Sen gidince
sen gidince
üşümüştü ellerim
yüreğime yağan yağmurlardan
hücrelerimde sensizliğin dikenleri yeşerdi
küf kokulu baharlarda
iplere astım artık soğuk acılarımı
kanarken içimdeki yaram
ölümü avuçlarıma sıkıştırdım sen gidince
sen gidince
safran sarısı düşler kaldı avuçlarımda
vurgunlar yedim hep sol yanımdan
mavi düşlerin pasaklığında
dilimin ucunda ıslandı gülüşlerin
zemheri ayında ağıt yüklü buluttan
anadan doğma bir kar yağar
beni yasa boğan
ıslanır aniden kirpiklerim
sığınırım o an bulvarların buğulu ışıklarına
ve gökten kızılca bir kıyamet kopar üstüme
sen gidince
sen gidince
bir kıvılcım alır yüreğimi
yanar ince ince
gömülür karanlığa ışıldayan gözlerim
kaybolur umutlarım, düşlerim
zamana yenik düşer bedenim
dökülür yüzümden gülüşlerim
ıslanır maviye çalan umutlarım
ve bir alevin sıcaklığıyla
sarar beni tüm acılarım
sen gidince…
