RÖPORTAJ:ARİFE KAYA

  1. Eser sahibi kimdir? BEN ARİFE KAYA
    1970 Tokat doğumluyum. Çocukluğum köyde geçti. İlkokulu köyde okudum. Evlendikten sonra İzmir’e
    yerleştim. İş hayatından (tekstilden) emekli oldum. 2 çocuk annesiyim.
  2. Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
    Birçok neden var ama abimin vefat etmesi asıl kırılma noktam oldu.
  3. Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
    Evet, zor bir dönemdi. Ciddi bir hastalık geçirdiğim bir andı. Her şeyin altüst olduğunu düşündüğüm o
    anda, içimden küçük bir kız çocuğu sevgiye açtı gözlerini. Annemin ölümüyle onu içimde bir yerde
    bırakmış, o küçük kız çocuğunu unutmuştum; o anda birden büyümüştüm. Hastalığımı o küçük kız
    çocuğunun sevgisi iyileştirdi.
  4. Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve
    üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
    Genelde içine kapanık bir çocukluk yaşamış olsam da kitap okumayı severdim. Doğa ve kitaplarla
    barışıktım. Ezberlediğim şiirleri doğada sesli okurdum; sanki doğa bana eşlik ediyormuş gibi. Bugünkü
    beni çocukluğuma, okuduğum kitaplara ve yaşanmışlıklara borçluyum.
  5. Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
    İnsanın kırıldığı, düştüğü anlar oluyor. Bu durum içimizdeki derin parçalarla alakalı. O parçaların içinde
    derin duygular var; o duyguları kaleme aldığımda yazmak bana iyi geldi.
  6. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir? Siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
    Okuyun ve sürekli yazın. Düşünceler zamanla yoğrulur, cümlelere dönüşür. Yaşanmışlıkları kaleme
    aldığında, yüreğinden akanları yazdığında o ilham zaten yolu gösteriyor. Kitap emek ister.
  7. Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
    İlk kitabım ‘Kalbin Evrenin Takvimidir’. İkinci kitabım ise basım aşamasında olan ‘Güzel Yerlere Giden
    Patika Yollar Taşlıdır’.
  8. Kitabınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken veya etkenler nelerdir?
    Yaşanmışlıklar ve empati.
  9. Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa
    yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
    Henüz bir hikâye yazmadım. Yazdığım zaman önceden planlıyor olsam da yazdığım anın akışına göre
    belirlerim.
  10. Size ilham veren şeyler nelerdir?
    Doğa, çevrede gördüğüm güzellikler ve müzik.
  11. En çok hangi dönemde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey
    nedir?
    Sadece o an yaşadığım duygularla ilgili bir şey seni çok etkilemiştir veya üzmüştür. Genel olarak duygu
    değişimlerinde üretkenlik artabiliyor.
  12. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
    Çünkü her ruha hitap ettiğimi düşünüyorum.
  13. Kitap veya kitaplarınızdaki ana fikir ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
    Savaşlar olmasın; ‘sen-ben’ değil, ‘biz’ olduğumuz bu dünyada hiçbir canlıya zarar vermeden yaşamak.
  14. Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
    Yazmanın en büyük zorluğu, kendinizin hem işçisi hem de işvereni olmak zorunda kalmanızdır. Ben
    konuşurken değil de yazdığımda duygularımı daha anlaşılır olarak ifade edebiliyorum. Bir yazarın
    sansür olmadan kelimeleri kullanma özgürlüğü sonsuz olmalı.
  15. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
    Yazar tıkanıklığı yaşadığımda kendime zaman tanıyor, akışa bırakıyorum. Güzel şeyler olacağını
    düşünerek hayaller kurmaya devam ediyorum. Benim için yazmak bu yolculukta bir kişinin bile
    hayatına dokunabildiysen amacına ulaşmış olmaktır.
  16. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için
    ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
    Henüz fuar ve imza günüm olmadı. Sesimi daha geniş kitlelere duyurabilmek adına sosyal medya
    hesabı yönetiyorum.
  17. Kitap fuarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir? Bu etkinliklerin size ve
    okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
    Fuarda okurlarla buluşmak, aynı enerjinin içine girmek bir gönül bağı oluşturur. Onların kitap ile olan
    ilgilerini, yazar hakkındaki düşüncelerini anlayınca yazar kelimelerin renklerini de çoğaltabilir.
  18. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeniz ve keşfetmek istediğiniz yeni bir fikir var mı?
    Şu an üzerinde çalıştığım eser bir şiir kitabı: ‘Güzel Yerlere Giden Patika Yollar Taşlıdır’.
  19. Okuyunculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran veya şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
    Evet, beni en çok duygulandıran an; bir okuyucumun yazmak istediğini ama bir türlü başlayamadığını
    söylemesiydi. Ona ‘İlk yazacağın hikâye ve şiirde mükemmel olmak zorunda değilsin, sürekli yaz.
    Yazdığın kelimeler bir gün güzel cümlelere dönüşecektir. Yazamadığında pes etme, devam et’
    demiştim. O okurumun şimdi hikâye yazdığı bir kitabı var.
  20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
    Hayallerinin peşinden gitsinler, hiçbir zaman pes etmesinler. İlk başlangıçlar mükemmel olmayabilir
    ama hamur yoğruldukça özünü bulur. Yazarlık yolunda kelimeleri kullanma özgürlükleri sonsuz olsun.
    Arife Ağaçataş Kaya

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir