GÜLÜMSEYİŞİN BAŞKALARINA UMUT OLSUN
Günün bize getirdikleri birikerek koskoca bir yaşam oluyor. Yaşıyoruz iyisiyle, kötüsüyle.
Sevinçli ve mutluysak iyi, üzüntülü, dertliysek kötü. Kul “İnşallah” der Allah “İnşa” eder.
” Kulun kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” diyor ayette. Çabalamak gerek o zaman iyiyi görebilmek,
güzeli bulabilmek, dağılan parçaları toplamak bir bütün olabilmek için. Yaşama sevinci aşılamak bu kısırdöngüde bir tat bir doku katmak ruhlara.
Yıllar öncesinde kaldı tek başına mutluluk denen şey. Vakit bir olma, birden bütüne varabilme, o bütünde Allah sevgisiyle kuşanma vakti. Gönüller bugün yarım, kırgın ve dalında kuruyup düşecek yaprak kadar çaresiz ve hassas. Kalabalığın içinde yalnız kalmak nedir bunu en iyi yaşlılar, hastalar, gönlü kırık sevgililer anlar. O zaman vurur insanın yüzüne tüm duygular. Sanki bir yandan kapı açılmış bir yandan da pencere, bir oradan bir buradan eser yüzüne rüzgâr insanın, savunmasız hissedersin kendini, tüm hücrelerinle üşürsün ama mecalin yoktur kalkıp kapıyı, pencereyi kapatmaya. Geçirirsin içinden ne fark edecek ki diye.
İçini ısıtmaz ki dışarının sıcağı bir kere ayazı yemiştir çünkü duyguların. Bazen insan sadece güzel anılarını hatırlar. Bu anılar ruhunu tamir eder, bir nevi panzehir etkisi yaratır. Bizi iyi hissettiren her bir şey bizi bize geri verir, onarır ve iyileştirir. Bunların ne olduğunu biliyorsak ne mutlu. O zaman anılarımızı da başa sarmamızda bir sakınca yok, yarar var.
Hatırlayalım yüzümüzdeki gülümsemeleri bazen buruk da olsa hatırlayalım.
Ve diyorum ki;
Dudağının kenarında bir küçük gülümseme bile belirse onu hiçe sayma.
Sayma ki izinden gülücükler kahkahalar yol bulsun.
Sana değilse bile birilerine umut olsun, neşe olsun.
Belki bir gün sen de umutla dolarsın, neşeyle dolarsın bir başkasının küçük bir gülümsemesinden.
Anılarımız da duvardaki yerini almadan önce içimizi yeşertir. Bugünümüze bile yetecek kadar anlatacak güzel şeylerimiz varsa düne dair, yaşadığımızın ispatıdır.
Belki de o andır tek mutluluğumuz ve saklarız duvardaki, albümdeki fotoğrafları büyük bir özenle. Bu anımız da bizim ortak anımız oldu şu an. Ve güzel anlar, anılara dönüştüğünde sıcak bir his ile hatırlanır, kalbi ılık ılık olur insanın. Bir gülümseme bırakır dudağının kenarında.
Güzel anlar, yine sıcacık bir çay ve kahve ile yanında dostlarla da anı olur.
Maddesel şeyler anlık sıcaklık sağlar içimizde, çay, kahve gibi ve bir bahanedir dost ile sohbet için.
Manevi şeylerse yaşam sürdüğü ve hafıza var olduğu sürece canlı ve sıcaktır.
Yeter ki hatırlanmak istensin. Ve yine diyorum ki; hatıralarımızda gülümsemelerimiz kalsın. O zaman şimdi gülümse.
Mihrap ALTINTAŞ
