RÖPORTAJ: TUTKU YILMAZ

1 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben TUTKU YILMAZ. Şiir Tutkusu kitabının sahibi. 1998 yılında Bartın’da doğdum. İlk ve ortaöğretimimi köyüm olan Terkehaliller köyünde bitirip, Bartın Turgut Işık Sağlık Meslek Lisesi’nde hemşirelik bölümünde lise öğrenimimi tamamlarken kafelerde garsonluk yaparak geçimimi sağladım. Mezun olduktan sonra Zonguldak’ta özel hastanede hemşire olarak çalışmaya başladım. Hastane dışında da PRP ve evde hasta pansumanlarına gidiyordum. 2022’den beridir sözleşmeli memur olarak hayatıma devam ediyorum.


2 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Çocukluğumdan beri yazıyorum. Şiirin bende olan yeri hep ayrı oldu. Şiirlerimi bir kitap halinde toplayıp yayımlamak çocukluğumdan beri hayalimdi. Beni şiire yönlendiren en büyük olay kanaatimce; babamın çocukluğumda hediye etmiş olduğu Ahmet Selçuk İlkan’ın “Erkekler Hep Yalnız Ağlar” kitabı idi.


3  Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

İlk eserim Şiir Tutkusu. Tabii ki bu bir başlangıç benim için. Şiirlerim sevildikçe yeni kitaplar da çıkacaktır muhakkak.


4 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Hayalimi gerçekleştirmiş olmanın gururuyla birlikte çok tabii sevinç uyandırdı bende.


5  Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

Her eserde olduğu gibi benim eserimde de tekrar eden tema ve imgeler mevcut. Ayrılık ve yalnızlık temasının yanı sıra; sigara, gece, ölüm, sahil gibi kelimeler üzerinde sürekli vurgu yapılıyor.


6 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Yazmak benim için her zaman bir ihtiyaçtı. Duygularımı çok yoğun yaşayan biri olmamın yanı sıra, empati yeteneğimin de yüksek olduğunu düşünüyorum. Okuduğum bir hikâye, dinlediğim ve ortak olduğum bir dert, izlediğim bir film, şahit olduğum bir olay… Bunun gibi bir sürü örnek verebilirim yazmama sebep olan.

Kitabımın önsözünde de belirttiğim gibi bu yüzden şiirin sebebi olur ama sahibi olmaz. Bu yüzden şiir evrenseldir. Benim yazmak için sebebim her zaman oldu, o yüzden birçok şiirin hikâyesi vardır. Gardenya şiirini gardenya çiçeğinin mitolojik hikâyesinden esinlenerek yazdım. Satırlarıma Kulak Ver şiiri kanser bir hastamın hayat hikâyesinden esinlenildi. Bunun gibi birçok şiirim gerçek duygu ve hikâye barındırıyor. Ve hepsi bana ait değil, kitapta da belirttiğim gibi bu şiirler herkesin dizeleridir.


7 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Bence kesinlikle empati. Empati yeteneği yüksek insanlar bir fikrin ya da duygunun etkisi altında kalır ve o hissi çok yoğun yaşarlar. Bu da insanı yazmaya, çizmeye ya da nasıl anlatıyorsa hislerini ona iter tabii olarak.


8 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

“Yazmak hapşırmak gibidir, geldi mi tutamazsın” diye bir söz vardı bir şarkıda. İşte benim üretim özetim tam olarak bu. Ne zaman nasıl olduğu belli olmaksızın bir olayın bir düşüncenin ya da bir manzaranın etkisi altında kaldığımda bir anda çıkıyor şiirler.


9 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Benim şiirlerimi okuyan insanlar kendini bulmak için okumalı aslında. Terk edilen, kendini bulma arayışı içinde olan, melankolik bir dönemde olan insanlar için bir dayanaktır benim kitabım.


Tutku YILMAZ

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir