VARYASYON KALEMLER
RÖPORTAJ
1.Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Merhaba, ben Hamza Karabektaş. 1995 yılında küçük bir köyde altı kardeşin en küçüğü olarak doğdum. İlk okulu doğduğum köy okulunda bitirdim. Liseyi Anadolu Lisesinde okudum. Denizli, Pamukkale Üniversitesinde Sanat Tarihi bölümünden mezun oldum. Orta okuldan beri birçok kısa hikâye yazmamın dışında ilk romanım 2022’de yayınlandı. Her tür kurgusal dünyaların büyük bir hayranı, iyi bir satranç oyuncusu ve yolculuğa çıkmayı seven biriyim.
2.Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu?
Çocukluğumdan beri okumayı seven, içinde yaşadığımız dünyadan daha ilginç dünyaların ilgimi çektiği biriydim. Hayal gücümün beni sürüklediği yerler benim için özeldi. O dünyalarda kendimi çok daha mutlu, özgür hissediyordum. Bu yüzden bir noktada bunların zihnimden taşıp sayfalar akması sadece bir an meselesiydi.
3.Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?
Evet, orta okulun son sınıfında Türkçe dersindeki bir yazarlık yarışması bir okuyucudan yazarlığa geçtiğim ilk andı. O yarışma için bir hikâye yazıp tüm sınıfa okunduktan sonra kazandığımda anlatabilecek hikayelerimin olduğunu ve bunların okuduğum diğer kitaplar gibi birileri için değerli olabileceğini düşündüm. O dersin öğretmeni ise bana destek olan, sohbet edebildiğim harika biriydi ve bir gün bir kitap yazarsam ona adayacağıma söz vermiştim. Bu söz zihnimde beliren hikâye fikirleri gibi beni yazmaya iten önemli bir başka güçtü ve ilk romanımı öğretmenim Emel Çakal’a adadığımdan hem kendi hayalimi gerçekleştirip hem de sözümü yerine getirdim.
4.Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?
Okuduğum ve beni ilk etkileyen hikâye Alice Harikalar Diyarındaydı. O hikâyeyi çocukken defalarca okumuşumdur ve onun gibi tuhaf dünyalarda geçen hikayeleri aramaya devam ettim ama büyüdükçe kendimi ölümsüz klasik romanların dünyalarına da kaptırdım. Dostoyevski, Jack London ve Shakespeare gibi yazarların yazım dillerindeki incelik, duyguları ve düşünceleri aktarmaktaki güçleri, kelimelerle canlı bir şekilde çizdikleri dünyalar benim yazım dilime büyük bir katkı sağladı ve beni felsefe dünyasına çeken Sofinin Dünyası kitabı düşüncelerime bir derinlik katmamda büyük bir katkısı oldu.
5. Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?
Her beni büyüleyen bir kitap okuduktan sonra o dünyanın sadece bir okuyucusu olarak değil de bir yaratıcısı olmak beni yavaş yavaş yazarlığa çeken bir histi. Yazdığım hikayelerin beğenilmesi, insanların hayal gücüm ve düşüncelerim için beni övmesi bu yolda ilerlememde bir güçtü ama yazar olmak daha çok kendi içimde bir karardı. Hayal gücümü ve fikirlerimi dünyaya aktarmanın, diğer insanlarla bağ kurmanın, her insan gibi ölümsüzlüğü aramanın benim için başka bir yolu olduğunu düşünemezdim. Kendi dünyamda yalnız kaldığım anlarda sonunda hiç kimse romanlarımı okumasa bile yazar olmaya çoktan karar vermiştim.
6. İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir, siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?
İki şartı olduğunu düşünüyorum. Çok fazla kitap okumak ve her gün masanın başına oturup yazmak. Yazmanın kendisi sürekli bir irade mücadelesidir. İlhamın gelmesini, mükemmel şartların oluşmasını bekleyemezsin. Bir dağa tırmanmak, bir kum fırtınasına ilerlemek gibi sürekli mücadele etmelisin ve eğer pes edersen öleceğini düşünmek gibi o yolda tek başına olduğunun da farkında olmalısın. Sayfaların, odanın dışında seni destekleyen insanlar olabilir ama yazarken hikayenle yüzleşecek, ona şekil verecek, tüm zorluğuna rağmen onu doğuracak olan sadece sensin.
7. Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?
Yazdığım ilk romanın ismi SON. Bu romana üniversitedeyken yazmaya başlamıştım ama fikri lisedeyken zihnimde oluşmuştu ve yıllara yayılan süreçte üniversitenin sonuna doğru bitirdim. Muhtemelen yazmak için en uzun uğraştığım roman bu olacaktır ama mesele hikâyenin karmaşıklığı değil sadece ilk olmasıydı. Yazdığım kısa hikâyelerden farklı ilk kez kapsamlı bir roman yazmaya çalışırken yeni bir düzen kurmaya çalışıyordum ama sonunda bitirdiğimde ve 2022’de yayınlandığında kendime gerçekten yazar olduğumu söyleyebiliyordum. Bu romanımdan sonra 2024’de ikinci romanım KOZADAKİ DÜNYA yayınlandı ve içinde bulunduğum 2026’da “KÖTÜ OLMAK” romanım çıktı ve şu an da kendime yayınlatmak için iki yıllık bir süre tanıdığım yeni romanımla uğraşıyorum.
8. Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?
En önemli etken kendim olmalıyım. Yaşadığım hayatta şekillenen duygularım, düşüncelerim, savunduğum fikirler ve değerler yazmak istediğim konuların çekirdeğini oluşturuyor. Şu an kadar yazdığım ve gelecekte yazacağım romanlarımda bile en değer verdiğim fikir olan Özgürlük arayışı yazılarımdaki en temel konu olmalı. Yazdığım dünyaların kuralları ne olursa olsun karakterlerimin hisleri bu arayışın etrafında şekilleniyor ve onlarda kendimi gördüğüm gibi insanlarında bu hislerin etrafında şekillenen konuyla bağlantı kurmalarını umuyorum.
9. Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?
Aklımda bir hikâye fikri belirdiğinde zamanla kurgunun tepe noktalarını ve sonunu görebiliyorum ama o noktaları birbirine bağlayan olaylar yazarken ortaya çıkıyor. Yazarken kurgunun ilerleyişinde benimle karakter arasındaki kontrolün bazen el değiştirdiğini hissedebiliyorum ve sonunda sadece kendi seçimlerimden değil karakterlerim kişiliğinin, hislerinin de etkilediği bir hikâye ortaya çıkıyor.
10. Size ilham veren şeyler nelerdir?
Zamanımın çoğunun gerçek dünya yerine kurgulara ayırdığımdan okuduğum kitaplar, izlediğim filimler, animeler en büyük ilham kaynağım olması dışında. Doğada yaptığım yürüyüşler, çıktığım geziler ve zeki insanlarla sohbet etmek ilham kaynaklarım arasında
11. En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?
Daha üretken olduğum bir dönem olduğunu sanmıyorum. Yazın sıcağında olduğu kadar kışın soğuğunda da yazabilirim ama zaman olarak sabahları, bir kahveden sonra yazmayı daha çok seviyorum. Beni en çok motive eden ise gerçekte harika, beni etkileyen kitaplar okumak. Böyle eserler okuduğumda ben de onların arasında olabilmek için daha fazla çabalama isteği uyandırıyor.
12. Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?
Bunun cevabının kendilerinden de bazı parçalar bulup karakterlerimle derin bağlar kurabilmeleri olmasını isterim. Bir şeyleri sorgulamanın insan olmanın önemli bir parçası olduğunu düşündüğümden okuyucularımın zihinlerinden yen sorular ortaya çıkarırken kendi cevaplarımı da sunduğum bir tür arayış olması kitaplarımı okumayı değerli kılacaktır.
13. Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?
Kitaplarım üzerine kurulduğu ana fikir özgürlük arayışı, insan olmanın doğası ve doğru olanın ne olduğunu sorgulayan bir arayış olarak okuyucuları psikoloji, gizem ve sıra dışı dünyaların kurguları arasında düşünmeyi, mücadele etmeyi ve değişime açık olma mesajı veriyor.
14. Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?
Yazar olmak ilk başta hayatta kalabilmek için yeterli bir kariyer değil ama yazmayı seviyorsan ve fikirlerle doluysan tüm ekonomik zorluklara rağmen bunun için çabalaman, fedakarlıkta bulunman gerekiyor ve bu her zaman ödüllendirici olmasa bile yine de çalışmanın içinde seni tatmin eden o güzelliği bulmalısın. Yazmak okuyucularla bir bağ kurmaktır ve bu bağı yakın çevrende bile bulamayabilirsin ama tek bir kişi bile olsa hikayenden etkilenen, bir domino taşına dokunmak gibi zihninde bir hareket başlattığın biriyle konuşmak tüm zorluklara değen bir his olabilir ama öncelikle sadece kendin için yazmalısın, ne kadar okuyucuya ulaşacağını, birilerinin düşüncelerini anlayıp anlamayacağını umursamadan yazmanın verdiği o keyif için sayfanın başında olmalısın.
15. Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?
Çok sevdiğim romanlardan birinin tekrar okumak, tamamen yeni bir tat ya da uğraş denemek ve kendimi bir süreliğine farklı bir şekilde ifade etmeye çalışarak üzerinden gelebilirim.
16. Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?
Çoğunlukla sosyal medya araçlarını kullanıyorum. Kitap sayfalarına reklam için romanlarımı göndermek dışında ilk kitabımın profesyonel bir seslendirmen tarafından hazırlanmış isteyen herkesin ulaşabileceği 50 sayfalık sesli bir kaydı var.
17. Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?
Bu tür etkinliklere okuyucu-yazar olarak katılmayı her zaman sevmişimdir. Bu tür yerler okuyucular için çöllerdeki vahalar gibidir. Ortak bir ilgiyi paylaşan insanların buluşabildiğin. Yazarların okuyucularıyla bağ kurabildiği özel yerlerdir ve bu tür etkinliklerin sayılarının her zaman artmasını umuyorum.
18. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?
Şu ana 4. Romanım üzerine çalışıyorum. Gerçek mekanlarla kurgunun birbirine karıştığı tüm dünyaya yayılan bir yolculuk hikayesi. Yeni projeler olarak da bir düzine kadar roman fikrim var. Özellikle yazmayı planladığım 5. Romanım bir üçleme olarak yazdığım ilk seri olacak.
19. Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?
Yayınlanan son romanımda gerçek hayattan tanıdığım bir arkadaşımı karakterimden biri olarak kullandığımdan onun düşüncelerini duymak hoştu. Bunun dışından yorumlarını en sevdiğim sayfalardan birinin düşünceleri okumak ve ilk kez bir röportaj için davet edilmek beni etkilemişti. Tabi son romanımın içeriği nedeniyle aldığım bazı sert tepkilere şaşırsam da iyi ya da kötü herkesin düşüncelerine saygı duyuyorum.
20. Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?
Eğer yazmak gerçekten sevdiğiniz bir iş hatta bir yaşam amacı ise zorluklar karşısında mücadele etmekten asla vazgeçmeyin. Herkes bundan para bile kazanmıyorken neden zamanınızı bunu harcadığınızı anlamayabilir ama hikayelerinizin bir vücut bulmasının, belki sizin ömrünüzden bile çok daha sonra az sayıda insanın zihinlerinde yankılanması değerli olacaktır ama kimse bilmese, bir sandığın içinde unutulacak bile olsa yazmanın kendisi hayatınıza bir anlam kattıysa bu bile yazmak için yeterlidir.



