RÖPORTAJ:ELTUN SEFERLİ

  1. 📌 Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Eltun Seferli. Azerbaycan’ın uzun ömürlüler diyarı olarak tanınan Lerik bölgesinde doğdum, 21 yaşındayım. Lisans eğitimimi Azerbaycan Devlet Petrol ve Sanayi Üniversitesi’nde tamamladım; şu anda da aynı üniversitede yüksek lisans eğitimime devam etmekteyim. Akademik hayatımın yanı sıra şiir yazmayı ve kitap okumayı çok seviyorum. “Sonsuzluğun Sonu” adlı şiir kitabının müellifiyim (yazarıyım). Günümüzde eserlerini beğenerek ve seve seve okuduğum şairler olsa da Neriman Hasanzade’nin kalemi benim için her zaman bambaşka bir yerdedir.

  • 📌 Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Çocukluk yıllarımdan beri yazıp yaratmaya büyük bir hevesim olsa da belirli bir dönem yaratıcılıktan uzaklaşmıştım. Fakat 17 yaşındayken bir matematik öğretmeniyle tanıştım: Vasif Eset. Bize her zaman kendi yazdığı şiirleri, gazelleri okurdu. Şiire ve edebiyata olan ilgimin yeniden filizlenmesinin en önemli ilk nedenlerinden biri kendisidir. Buradan ona en içten selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum.

  • 📌 Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Samimi olmak gerekirse, kaleme aldığım ilk eser halam için yazdığım bir şiirdi. Tabii eğer ona şiir demek mümkünse… Çünkü henüz 8-9 yaşlarındaydım ve sadece kelimeleri ardı ardına sıralıyordum. Bu ilk şiirimi kendime saklamayı, gizli tutmayı tercih ediyorum.

  • 📌 Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Belki de bugün kalemle bu denli yakın dost olan biri için, o gün içten gelen hisleri kâğıda dökmek tarifi imkânsız, çok güzel bir duyguydu. Keşke o kalem her zaman sevgiden, her zaman kavuşmalardan yazsaydı…

5)📌 Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

 Yazdığım şiirlerin çoğunda genel temalar üzerinde dursam da, elbette bazı şiirlerimi tamamen kendi hayatımla bağdaştırdım. Zaten var olan o saf ve doğal duygular, tüm insanlar için ortak bir noktadır; herkesin hayatında bir şekilde yer bulabilir.

  • 📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Yazdığım şiirlerin çoğunda genel temalar üzerinde dursam da, elbette bazı şiirlerimi tamamen kendi hayatımla bağdaştırdım. Zaten var olan o saf ve doğal duygular, tüm insanlar için ortak bir noktadır; herkesin hayatında bir şekilde yer bulabilir.

  • 📌 Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Bazı şiirler vardır ki çevremizdeki insanların hayatlarından ilham alarak yazsak da, oralarda anlattığımız olaylar zamanla bizim de başımıza gelebiliyor. Bu yüzden, yazdığım birçok şiirde kendimi bulduğum, o hislerle örtüştüğüm zamanlar elbette oldu.

7)📌 Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Tamamen kendime ait olan “Sonsuzluğun Sonu” adlı şiir kitabının müellifiyim. Bunun yanı sıra Genç Yazarlar Birliği’nin (Gənc Yazarlar Birliyi) organizasyonuyla neşredilen “Her Kalemden Bir Hayat” (Hər qələmdən bir həyat) adlı antolojide de eserlerim yer aldı. Bu antoloji de en az kendi kitabım kadar bana yakın, benim için son derece doğmadır.

8)📌 Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Geçici olarak geldiğimiz bu dünyada, kendimizden sonra adımızın hayırla yad edilmesi ve genç nesillerin şiire, söze, edebiyata olan hevesinin artırılması adına attığımız en somut adımdır kitaplar. Bu yüzden kitaplar, bilhassa da kendi kalemimizden dökülen eserler benim için çok ama çok değerlidir.

9) 📌 Yazarken size ilham veren şey nedir?

Her yazarın kendine has, ilham aldığı farklı kaynaklar olabilir; nitekim bende de durum tam olarak böyle. Bu bazen doğadır, bazen insanlar, bazen okuduğum güzel bir şiir ya da işittiğim derin bir sözdür… Hatta bazen sadece kalem ve kâğıdın varlığı bile yazmam için tek başına kâfi gelebiliyor.

10) 📌 Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Genel olarak şiir yazmanın başlıca şartlarından biri, şairin kendi duygularını şiir vasıtasıyla okuyucuya en dolgun, en yalın haliyle aktarabilmesidir. Bir fikri yazıya dökmek de tamamen şairin o içsel yeteneğine ve mısra mısra ördüğü duygularına bağlıdır. İnsanı yazmaya iten, o duyguların artık mısralara sığmayıp taşma anıdır.

11📌 Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Şiirin zamanı ve mekânı olmaz; bu, her an ve her yerde baş verebilecek (gerçekleşebilecek) bir durumdur. Bu yüzden benim belirli bir rutinim yoktur. Çok kısa bir süre içinde, bir çırpıda yazılan şiirlerim de var; demlenmeye bırakılan ve uzun süreli bir tamamlanma sürecinden geçen şiirlerim de… Her şey o anki duygunun yoğunluğuna bağlıdır.

12. 📌 Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

Sessiz bir ortam benim için en ideal, en güzel ortamdır. Belki de insan o sessizlikte kendi iç sesini daha net duyabildiği içindir… Ve tabii ki geceler, ilham perilerinin de en çok sevdiği, ziyarete gelmek için can attığı zaman dilimidir.

13📌 Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Herhangi bir eseri ortaya koyarken, tam o üretim esnasında yaşanan odaklanma sorunu ve zihin dağınıklığı, hiç sevmediğim bir durumdur. Bu da çevresel faktörlerden ya da günlük hayatın koşturmacasından kaynaklanan çeşitli sebeplerden ötürü meydana gelebiliyor. Duygunun tam ortasındayken o bağın kopması, yazma sürecindeki en zorlayıcı andır.

14📌 Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

Elbette oldu. İnsan yazıp yarattığı eserlerin okunmasını; insanlar tarafından olumlu ya da olumsuz, hiç fark etmeksizin tartışılmasını, konuşulmasını istiyor. Bu durum doğal olarak hem yazarın kendini geliştirmesine zemin hazırlıyor hem de koyduğu hedeflere adım adım yaklaştığını ona hissettiriyor. Bu etkileşimi göremediğiniz anlarda bazen o kırılma ve vazgeçme noktasına gelebiliyorsunuz. Ama yine de, bir kez şiirin lezzetini tadan insan ondan hiçbir zaman vazgeçemiyor, bağını koparamıyor.

15📌 Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Eserlerimin asıl özü, temel magzı sevgidir. Vatan sevgisi, anne-baba sevgisi, dost sevgisi, sevgiliye duyulan aşk ve daha nicesi… Elbette ayrılık şiirlerim de var; çünkü hasret ve özlem de bana göre sevginin yokluğudur, o sevginin en saf, en güzel anlarındandır.

16📌 Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Bir şiirimde şöyle diyorum:

Mən elə bilirdim ölən ümidlər,

Yenidən yaranıb doğulmayırmış.

Mən elə bilirdim açdığın yara,

“Düzələr” deməklə sağalmayırmış..

Okuyucunun, kitabımı kapattığında her acının, her kırgınlığın, hatta bazen sevginin kendisinin bile zamanla geçip gittiğini fark etmesini isterim. Dünyevi tüm duygular ve hisler gelip geçicidir. İnsanların geçmişe ya da olumsuz emosyonlara (duygulara) takılıp kalmamasını, sadece içinde bulunduğu anı yaşaması gerektiğini anlamasını arzu ederim.

17📌 Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Bence tam da bu sorunun cevabını bulabilmek için bile okumalılar…

18📌 Gelecekteki projeleriniz ya da yeni kitap planlarınız nelerdir?

İnsan yeni yaşına adım attıkça, geride bıraktığı yaşlarda ve dönemlerde ortaya koyduğu işleri çok daha net, çok daha olgun bir gözle tahlil edebiliyor. Ben de ilk şiir kitabımda yer alan o edebi çizginin, o duyguların devamını ve gelişimini bir sonraki yeni kitabımla okurlarıma sunmayı planlıyorum.

19📌 Son olarak, yeni yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Ben de henüz yolun başında, genç bir yazar olduğum için halihazırda edebiyatsever kitlenin beklentilerini ve ne görmek istediğini az çok görebiliyorum. Bu yüzden yeni yazar arkadaşlarıma bir tavsiyeden ziyade, samimi bir meslektaş teklifi sunmak isterim: Gelin, edebi kurallarımızı ve dilimizin estetiğini gözeterek gerçekten derinliği, anlamı olan eserler üretelim. Sadece laf olsun diye, sırf “şiir yazmış olmak için” mısralar sıralamayalım; her kelimenin hakkını verelim.

20📌 Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Hangi konuda yazdığınızın hiçbir önemi yok, yeter ki içinizdeki o saf samimiyetle ve vicdanınızın sesiyle yazın.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir