
1. Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Gizem Gökmen, edebiyata ilgi duyan biriyim. Aynı zamanda ilkokullarda P4C tabanlı yaratıcı yazarlık eğitimleri vererek hem düşünmeye hem okumaya hem de yazmaya teşvik etmeye çalışıyorum. Kelimelerin ruhları olduklarını inanıyorum. İnsanın içinde biriken duygulara can vermeyi çok seviyorum.
2. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Lise dönemimde edebiyat ve felsefe öğretmenlerimin etkileri çok büyük o dönemlerde beni yazmaya teşvik etmişlerdir. Kelimelerin ruhları olduğunu bana öğreten kendileriydi. Sonrasında okul içerisinde ilk tiyatromuzu yazmıştık.
3. Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Akademik olarak çalıştığım kurumlarda bilimsel dergilerde çalıştım ancak, edebiyat alanında yarışmada derece alarak çıkan ilk eserim “kimliksiz defter” öykü kitabımdır.
4. Bu ilk adım size ne hissettirdi?
İlk kitabım çıkana kadar kendimi bir yazar ünvanıyla kabul edememiştim. Felsefe dersinde öğrencilerime ders anlatırken haberi aldığımda hem büyük heyecan hem de devamını getirebilmem için büyük bir sorumluluk hissettim.
5. Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Eserlerimde her okuyucunun zihninde farklı karakterler canlanmasına yardımcı olan metaforlar kullanıyorum. Karakterlerin çoğunda çevremde kulak misafiri olduğum duyguları aktarırken aslında yalnız olmadığımı, herkesin benzer duygular ve yaşanmışlıklarla hayata devam ettiğini öğrendim. Yollar ve engeller farklı olsa da harita hepimiz için aynıydı.
6. Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Çoğu zaman oluyor. Bana gelen bir hikayeyi kaleme aldığım zaman ilk önce o duygunun sahibinde olan etkisine ve kendimde olan etkisine bakıyorum ve her bir yaşantı benim için samimi bir dost gibi görünüyor.
7. Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Her bir hikayede gerçek bir kahramanın öyküsünü derlediğim kısa hikayeler kitabım basılı olarak yayımlanmış ilk eserim. Duygularla ve yaşantılarla yüzleşmeyi, yaşanan olaylarda insanların asla yalnız olmadığını aktarmaya çalıştım. Özellikle kadınların içlerindeki gizli odaları, ne beklediklerini ve ne özlediklerini anlatmaya çalıştım.
8. Bu kitabın sizin için anlamı nedir?
Diğer kahramanlarla birlikte içimizi dökmek için ortaya çıkan bir eser oldu. Sonrasında başka insanların da içlerinin o kağıtlara döküldüğünü fark ettim. Bu yüzden bende olan anlamı çok büyük. İletişime geçtiğim her insan kendisine tanıdık bir koku geldiğini söyledi ve bu da beni çok mutlu etti.
9. Yazarken size ilham veren şey nedir?
Suskunluklar, konuşan ve bir şeyler anlatmak isteyen gözler, duygular, bir insanın sevdiğinin arkasından dakikalarca bakması… kısacası hayatın kendisi bana ilham verdi.
10. Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Çantamda mutlaka küçük not kağıtlarım vardır ve asla vaz geçemediğim defterim. Herhangi bir an da duyduğum bir kelime, bir müzik sözü bana ilham veriyor ve defterime ya da not kağıdıma yazıyorum. Ardından kurgu başlıyor.
11. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Bağlı kaldığım bir rutin olmamakla birlikte özellikle geceleri kelimelerle baş başa kalınca notlarımı, gözlemlerimi ve hissettiklerimi yazıya dökerim. Elimde bekleyen çok sayıda kitap çalışmam ve yazılarım var. Çünkü her birinin hayata geçeceği bir zaman dilimi olduğuna inanıyorum.
12. Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Sessiz bir köşede ve belirttiğim gibi özellikle geceleri yazarım.
13. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Yazdıklarımı ilk başta asla beğenmem ve düzenleme sürecim uzun sürer.
14. Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Belirli zamanlarda oldu, ama buraları bir nadas dönemi olarak düşündüğüm için sessizlik içinde duygular biriktirdim. Yeniden en baştan başlaldım…
15. Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
İlk kitabımda ve diğer kitap çalışmalarımda vermek istediğim temel bir mesaj olmadı. Ben herkesin kendi yaşanmışlıklarıyla o mesajlara ulaştığına inanıyorum. Kimi 6. Sayfada mesajı alıyor kimi 50. Sayfada.
16. Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?
Yeniden dilek dilemek, umutlanmak, yeniden mutlu olmak, güçlü olduğumuza inanmak.
17. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Her hayata dokunduğuna inanıyorum. Kendilerini tanımaları ve içinde olan mucizeleri görmeleri için ve yalnız olmadıklarını bilmeleri için okumalılar.
18. Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Okurken düşünmeye sevk eden ve acaba ben hangi hikayede kendimi bulacağım sorusunu okura sordurabilmem.
19. Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara ne söylemek istersiniz?
Mutlaka okusunlar, yazmanın temeli okumaktır, günlük tutsunlar ve kötü de olsa mutlaka yazsınlar, kısa notlar, uzun yazılar ama mutlaka yazsınlar ve saklasınlar, çok olumsuz cevaplar alabilirler pes etmesinler, eksikleri tespit ederek en baştan başlasınlar…
20. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
Merhaba genç arkadaşım, kelimelerine güven ve daima ilerle hatalar en güzel yol arkadaşıdır. Onlara rehberlik ettikleri için teşekkür et ve ilerle…

