karakteristik özelliğimin de bir yansıması, her telden çalan bir kişiliğim olması bazen benim için dezavantaj olsa da yazdıklarıma bunu yansıtabildiğim sürece başarıya ulaşacağını da düşünüyorum. Üslup olarak, anlaşılır olmayı ve fazla detayla okuyucuyu boğmamayı hedefleyen tüm yazarlar benim örnek aldığım yazarlardır diyebilirim.
5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Okumak. Beni yazmaya iten şey okumak oldu, roman okudukça kendi kafamda kurduğum hikayelerin de farklı şekillere evrildiğini, şöyle olsaydı daha güzel olmaz mıydı sorularını kendime sordurduğunu fark ettiğimde ben de bir roman yazmalıyım diyerek, yayımlamadığım ve asla yayımlamayacağım kendi geçmişimi yazarak başladım bu yolculuğa.
6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
İyi bir yazar olmanın şartlarını söyleyebilecek kadar iyi bir yazar değilim ancak okuyucu olarak cevaplayacak olursam fazla sözlüğe başvurmadan, kitabında çoğunda sıkılmadan okunan bir kitap benim için başarılı bir kitaptır yazarı da iyi bir yazardır.
7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
İlk kitabım “Vuslat” ikinci kitabım “Buluttan İnen Adalet”
8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
İlk kitabımı, hayatımdaki en değerli insanı kaybetmiş olsam nasıl bir hayat yaşardım sorusunu kendime sorarak yazmaya başladım. Ve sonrasında aklıma gelen anılarla süsleyerek oluşturmuş olduğum macera-dram türünce bir hikaye ortaya çıktı. İkinci kitabımda ise çok daha öncesine dayanan hikayelerin birleşmesi diyebiliriz. Kafamda kurmak sürekli bir şeyler kurgulamak en büyük etken özetle.
9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Tamamen planlamak mümkünmüş gibi gelmiyor açıkçası. Yazdıkça evrilen ve kendi kaderini çizen bir şeydir bence roman.
10-Size ilham veren şeyler nelerdir?
İlhamımı acıklı hikayelerden alıyorum daha çok. Dram beni her zaman etkiliyor. Her an ölümü, ayrılığı ve insanların çektiği zulmü düşünüyorum. Ve bu dramatik hikayeleri birilerinin anlatması gerektiğini düşünüyorum.
11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Mevsimsel bir dönemim olduğunu düşünmüyorum ama gecelerin adamıyım ben. Ne yazdıysam gece yazdım diyebilirim. Kendimden başka motive kaynağım yok diyebilirim. Yazmak için yazmıyorum, yazmayı sevdiğim için yazıyorum.
12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Yazdıklarımın boş şeyler olmadığını düşünüyorum. Yazdıklarım etrafımda yaşanmışlıklardan ya da yaşanabilirliklerden doğduğu için benim gözümden ya da benim dünyamdan bakmak isteyen okurlar kitabımı okumalılar diyebilirim. Her roman bir çok insanı tanıma imkanı verir, yazdığım karakterlerin yanı sıra beni de yakından tanıyabilirler okurlar.
13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Aslına bakarsanız “şu ana fikre dayanarak yazmalıyım” diyerek yazmadım romanlarımı. Karakterler ve hikayeler canlandı zihnimde ve “onlar bu olaylarla karşılaştıklarında nasıl bir tavır takınırlardı?” Bunu yazmaya çalıştım. Vermek istediğim mesajları düşündüğümde ise “hayatınız özgür olduğunuz kadar kıymetlidir” görüşü benim ana fikrim diyebilirim.
14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Yazar olarak anılmak bir başarıdır ve bu başarıya tam anlamıyla ulaştığımı söyleyemem. Kimi halen “oo yazarımız gelmiş” diye dalga geçerek karşılıyor ve etrafımdaki kimseler benden okunmaya değer bir şey çıkmayacağını düşünüyor. Bunu net görebiliyorum ve bu benim yaşadığım en zor şeydi. Desteksiz bir yolculuk olacağını düşünmemiştim ama hala bu yolda yalnız ve desteksiz yürümeye çalışıyorum. Yazmanın zor yanı ise tutukluktur. Bazen deli gibi yazmak istiyorum ama bilgisayarın başına oturduğumda nerden başlayacağımı, ne yazacağımı bilemediğim oluyor. Yarım kalmış satıların bile devamını getiremiyorum ve yine yarım kalıyorlar.
15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Zamana bırakarak… çoğu zaman işe yarıyor. Hatta geriye dönük düzeltmelerim de oluyor ve çok daha başarılı olduğu oluyor.
16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Sosyal medya üzerinden ilerlemek en kolay ve doğru tercih gibi duruyor bende bu yolu tercih ediyorum. Kitap fuarları gibi daha çok okuyucuyu çağıran etkinlikleri henüz deneyimleyemedim.
17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Dediğim gibi henüz yazar olarak bu deneyimi yaşayamadım ama o günü iple çekiyorum. Heyecan verici bir şey olduğundan eminim. İnsanlar neyi okuduğundan çok kimi okuduğunu önemsiyor. Bu yüzden tanınmak okunmak için en önemli faktör.
18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Evet. Bitmeye yakın baba kız ilişkisi odağında bir roman, henüz başlarından olduğum fantastik kurgu bir roman ve henüz başlamadığım türlü hikayelerim var. Bir de çocuk hikayelerim var ama yayınlar mıyım bilemiyorum.
19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Kitap yazmış olmamın etrafımdakilerde yarattığı şaşkınlık beni duygulandırmıştı. Özellikle ilk kitabımı bastığımda aldığım tepkiler beni ikinci kitabımı yazmaya teşvik etmişti. İkinci kitabım roman yazarlığımı pekiştirmiş olsa da aldığım geri dönüşler pek de tatmin edici değildi açıkçası. Ama bu beni yazmaktan alıkoyacak bir şey değil.
20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Kesinlikle kitabımın satar mı satmaz mı kaygısıyla yazmasınlar. Akıllarında bir hikaye varsa ve bunu sayfalara dökebileceklerine inançları varsa asla kimin ne dediğiyle ilgilenmesinler. Kitap bu dünyaya bırakılacak bir mirastır. Kimileri kıskanacak kimileri beğenmeyecek ama bir kişi bile o kitaptan ilham alıp bir ders çıkarabilmişse ya da keyifli birkaç saat geçirebilmişse bu başardığınız anlamına gelir. Maalesef ülkemizde kazanç elde etmek için kitap yazmak size hüsrandan başka bir şey getirmeyecektir. Tabi şansınız yaver giderse başka…


