Yansımalar.. Figen Kubilay

1) Eser sahibi kimdir? Sizi biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben Figen Kubilay. İstanbul’da yaşıyorum. 22 yaşında bir kızım, 10 yaşında “Ponçiğim” ve 1 yaşında “Miyam” ile birlikte sevgi dolu bir hayatım var. Mimarım ve kurumsal bir şirkette çalışmaya devam ediyorum. Doğayı, dostluğu ve hayvanları çok severim. Okuryazarım; hobilerim benim can simidimdir ve kendime alan açmayı önemserim.

2) Hayatınızın dönüm noktaları, yazarlığa yönelmenizde etkili olan olaylar nelerdir?
Yazma tutkusunu geç fark edenlerdenim. Eşimi kaybettikten sonra şifalanmak amacıyla “sabah sayfaları” yazmaya başladım. 50. yaş günüm için kendime bir hediye vermek istedim ve ilk kitabım Yine Yeniden Hayata ile yazarlığa adım attım.

3) Yazarlık serüveninizde kaleme aldığınız ilk eser hangisiydi?
İlk eserim Yine Yeniden Hayata adlı otobiyografik kitabımdır.

4) Bu ilk adım size ne hissettirdi?
Cesaret ve umut.

5) Eserlerinizde tekrar eden temalar ya da sizi yansıtan unsurlar var mı?
Genel olarak döngü ve sevgi temaları eserlerimde sıkça yer alır.

6) Yazdığınız karakterlerde kendinizden parçalar bulur musunuz?
Evet. Genellikle kendi içimdeki çocuk sesini dinleyerek yazarım.

7) Bugüne kadar yayımlanmış kitaplarınızdan kısaca bahseder misiniz?
İlk kitabım Yine Yeniden Hayata, otobiyografik bir eserdir.
İkinci kitabım Yansımalar ise 17 kadının öykülerinin derlendiği bir çalışmadır.

8) Bu kitapların sizin için anlamı nedir?
İlk kitabımı bir anlatım aracı olmanın ötesinde, iyileştirici bir alan olarak gördüm. Yansımalar ise “birlik” inancımı pekiştiren bir eser oldu.

9) Yazarken size ilham veren şey nedir?
Hayatın kendisi.

10) Bir fikri yazıya dönüştürmeye iten duygu ya da an nedir?
Özellikle zor dönemlerden geçen okurlar için bir eşlikçi ya da yol arkadaşı olabilme isteği.

11) Bir yazar olarak üretim rutininiz var mı?
Henüz belirli bir üretim rutinim yok; yazmayı hobi olarak sürdürüyorum. Ancak üç yıldır sabah sayfalarımı aksatmadan yazıyorum.

12) Belirli bir yazma saatiniz ya da ritüeliniz var mı?
Evet. Üç yıldır her sabah saat 5’te, hafta sonları dâhil olmak üzere, uyku ile uyanıklık hâlinde üç sayfa yazarım. Akşam saat 7–8 civarında kısa öyküleştirme çalışmaları yaparım. Hafta sonları ise editler ve kayıtlarla ilgilenirim.

13) Yazma sürecinde sizi en çok zorlayan şey neydi?
Açıkçası pek zorlandığımı söyleyemem.

14) Hiç vazgeçme noktasına geldiğiniz oldu mu?
Hayır. Kendimi baskılamadığım için böyle bir noktaya gelmedim.

15) Eserlerinizin ana fikirleri ya da vermek istediğiniz temel mesajlar nelerdir?
Bireyin kendini tanıma süreci, içsel dönüşüm ve farkındalık eserlerimde önemli bir yer tutar. “Sınır sizsiniz ya da sınırsızsınız” temel mesajımdır.

16) Okurun metnin sonunda neyle kalmasını istersiniz?
“Yeniden başlamak” kavramının mümkün olduğunu ve insanın içindeki gücü hatırlamasını isterim.

17) Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Kendini yalnız hisseden, zor bir dönemden geçen ya da yeniden başlamak isteyen herkes için bu kitap bir yol arkadaşı olabilir. Okura “sen de yapabilirsin” demekten çok, “yanındayım” hissini vermeyi amaçlar.

18) Sizi diğer yazarlardan ayıran şey ne olabilir?
Yazarken herhangi bir beklentiyle değil, tamamen içtenlik ve şifa niyetiyle yazıyorum. Öğreten değil, eşlik eden bir dilim var.

19) Edebiyat yolculuğunda olan genç yazarlara veya yazar adaylarına ne söylemek istersiniz?
Kendilerini başkalarıyla kıyaslamadan, kendi seslerini dinlemelerini öneririm. Yazmak bir sonuç değil, bir süreçtir. Sabırla ve sevgiyle devam etsinler.

20) Yazmaya yeni başlayanlara bir tavsiye mektubu yazacak olsanız, ilk cümlesi ne olurdu?
“Yazdıklarının iyi olup olmadığını düşünmeden, önce yazmaya cesaret et.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir