ÇİĞDEM BİNNUR YAĞCI:BAŞARILARIM HATIRLANSIN ENGELİM DEĞİL!

Kendimi ya da hayatımı anlatırken zorlandıklarımdan çok, o zorluklara rağmen gittiğim yolu
ve ulaşmak istediğim hedefleri konuşmayı seviyorum. Biliyorum, bazen zorlansam bile
çabalamam da bunlara dahil. Ama beni tanımlayan tek şey bunlar değil.
Kendimi sürekli “hayat mücadelesi veren biri” ya da “engelli biri” olarak anlatmayı doğru
bulmuyorum. Çünkü insan sadece yaşadığı zorluklardan ibaret değildir. Ben de kendimi,
eksik olduğumu düşünülen yönlerimle değil, yapabileceklerimle tanımlamayı seçiyorum.
Hayallerim, hedeflerim ve yazılarım bence benliğimin çok daha büyük bir kısmını
oluşturuyor.
Belki bir gün önemli başarılara imza attığımda benim hakkımda şöyle konuşulacak: “Bu kız
bunları başaran kişi değil miydi?” İşte ben tam da bunu istiyorum. İnsanların aklında
tekerlekli sandalyemle değil, yazdığım bir kitapla, ortaya koyduğum bir fikirle ya da bir
başarımla kalmak istiyorum. Çünkü insan, sahip olduğu fiziksel özelliklerle değil, bıraktığı
izlerle hatırlanır.
Eminim birçok kişinin aklına aynı soru gelmiştir: “Engelini görmezden mi geliyorsun?”
Hayır. Tam tersine, engelim benim gerçeğim. Tekerlekli sandalye kullanıyorum ve
yürüyemiyorum. Bunları saklamıyorum ve bunlardan utanmıyorum. Hayatımın bir parçası
olduklarını kabul ediyorum. Ama kabul etmek başka, bütün benliğimi bunun üzerine kurmak
çok başka bir şey.
Toplumun yaptığı en büyük yanlışlardan biri, bir insanın özelliklerinden yalnızca bir tanesini
alıp onu tüm kimliğiymiş gibi görmek. Ama aynı insanın mesleği, düşünceleri ve yetenekleri
de vardır. Maalesef bazen insanlar bunları görmek yerine ilk dikkatlerini çeken özelliğe
odaklanıyorlar.
Aslında “engelli olmak” üzerine düşünüyorum. Gerçekten engelli olmak nedir? Sadece
yürüyememek, konuşamamak, duyamamak ya da görememek mi? Yoksa insanların bir
bireyin potansiyelini ve dünyaya katabileceklerini görmezden gelmesi mi?
Bazen asıl engelin bedende değil, bakış açısında olduğunu düşünüyorum. Bir insanın sahip
olduğu yetenekleri görmek yerine yalnızca eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine
odaklanıyorsak, o zaman sorgulanması gereken bambaşka bir engel vardır. İnsanları sahip
olmadıkları şeylerle değil, oldukları kişiyle gördüğümüz zaman birçok görünmez engel
kendiliğinden gerçekten yok olacaktır
Benim hikâyem bir engelli hikâyesi değil. Benim hikâyem, hayalleri olan, yazan ve
hedeflerine ulaşmak için çalışan birinin hikâyesi. Tabii ki tekerlekli sandalye hayatımın bir
gerçeği. Ama benim kimliğim bundan çok daha fazlası…
Çiğdem Binnur Yağcı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir