1. Kitabın adı “Tahayyüller”dir. Yazarı Şahmalı Hasan (Hasanov)dur. Yazar, Şemkir ilçesinde (1995 2 Ağustos) doğmuş olup şu anda Gence şehrinde yaşamaktadır. Azerbaycan Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Evlidir. Üniversite yıllarından beri farklı konu ve türlerde hikâyeler yazmaktadır. Aynı zamanda düzeltmen ve editör olarak da çalışmaktadır. Günümüzde Azerbaycan Teknoloji Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır.
2.Hayatımın dönüm noktası üniversite yıllarım ve bu dönemde kitap okumaya ilgi duymaya başlamam oldu. Okuduğum ilk roman, “Jack London’ın “Martin Eden” adlı eseriydi. Bu kitap bende yazma ve üretme isteği uyandırdı.
3.Yazdığım ilk hikâye (ne yazık ki daha sonra onu kaybettim) fantastik türdeydi. Hikâyede, gözlerini bir anda başka bir dünyada açan bir adamın yaşadıkları anlatılıyordu. Daha sonra aslında komada olduğu ve bulunduğu yerin belirsiz bir dünya olduğu ortaya çıkıyordu. Orada olmaması gerektiği söyleniyor ve hikâyenin sonunda komadan uyanıyordu.
4. İlk hikâyem sayesinde kendimdeki potansiyeli gördüm ve düşünce dünyamın ne kadar geniş olduğunu fark ettim. Yaşadığım gerçek dünyanın dışında da hayalî dünyalarda farklı hayatlar yaşayabileceğimi anladım.
5. Eserlerimde gerçek hayattan uzak, fantastik unsurlar sıkça tekrar eder. Ayrıca karakterlerim çoğu zaman kararsız kişiliklerdir. Bunun kendi karakterimin de bir yansıması olduğunu düşünüyorum.
6. Bazen ben, bazen de okurlarım bu konuda geri bildirimlerde bulunuyor. Bazı karakterlerin bana çok benzediğini ya da bazı olaylarda tıpkı benim gibi davrandığını söylüyorlar.
7. Bugüne kadar “Tahayyüller” adlı bir kitabım yayımlandı. Bu kitap, yıllar boyunca yazdığım hikâyelerin bir derlemesidir. Kitapta ağırlıklı olarak bilim kurgu, sürrealist ve psikolojik hikâyeler yer almaktadır. Her hikâye farklı bir dünyaya ve bambaşka bir maceraya kapı aralar. Beklenmedik sonlar ve gerçek hayatla örtüşen ayrıntılar aracılığıyla okurları düşündürmeye ve hayal güçlerinin sınırlarını aşmalarına katkı sağlamaya çalıştım.
8. Yazdığım her eser benim için çok değerlidir. Onlar sanki düşüncelerimin bir parçasıdır. Bazen onları okurken gerçekten şaşırıyorum ve “Bunları gerçekten ben mi yazdım?” diye düşünüyorum.
9. Bu soruyla çok sık karşılaşmama rağmen cevap vermekte zorlanıyorum. Çünkü benim için yazmak ilham meselesi değildir. Sanki istemsizce gerçekleşiyor. Aklıma bir fikir takılıyor, karakterler oluşuyor, olay örgüsü şekilleniyor ve ben de sanki izlediğim bir filmin özetini yazıyormuş gibi hikâyeyi kaleme alıyorum.
10.Aklıma takılan sorular… Bazen zihnimde cevapsız kalan sorular oluyor. Yazdığım hikâyelerle ya bu sorulara bir cevap arıyorum ya da okurlarımı da bu sorular üzerine düşünmeye teşvik ediyorum.
11. Açıkçası belirli bir yazma rutinim yok. Bazen günlerce, hatta haftalarca hiçbir şey yazamıyorum. Bazen de öyle oluyor ki, çok acil bir işimi bile yarıda bırakıp aklıma gelen fikri ya da hikâyeyi hemen yazmaya başlıyorum.
12. Nedenini ben de bilmiyorum ama hikâyelerimin büyük bir kısmını otobüste yolculuk yaparken telefonumda yazdım. Hatta bu yüzden ineceğim durağı kaçırdığım bile oldu.
13. Yazarken beni en çok zorlayan şeylerden biri bazen “Bundan sonra ne olacak?” sorusudur. Çoğu zaman yazmaya başlıyorum ama olayların nasıl gelişeceğini ya da nasıl sona ereceğini ben de bilmiyorum. Bazen tamamen tıkanıp kalıyorum. Bu yüzden yarım kalmış birçok eserim var.
14. Bunu düşündüğüm zamanlar oldu ama hiçbir zaman vazgeçmedim. Yazmak bana manevi bir huzur veriyor. Maddi kazanç için ya da geniş kitlelere ulaşmak için değil, daha çok kendim için yazıyorum.
15. Genellikle evrensel sorulara cevap aramayı ya da insanların bu sorular üzerine düşünmesini sağlamayı amaçlıyorum. Bazen de uzak bir gelecekte bizim için sıra dışı görünen ama o dönemde son derece sıradan olacak olayları ve durumları tasvir ediyorum.
16. Okurlarımın tepkileri genellikle iki şekilde oluyor: Ya derin düşüncelere dalıyor, sorularla yüzleşip uzun uzun düşünüyorlar ya da beklenmedik sonlar karşısında büyük bir şaşkınlık ve hayranlık yaşıyorlar.
17. Düşünmek, şaşırmak, bazen de korkmak; düşüncenin sınırlarını aşarak sıradan ve kalıplaşmış eserlerin dışına çıkmak isteyen herkese kitabımı mutlaka okumalarını tavsiye ederim.
18. Günümüzde birçok yazar aynı ya da benzer türlerde eserler yazmaya çalışıyor; örneğin polisiye, psikolojik roman ve benzeri türlerde. Ancak benim eserlerim tamamen farklı bir çizgide ilerliyor. Her türden okurun ilgisini çekebilecek ve onları şaşırtabilecek eserler yazdığıma inanıyorum.
19. Başta kendim olmak üzere tüm yazar dostlarıma her zaman aynı tavsiyeyi veriyorum: Mümkün olduğunca çok okuyun ve çok yazın.
20. Yazmaya yeni başlayanlara ise her zaman şu tavsiyede bulunuyorum: Küçük bir hikâye yazın ve ardından onu olabildiğince farklı biçimlerde yeniden yazın; sanki her biri paralel evrenlerde geçiyormuş gibi.


1 Comment