RÖPORTAJ:RABİA DURMUŞ

1-Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz?

Ben Rabia Durmuş. Kahramanmaraşlıyım. Şiirlerimde daha çok aşkı, sevgiyi, özlemi, kırgınlığı ve insanın içinde biriktirdiği duyguları konu ediniyorum. Bazen söylenemeyen bir söz, bazen yarım kalmış bir hikâye oluyor şiirlerimin başlangıcı. İlk şiir kitabım SON MISRALAR ile bu duyguları okurlarımla buluşturdum. Kendime ait bir ses ve anlatım dili oluşturma yolunda ilerliyorum.

2-Yazarlığa adım atmanızda ki asıl kırılma noktası ne oldu?

Yazarlığa adım atmamı sağlayan tek bir olaydan söz edemem. Zamanla içimde biriken duyguların, düşüncelerin ve anlatma isteğinin şiirlere dönüşmesiyle bu yolculuk başladı. Bazı hislerin konuşarak anlatılamadığını, kelimelerin ise onlara bambaşka bir kapı açtığını fark ettim. Yazdıkça kendimi ve anlatmak istediklerimi daha iyi tanıdım.

3-Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı?

Kalemi elime almama neden olan belirli bir an yoktu. Bazen insanın içinde tarif etmekte zorlandığı duygular birikir. Ben de o duyguları dizelere aktarmaya başladım. Başlangıçta kendime ait olan bu satırlar, zamanla şiire dönüştü. Sanırım benim için kalemle kurulan bağın başlangıcı da tam olarak buydu.

4-Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu?

Okumak, bir yazarın kendisini geliştirmesindeki en önemli duraklardan biri. Farklı kalemlerle tanışmak, farklı anlatım biçimlerini görmek benim de kelimelere bakışımı geliştirdi. Her yazarın kendine özgü bir dünyası olduğunu düşünüyorum. Okuduklarımdan beslenirken kendi sesimi bulmaya, başkasının cümlelerini tekrarlamak yerine kendi anlatımımı oluşturmaya özen gösteriyorum.

5-Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz?

Zaman içerisinde yaşadığım, gözlemlediğim ve hissettiğim pek çok şey yazılarıma yön verdi. İnsan ilişkileri, özlem, kırgınlıklar ve bazen de hayatın küçük ayrıntıları… Bunların her biri bana anlatacak yeni bir şey sundu. Yazdıklarımın bir kitapta toplanması ve başka insanlarla buluşması ise bu yolculuğu daha anlamlı hâle getirdi.

6-İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz?

Bence iyi bir yazar olmanın tek bir formülü yok. Ancak okumak, gözlemlemek, sabırlı olmak ve en önemlisi samimi bir anlatıma sahip olmak oldukça önemli. İnsan, yazdıkça kendisini de geliştirmeli; her metnini kusursuz kabul etmek yerine eksiklerini görmeye çalışmalı. Ben de okuyarak, yazarak ve kendi cümlelerimi tekrar tekrar gözden geçirerek ilerliyorum.

7-Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir?

İlk şiir kitabım SON MISRALAR. Kitabımda aşk, sevgi, özlem ve kırgınlık gibi insanın kalbine dokunan duygulara yer verdim. Her şiirin kendine ait bir hikâyesi, bende bıraktığı ayrı bir anlamı var. İlk kitabım olması sebebiyle benim için yeri oldukça özel. Henüz yayımlanmış başka bir kitabım bulunmuyor.

8-Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir?

Beni yazmaya yönlendiren en önemli etken, insanın duygusal dünyası ve ilişkilerde yaşananlardır. Sevmenin güzelliği kadar özlemin ağırlığı, kavuşmanın sevinci kadar ayrılığın bıraktığı iz de şiirlerimde kendisine yer buluyor. Bazen yaşanmış bir olay, bazen yalnızca bir bakış ya da duyduğum bir cümle şiirin ilk dizesine dönüşebiliyor.

9-Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu?

Benim ağırlıklı olarak üzerinde durduğum tür şiir olduğu için karakterlerden çok duygulara odaklanıyorum. Şiirde bazen bir insanın bütün hikâyesini birkaç dizeyle anlatmak mümkündür. Bu nedenle yazarken karakterlerin kaderini planlamaktan ziyade, anlatmak istediğim duygunun şiirin içinde doğal biçimde ilerlemesine önem veriyorum.

10-Size ilham veren şeyler nelerdir?

İlhamın tek bir kaynağı olduğuna inanmıyorum. Bir fotoğraf, sokakta karşılaştığım bir manzara, bir insanın bakışı, eski bir hatıra ya da duyduğum bir cümle… Bazen hiç önemsenmeyecek kadar küçük bir ayrıntı, zihnimde uzun bir şiirin kapısını aralayabiliyor. İnsanların hikâyeleri ve hayatın içindeki ince ayrıntılar da yazdıklarıma yön veriyor.

11-En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir?

Genellikle geceleri daha üretken oluyorum. Günün telaşı geride kaldığında düşüncelerime daha fazla vakit ayırabiliyorum. Beni en çok motive eden şeylerden biri, yazdığım bir şiirin başka bir insanın duygularına dokunabilmesi. Bir okurun dizelerimde kendinden bir parça bulduğunu bilmek benim için oldukça kıymetli.

12-Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı?

SON MISRALAR‘ın okurlarına tanıdık duygular sunacağını düşünüyorum. Kitapta belki bir zamanlar sevdikleri birini, belki özledikleri birini, belki de içlerinde sakladıkları bir kırgınlığı bulabilirler. Her okurun aynı şiirde farklı bir anlam yakalaması mümkün. Benim için önemli olan, kitabın bir okurun hayatında kendisine ait küçük bir yer edinebilmesi.

13-Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir?

Şiirlerimde tek bir mesajı okura kabul ettirmek gibi bir düşüncem yok. Daha çok aşkı, özlemi, sevgiyi, ayrılığı ve insan ilişkilerinin bıraktığı izleri anlatıyorum. Her okurun şiirlerden kendi payına düşeni almasını isterim. Bazen bir dize, herkes için bambaşka bir hatırayı canlandırabilir.

14-Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız?

Yazmanın en zor taraflarından biri, hissedilen duyguyu tam olarak karşılayacak kelimeyi bulabilmek. Bazen zihnimde çok güçlü bir duygu oluyor fakat onu dizelere aktarmak kolay olmuyor. Böyle zamanlarda yazdıklarımı tekrar okuyup üzerinde çalışıyorum. Bir şiirin içime sinmesi için kimi zaman defalarca değiştirmem gerekebiliyor.

15-Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz?

Böyle dönemlerde kendimi yazmaya zorlamıyorum. Biraz uzaklaşmak, kitap okumak, müzik dinlemek ya da çevremde olup bitenleri gözlemlemek bana iyi geliyor. Her zaman üretmek mümkün olmayabilir. Bazen sessizlik de insanın zihninde yeni cümlelere yer açar. Önemli olan, o süreci aceleye getirmemek.

16-Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz?

Kitabımı daha fazla okura ulaştırabilmek için sosyal medya üzerinden paylaşımlar yapıyorum. Kitabımdan bölümler, şiirlerimden dizeler ve yazın hayatımla ilgili gelişmeleri okurlarla buluşturuyorum. Bunun yanında edebiyat etkinliklerinin ve okur buluşmalarının da önemli olduğunu düşünüyorum. Bir eserin okuyucusuna ulaşması kadar, okuyucuda bir iz bırakması da benim için değerli.

17-Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir, bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz?

Kitap fuarları, yazar ile okur arasında doğrudan bir bağ kurulmasını sağlıyor. Bir kitabın sayfalarında buluşan insanların yüz yüze gelmesi, edebiyatın en güzel yanlarından biri. Okurun düşüncelerini dinlemek, kitabın onda nasıl bir karşılık bulduğunu görmek yazara da yeni bir bakış açısı kazandırıyor. Bu tür buluşmalarda daha fazla yer almayı isterim.

18-Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni projeleriniz var mı?

İlerleyen dönemlerde yeni bir şiir kitabı ya da öykü kitabı üzerinde çalışmayı düşünüyorum. Şiirin yanında farklı anlatım biçimlerini de keşfetmek istiyorum. Ancak henüz kesinleşmiş bir projem yok. Benim için önemli olan, ortaya koyacağım çalışmanın aceleye gelmemesi ve içime sinmesi.

19-Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir?

Bir okurun şiirlerimde kendi duygularını bulduğunu söylemesi beni en çok etkileyen geri dönüşlerden biri. Bazen hiç tanımadığınız bir insanın, sizin birkaç dizenizde kendi hikâyesini görmesi oldukça anlamlı. Çünkü bir şiiri yazarken yalnızca kendi hislerinizden yola çıksanız da o şiir, başka birinin hayatında bambaşka bir yere dokunabiliyor.

20-Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Öncelikle bol bol okumalarını, gözlem yapmalarını ve kendi seslerini bulmak için sabırlı olmalarını öneririm. Başka kalemlerden etkilenmek doğaldır ancak zamanla insanın kendi anlatımını oluşturması gerekir. Yazdıklarını geliştirmekten, eleştirilmekten ve yeniden başlamaktan çekinmesinler. Edebiyat yolculuğunda en kıymetli şeylerden biri, kendine ait bir iz bırakabilmektir.

SON MISRALAR benim için uzun bir yolculuğun ilk kitabı, ilk heyecanı oldu. Bundan sonraki süreçte de şiirlerimle, belki farklı türlerde kaleme alacağım eserlerle okurlarımla buluşmayı diliyorum. Dilerim dizelerim, hiç tanımadığım insanların hayatında da kendilerine küçük bir yer bulur.

Bu güzel röportaj vesilesiyle düşüncelerimi paylaşmama imkân tanıyan Varyasyon Kalemler Dergisi ailesine, nazik davetleri ve kıymetli ilgileri için gönülden teşekkür ediyorum. Edebiyata ve edebiyatla yol alan kalemlere verdikleri değer için kendilerine başarılarla dolu bir yayın hayatı diliyorum.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir