KORHAN KÜLÇE:SEVDİĞİNİN KAHRAMANI OLMAK

SEVDİĞİNİN KAHRAMANI OLMAK

I.
Asıl hikâye, tam da böyle bir akşamüstü başlar;
kızıl bir hüzün inerken durgun denizin göğsüne.
Ekim, yapraklarından evvel gururunu bırakır toprağa;
rüzgâr, kadim bir aşkın unutulmuş duasını taşır kıyılara.
Gök ile denizin birbirine değdiği o ince hudutta
zaman susar;
bir ânın içine koca bir ömür sığar.

II.
Çünkü insan, en çok sevdiğinin kahramanı olmak ister.
Dünyanın bütün fırtınalarından saklanabileceği
tek liman,
gecesinde kaybolabileceği tek gökyüzü,
başını koyduğunda bütün yorgunluğunu unutabileceği
tek omuz olmak ister.

Sonbaharın sitemkâr serinliği vururken kıyılara,
dünyada ne varsa,
bir şekilde aşka çıkar yolu.

İnsan ne kadar kaçsa da kendi yalnızlığından, Yine bir sevginin zarafetinde arar kendi izini.

III.
Aramaktır zaten yaşamak dediğin derin keder;
Arayış bitmez ne yollarda, ne ıssız sokaklarda,
Ne pencerelerine hüzün sızan o sessiz evlerde.
Her yerde, attığın her adımda, durduğun her köşede.
Gözlerin o tanıdık sığınağı, o ruh ikizini arar.

IV.
Şimdi Ekim, en mahzun ve en zarif yüzünü çevirmişken bize,
güneş, pürüzsüz suların üzerine son bir altın öpücük bırakıp
günün koyu sessizliğine çekilir.

Ve deniz, kıyıya vuran her dalgasında
aynı sırrı yeniden söyler:

Sevmek;
birinin peşine düşmekten çok,
onun kalbinde kendine bir yurt bulmaktır.

Aradığın yüzde tamamlanmak,
bir çift gözün içinde bütün yollarını unutmak
ve nihayet,
o kalbin bütün korkularına karşı
sığınılacak kişi olabilmektir.

V.
Aşkın en büyük cesareti,
birinin kalbine girmek değil;
o kalbin, senden başka hiçbir yere sığınmak istemeyeceği kadar derinden sevebilmektir.

Yazan
Korhan KÜLÇE
07/10/2026
Saat: 01:00
Minik patili kızımdan uzakta

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir