RÖPORTAJ:EYYÜP AKKAYA

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Eyyüp Akkaya. 38 yaşındayım. 2013 yılında evlendim ve 11 yaşında bir oğlum var. Süleyman Demirel Üniversitesi Senirkent Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü mezunuyum. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim.

Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde ikamet ediyorum. 2022 yılından bu yana Ceylanpınar Belediyesinde memur olarak görev yapıyorum. Memuriyet öncesinde çeşitli şirketlerde elektrik işleri, zincir marketlerde çalışma ve meslek lisesinde ücretli öğretmenlik gibi farklı görevlerde bulundum. Bu deneyimler sayesinde farklı alanlarda çalışma ve çeşitli sorumluluklar üstlenme fırsatı elde ettim.


2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

11 yaşında otizmli bir oğlum var. Yazarlığa adım atmamın en büyük nedeni oğlum oldu.Onun hayatındaki mücadeleler, yaşadığımız zorluklar ve karşılaştığımız güzel insanlar bana bu kitabı yazma ilhamını verdi.

Mucize Yolculuk, otizmi ve otizmli çocukların hayatına dokunan idealist öğretmenleri anlatıyor. Bu kitapta; sevginin, sabrın, anlayışın ve doğru bir öğretmenin bir çocuğun hayatında ne kadar büyük bir fark yaratabileceğini anlatmak istedim. Bu yolculuk benim için sadece bir kitap yazmak değil, oğlumdan öğrendiklerimi ve yaşadıklarımızı okuyucularla paylaşmak anlamına geliyor.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Tabii, daha sade, samimi ve akıcı bir dille şöyle ifade edebilirsiniz: Romanımı farkındalık yaratmak için kaleme aldım. Aslında bu kitabı yazmamın tek bir nedeni yok; birçok nedeni var. Maalesef hâlâ otizmin ne olduğunu bilmeyen ve otizmli bireyleri anlamakta zorlanan insanlar var. Bazen de anlamak yerine onları dışlayan bir toplumla karşılaşıyoruz.

Ben, otizmli bireylerin daha iyi anlaşılmasını istiyorum. Çünkü bir insanı anlamak, ona fırsat vermenin ilk adımıdır. Otizmli bireyler anlaşıldığında, kendilerini daha iyi ifade edebilir ve topluma çok daha fazla katkı sağlayabilirler. Hatta başarıları, mücadeleleri ve hayata bakışlarıyla hepimize ilham olabilirler.

Ben de romanımla bu farkındalığa küçük de olsa bir katkı sunmak istedim.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Çocukluğumda okuduğum kitaplar, hayal dünyamı ve anlatım biçimimi şekillendirdi. Okudukça insanları, duyguları ve hayatı daha farklı gözlerle görmeyi öğrendim. Bugün yazarken sade, samimi ve okuyucuya dokunan bir dil kullanmaya özen gösteriyorum.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Oğlumla birlikte çıktığımız otizm yolculuğu, yazarlığa adım atmamın en önemli nedeni oldu. Yaşadığımız zorluklar, karşılaştığımız insanlar ve edindiğim deneyimler, bunları kaleme alarak daha fazla insana ulaşma isteği uyandırdı.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

Bence iyi bir yazar olmanın en önemli şartları; iyi gözlem yapmak, çok okumak, sabırlı olmak ve samimi yazmaktır. Ben de bu yolda yaşadıklarımı ve gözlemlerimi sade, anlaşılır ve okuyucunun kendinden bir şey bulabileceği bir dille anlatmaya çalıştım.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

Kaleme aldığım ilk kitap Mucize Yolculuk. Şu an için yayınlanan başka bir kitabım bulunmuyor. Bu kitap benim için hem yazarlığa attığım ilk adım hem de oğlumla çıktığımız yolculuğun bir yansıması.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Kitaplarımın konularını belirleyen en önemli etken, hayatın içinde yaşadığım deneyimlerdir.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?  

Hikâyeyi kurgularken ana hatları önceden belirliyorum; ancak yazdıkça karakterlerin duyguları ve yaşadıkları olaylar hikâyenin yönünü değiştirebiliyor. Bazen karakterler kendi yollarını çiziyor ve ben de onların peşinden gidiyorum.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

Bana en büyük ilhamı hayatın kendisi, yaşadığım deneyimler ve ailemle çıktığımız yolculuk veriyor. İnsanların hikâyeleri, mücadeleleri ve umutları da yazarken bana güç katıyor.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

 En çok kendimi sakin ve huzurlu hissettiğim zamanlarda daha üretken oluyorum. Beni yazmaya en çok motive eden şey ise bir hikâyenin bir insana dokunabileceğini ve farkındalık yaratabileceğini bilmek.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

Okuyucular Mucize Yolculuk’u yalnızca bir roman okumak için değil, otizme farklı bir pencereden bakmak, anlamanın ve sevginin bir insanın hayatında nasıl mucizeler yaratabileceğini keşfetmek için okumalı.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Kitabımın ana mesajı; anlamak, sabretmek ve fırsat vermenin hayatları değiştirebileceğidir. Otizmli bireylerin dışlanmak yerine anlaşılmaya, desteklenmeye ve yeteneklerini gösterebilecekleri fırsatlara ihtiyaçları olduğunu anlatmak istiyorum.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Yazmanın en zor yanı, yaşadığım duyguları ve deneyimleri doğru kelimelerle anlatabilmekti. Sabırla, okuyarak ve yaşadıklarımı samimiyetle kaleme alarak bu zorlukların üstesinden gelmeye çalıştım.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Yazmakta zorlandığım zaman kendime biraz zaman tanıyorum. Hayattan, insanlardan ve yaşadıklarımdan ilham alarak yeniden güç topluyor, içimden gelen duygularla yazmaya devam ediyorum.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Kitabımı daha geniş kitlelere ulaştırmak için imza günleri, söyleşiler ve çeşitli farkındalık etkinliklerine katılmayı önemsiyorum. Özellikle otizm konusunda insanlarla bir araya gelerek hem kitabımı hem de vermek istediğim mesajı paylaşmaya çalışıyorum.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Henüz kitap fuarlarına ve yazar-okur buluşmalarına katılma fırsatım olmadı. Ancak ileride bu etkinliklerde okuyucularımla bir araya gelmeyi, kitabımın mesajını paylaşmayı ve onların düşüncelerini dinlemeyi çok önemsiyorum.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

Şu an için üzerinde çalıştığım yeni bir proje bulunmuyor. Ancak ileride yine hayatın içinden, insanlara dokunan ve farkındalık yaratacak yeni hikâyeler kaleme almak istiyorum.

 19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Beni en çok duygulandıran geri dönüşler, kitabımın okuyucuların kalbine dokunduğunu ve otizme bakış açılarını değiştirdiğini söylemeleri oldu. Bir kişinin bile kendini daha iyi hissetmesine veya bir başkasını daha iyi anlamasına vesile olmak benim için en büyük mutluluk.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Yazar adaylarına bol bol okumalarını, sabırlı olmalarını ve kendi seslerini bulmaktan vazgeçmemelerini tavsiye ederim. En önemlisi de yüreklerinde biriktirdiklerini samimiyetle kâğıda dökmekten korkmasınlar.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir