Yalnızlığımı Seninle Aldattım.. Eda Berfinnaz Diker

📌 1. Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Eser sahibi; sorgulamayı bir alışkanlık, kelimeleri ise bir sığınak olarak gören bir yazardır. Yazmak onun için yalnızca bir anlatım biçimi değil; kendini, insanı ve dünyayı anlama çabasıdır. Toplumsal normların, dayatılmış doğruların ve görünmez sınırların insan ruhunda açtığı izleri merak eder; bu izleri kelimelerle görünür kılmaya çalışır.

Yazılarında bireyin iç dünyasıyla toplum arasındaki çatışmayı, kimlik arayışını ve özgürlük ihtiyacını merkeze alır. Sessiz kalanların sesi olmayı değil; sesi kısılmış duygulara alan açmayı amaçlar. Ona göre edebiyat, cevap vermekten çok doğru soruları sorma cesaretidir.

Yazarlık yolculuğunu bir varış noktası değil, bitmeyen bir arayış olarak gören eser sahibi; her metniyle hem okura hem kendine yeni bir pencere açmayı hedefler.

📌 2. Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdi?

Yazarlık kimisi için bir meslek, kimisi için ismin önünde havalı bir unvan, kimisi içinse yalnızca bir hobidir. Benim için ise bir kaçış.

Neyden kaçış diye soracak olursanız; bazen yaşayıp da anlatamadıklarımdan, bazen olmak isteyip de olamadıklarımdan kaçıyorum.

Yazmak, içimde sıkışıp kalanları dışarı çıkarabildiğim tek alan oldu. Bu kaçışın, yalnızca bana değil; kaçmak isteyen okurlara da bir yol, bir ışık olmasını istiyorum.

📌 3. Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser mi? İlk eseriniz neydi?

Evet, yazarlık serüvenimin ilk eserini yayımladım. İlk kitabım “Yalnızlığımı Seninle Aldattım”.

Şu an ise ikinci kitabım olan “Kayıp Ruhlar” üzerinde çalışıyorum.

📌 4. Bu ilk adım size ne hissettirdi?

Yazmak benim için özgürlükle eşdeğer. Aynı zamanda insanın kendine ayna tutması gibi.

Özgür düşünebilmenin, sınırları sorgulamanın kapısı yazıyla açılıyor. İlk kitabımla birlikte bu kapıdan cesaretle geçtiğimi hissettim.

📌 5. Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan karakterler var mı?

İnsan, düşüncelerinin ve yaşantısının ürünüdür. Yazdıkları da bunun bir yansımasıdır.

Her eser, kaleminin sahibinden izler taşır; bundan kaçmak mümkün değildir.

📌 6. Kendinizi yazdığınız karakterlerde bulduğunuz olur mu?

Bu sorunun cevabını bir önceki soruda net şekilde verdiğimi düşünüyorum.

📌 7. Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?

“Yalnızlığımı Seninle Aldattım”, bireyin iç dünyasına, yalnızlıkla kurduğu ilişkiye ve insanın kendisiyle olan çatışmasına odaklanan bir eser.

Daha çok hislerin, düşüncelerin ve sorgulamaların metne dönüştüğü bir kitap.

📌 8. Bu kitapların sizin için anlamı nedir?

Her biri, kendi iç yolculuğumdan geriye kalan izler.

Yazdığım her kitap, bir dönemimin sessiz tanığı.

📌 9. Yazarken size ilham veren şey nedir?

Kendi düşünce tarzım.

Dışarıdan çok içeriden besleniyorum.

📌 10. Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?

Bir düşüncenin içimde fazlaca büyümesi.

Sustumda taşmaya başladığı an, yazıya dönüşüyor.

📌 11. Bir yazar olarak üretim rutininiz nasıldır?

Üretim rutininin yalnızca yazara bağlı olduğunu düşünmüyorum.

Doğru bir yayıneviyle çalışmak, okurun geri dönüşleri ve motivasyonu da üretimi doğrudan etkiler. Yazarlık, tek kişilik bir süreç gibi görünse de aslında birçok etkenle beslenir.

📌 12. Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?

İlhama ihtiyaç duymuyorum.

Düşüncelerim ne zaman akmak isterse o zaman yazarım. Bunun için özel bir ritüele gerek duymuyorum.

📌 13. Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?

Alışılmış normların dışında hareket etmek.

İnsan, gözünü açtığı toplumun normlarıyla yoğruluyor. Bu normların dışına çıkma cesareti göstermek ve buna uyum sağlamak zorunda hissetmemek beni en çok zorlayan şeydi.

📌 14. Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?

İnsan tek başına çıktığı yolda elbette zorlanıyor, zaman zaman umutsuzluğa kapılıyor.

Ama ben o noktadan bile vazgeçmedim.

📌 15. Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?

Kesin doğrular sunmak değil; düşünmeye, sorgulamaya ve kendi gerçekliğini keşfetmeye cesaret vermek.

📌 16. Okuyucunun metnin sonunda zihninde neyle kalmasını istersiniz?

Tek bir düşünceyle değil.

Kendi düşünce tarzını geliştirerek, sorgulayarak ve anlam arayışında yeni sorular edinmiş olarak ayrılmasını isterim.

📌 17. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Çünkü bu kitaplar bir şey öğretme iddiası taşımaz.

Okuyucuya kendiyle baş başa kalabileceği bir alan sunar.

📌 18. Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?

Kendimi bu çağın insanı gibi hissetmiyorum.

Başka bir zamanda yaşamış olsaydım belki daha az yabancı hissederdim.

Beni diğer yazarlardan ayıran şeyin düşünce tarzım olduğunu düşünüyorum.

📌 19. Son olarak, edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?

Ben de hâlâ bu yolun başında sayılırım.

Ama şunu söyleyebilirim: Yazarlık, cesaret isteyen bir yalnızlıktır. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamadan, kendi sesinizi duymaya çalışın. Acele etmeyin; kelimeler zamanla yerini bulur.

📌 20. Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?

Çok yazıp sileceksiniz, zaman zaman umutsuzluğa kapılacaksınız; ama şunu unutmayın: İyi yazarlar çok yazanlar değil, çok silenlerdir.

Hayatında eline bir kitap almamış insanların, yazdıklarınız hakkında hüküm vermesine izin vermeyin. Eleştiriyi gerçekten eleştiri yapabilenlerden alın.

Ve biri size “Kim senin kitabını okuyacak?” dediğinde şunu söyleyin: Bir kişi bile okuyacaksa, ben o kitabı yazarım.

Esen kalın, vazgeçmeyin.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir