
Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Dilan Doğan. Çocukların dünyasını, hayal gücünü ve duygusal yolculuklarını anlatmayı seven bir yazarım. Öğretmenlik deneyimlerim çocuklarla kurduğum bağı güçlendirdi ve yazarlığımı besledi.
Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?
Çocukların küçük bir ayrıntıda bile dünyaları değiştirebilecek bakış açılarını görmek beni hep etkiledi. Onlara daha çok ulaşmak, hikâyelerle yanlarında olabilmek isteği yazarlığa yönelmemi sağladı
Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?
Evet, yayımlanan ilk kitabım Çoraplı Flamingo oldu. Uzun süre içimde taşıdığım bir fikrin sonunda ete kemiğe büründüğü ilk adımdı.
Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Hem büyük bir heyecan hem de inanılmaz bir gurur. Kendi dünyamdan çıkan bir hikâyenin artık başkalarının hayatına dokunacak olması tarifsiz bir duygu yaratmıştı.
Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?
Özgünlük, sevgi, arkadaşlık, duygusal farkındalık ve kendini olduğun gibi kabul etme temaları sık sık yer alır. Karakterlerimde hem içimdeki çocuğun hem öğretmen kimliğimin izleri bulunur.
Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?
Kesinlikle. Çoraplı Flamingodaki özgünlüğünü koruma cesareti, Milyon Kere Miyav’daki oyun bazlık, Anneannemin Dikiş Makinesindeki sıcak aile bağları, Renkleri Duyuyor musun?daki duyarlılık ve Kirpi Kırpık’taki sabır aslında benim iç dünyamın yansımaları.
Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Çoraplı Flamingo: Özgün olmanın güzelliğini anlatan, renkli ve neşeli bir hikâye.
Milyon Kere Miyav: Sevgi, güven ve oyun temasını sıcak bir dille anlatan eğlenceli bir kedi hikâyesi.
Kirpi Kırpık’in Kış Uykusu: Doğanın döngülerini, arkadaşlığı ve problem çözmeyi ön plana çıkaran sevimli bir macera.
Anneannemin Dikiş Makinesi: Aile bağlarını, gelenekleri ve anıların gücünü duygusal bir şekilde işleyen bir hikâye.
Renkleri Duyuyor musun?: Duyguların renklerle buluştuğu, içsel farkındalığı destekleyen bir anlatı.
Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
Her biri benim farklı bir duygumun, gözlemimin ya da anımın yansıması. Çocuklara kalpten bir armağan gibi görüyorum.
Yazarken size ilham veren şey nedir?
Çocukların merakı, doğadaki küçük mucizeler ve günlük hayatta fark ettiğim anlık duygular.
Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu nedir?
Hikâyenin artık içimde taşmayacak kadar büyümesi… Bir fikir içimde filizlendiğinde mutlaka yazıya dönüşmek ister.
Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?
Önce notlar alırım, sonra hikâyenin kendi ritmini bulmasına izin veririm. Sessizliğin ve odaklanmanın gücüne inanırım.
Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Genellikle gece yazmayı tercih ederim.
Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Bazen cümleleri mükemmel kurma isteği akışı zorlayabiliyor. O anlarda kendime alan açmayı öğreniyorum.
Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Evet, kimi hikâyeler uzun soluklu oldu. Ama her defasında kelimeler bana geri dönüp “Tamamlanmak istiyorum” dedi.
Eserlerinizin ana fikirleri nelerdir?
Özgünlük, cesaret, sevgi, dayanışma, doğaya saygı ve duygusal farkındalık.
Okuyucunun metnin sonunda neyle kalmasını istersiniz?
Hem bir sıcaklık duygusuyla hem de kendine dair küçük bir farkındalıkla.
Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Çünkü kitaplarım çocukların hem duygusal hem zihinsel gelişimine katkı sağlarken onları eğlenceli bir yolculuğa çıkarır.
Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Sade ama duygu yüklü bir dil kullanıyorum. Çocuklarla konuşurken onları küçültmeden, onlarla aynı göz hizasında kalmaya önem veriyorum.
Yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Kendi sesinizi bulmanız için kendinize zaman tanıyın. En iyi hikâye, içinizdeki en gerçek olandır.
Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
“Kalbinizde büyüyen fikirlere güvenin; çünkü her güzel hikâye, önce kalpte filizlenir.”
İnstagram: yazar_dilan_dogan

