
1. Ozan Serpinhan kimdir?
Sanatçı ve Halk Ozanı Ozan Serpinhan (Ali Elibüyük), 1972 yılında Eskişehir’de doğmuştur.
Ulusal medyada yapımcı ve yönetmen olarak görev almış, Yunus Emre üzerine bir belgesel çalışmasıyla barışın, sevginin ve insanlığın evrensel dilini anlatmıştır.
Nefreti değil; sevgi ve hoşgörüyü hem ülkesine hem de tüm dünyaya yaymayı kendine görev edinmiş bir gönül dostudur.
Bütün eserlerini, deyişlerini ve türkülerini içinden geldiği gibi çalıp söyleyen Ozan Serpinhan; çağını anlatan, gençlerin de anlayabileceği özgün eserler, deyişler, anekdotlar, şiirler, türküler ve aforizmalar kaleme almaktadır.
Sosyal medyada “Anadolu’dan doğan güneş” ve “Halkın kalbinden gelen ses” mottolarını kendine şiar edinmiş, sanatıyla farkındalık yaratmayı ilke edinmiş bir Halk Ozanıdır.
Yakın zamanda toplumsal aydınlanma amacı güden, kendi evrensel aforizmalarının ve şiirlerinin yer aldığı “Eskiden Zamanlar Ölümsüzdü, Şimdi Ölümler Zamansız” adlı kitabını yayımlamıştır.
2. Yazma ve müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
Yaklaşık 20 yıl önce kendi kendime bağlama öğrendim ve kısa sürede her türküyü çalıp söyleyebiliyordum. Bir müddet sonra kendi müzik ve sözlerimi yazmaya başladım.
Yüzlerce eser, deyiş ve türkü yazdım. Bu arada özlü sözler, anekdotlar ve şiirler de yazıyor; hepsini sosyal medyada paylaşıyordum.
Öyle bir an geldi ki bütün bu yaptıklarımı yazı olarak bir yerde toplamam gerektiğini fark ettim. Çünkü bu dağınıklık beni rahatsız ediyordu. “Söz uçar, yazı kalır” sözünden yola çıkarak ilk etapta belli bir bölümünü yayımlamaya karar verdim ve bir kitap çıkardım.
İkinci kitabımda ise deyişlerime, türkülerime ve özgün eserlerime yer vermeyi düşünüyorum.
3. İlk eseriniz hangisidir?
Evet, ilk eserim; bir çağdaş halk ozanı / halk şairi olarak yazarlığa ilk adımım olan “Eskiden Zamanlar Ölümsüzdü, Şimdi Ölümler Zamansız” adlı kitabımdır.
4. İlk kitabınızı elinize aldığınızda ne hissettiniz?
İlk kitabımı elime aldığımda çok güzel bir duyguydu. Sanki ilk çocuğumu elime almışım gibiydi.
Benim için cennete açılan yeni bir kapı hissi verdi. Çünkü bu, emekle Tanrı’ya yaklaşmanın adıydı.
5. Yazma amacınız nedir?
Ben bir halk ozanıyım. Tamamen gönülden, içimden geldiği gibi; insanlık için, merhamet için, vicdan için, sevgi için yazarım.
“Ozanın sözü önce kendinedir” sözünden yola çıkarak hem kendime hem kendim üzerinden insanlığa ve halkıma naçizane güzel şeyler vermeye çalışıyorum.
Özellikle kaybettiğimiz değerlere dikkat çekiyorum.
6. Kitabınızdaki karakter siz misiniz?
Kitabım aforizmalar ve şiirlerden oluştuğu için zaten hep kendim, kendi öz karakterimdir.
7. Kitabınızın içeriği ve amacı nedir?
İlk eserim olan “Eskiden Zamanlar Ölümsüzdü, Şimdi Ölümler Zamansız”, insanı insan yapan tüm değerler üzerinden insanlığa bir beyin fırtınası yaptırmayı ve insanların tek bir pencereden değil, başka pencerelerden de bakmasını amaçlamaktadır.
Sevgi neydi, kıymet neydi, vicdan neydi, merhamet neydi, dostluk neydi…
Birçok değeri, yeni nesillerin de anlayabileceği bir üslup ve tarzla anlatmaya çalıştım.
8. Bu kitabın sizin için anlamı nedir?
İlk kitabım olduğu için tabii ki çok kıymetli. Yazarlığa ilk adımımı atmış oldum.
9. İlham kaynağınız nedir?
İlhamımı yaşamdan, tecrübelerimden ve insanlığın kaybedişlerinden, acılarından, dertlerinden, yalnızlıklarından alıyorum.
Genelde etkilendiğim olaylardan birden yazarım.
İnsanların acılarını ve dertlerini paylaşmanın umudu artıracağına inancım bana ilham verir.
10. Yazılarınızın ana teması nedir?
Tüm yazmalarımın temelinde insanlık ve toplumda kaybettiğimiz değerler vardır.
Genelde yaşadığım ve gördüğüm olaylardan etkilenirim. Çoğunlukla istemsiz ve plansız, içimden geldiği gibi yazarım.
11. Yazma rutininiz var mı?
İçimden gelen ilhama göre yazdığım için belirli bir planım ya da rutinim olmadı.
Hiç ummadığım zamanlarda yazdığım oldu.
12. Özel bir yazma ritüeliniz var mı?
Hayır, böyle bir ritüelim olmadı. Bazen gece uyku arasında bile yazdığım oldu.
13. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Yaklaşık 19–20 yıldır yazdıklarımı hem not defterlerimden hem de sosyal medyadan toparlamak zor oldu.
Ayrıca aforizmalar yazdığım için bir kelimenin, bir noktalama işaretinin yeri bile çok önemlidir. Anlamın doğru anlaşılması için buna çok dikkat ettim.
14. Yazmaktan vazgeçmeyi düşündünüz mü?
Hayır. Zaten yıllardır yazdıklarımı bir kitapta, hatta kitaplarda toplamayı düşünüyordum.
Birden vakit buldum ve karar verdim. Yazmaktan vazgeçemeyeceğimizi çok iyi biliyorum. Çünkü bu, beni ben yapan bir keşifti.
15. Eserlerinizin temel fikri nedir?
İnsanı insan yapan temel öğeler…
Geçmişten feyz alarak bu çağı anlatmak ve geleceğe, gelecek nesillere bir köprü, bir ışık olmaya çalışmak.
16. Okuyucuya vermek istediğiniz duygu nedir?
İnsanların acılarını, yalnızlıklarını ve sıkıntılarını paylaşmak; bunun da insanlarda umudu artırması.
Yani mutsuzlaşan, umutsuzlaşan ve yalnızlaşan insanoğlunda bir umut olarak kalmak.
17. Bu kitabı yazma motivasyonunuz neydi?
Bu kitabı yaklaşık 20 yıldır yaşadıklarımdan, gördüklerimden ve hissettiklerimden yazdım.
Karanlıkta kalan topluma mum olacak insanlar lazımdı.
Anlamı kaybetmek en tehlikeli şeydi. İnsanların zihinlerinde yeni bir kapı, yeni bir pencere açmak amacıyla özlü sözler ve deyişlerle bir beyin fırtınası oluşturmak istedim.
Dileğim herkesin okuması ve özellikle yeni nesillere okutulmasıdır.
18. Sizi diğer yazarlardan ayıran özellik nedir?
Yazarlığa yeni adım atmış bir halk ozanıyım. Haddimi aşmak istemem.
Beni ayıran özellik; gönül gözüyle yazdığım sözleri literatüre ve kitaba dönüştürmek, kendi şiirlerimi müziğe döküp bestelemek olabilir.
19. Yeni yazarlara tavsiyeniz nedir?
Yaşım 54 olsa da yeni bir kitap çıkarabildiğim için şunu söyleyebilirim:
Hiçbir yerden esinlenmeden, örnek almadan sadece kendinizi anlatın.
Sadece kendi yüreğinizin ve beyninizin sesi olun.
Bu sizi, sizden ötede bekleyen gerçek sizi ortaya çıkaracaktır.
20. Son olarak ne söylemek istersiniz?
Aşk ile yapılan her şey samimidir, güzeldir ve değerlidir.
Ali Elibüyük
Mahlas: Ozan Serpinhan

