Bir Çocuğu Kim Katil Yapar?
İçim kan ağladı. Televizyonda haberler akarken, daha 17 yaşında Atlas’ın katledildiğini duyduğum an,
boğazıma bir yumru oturdu. Çünkü biz daha yeni Ahmet’in acısını yaşamıştık. Daha onun yasını
tutuyorduk. Daha onun için “bir daha olmasın” diye içimizden dua ederken, Atlas düştü yüreklerimize
ateş gibi.
Bu ülkenin tertemiz, pırıl pırıl gençleri bir bir toprağa düşerken, insanın aklına tek bir soru geliyor :Bu
çocukları kim bu hâle getirdi?
Atlas’ı katleden de gencecik bir anne evladıydı. Bir annenin büyüttüğü, bir evin içinde nefes alan bir
çocuk…Peki ne yaşadı bu çocuklar da, can almayı bu kadar kolay görür hâle geldiler?
Televizyonu açıyoruz; şiddet, mafya, güç, intikam…Silah tutan “kahraman”, vuran “adam”, korkutan
“güçlü” gösteriliyor. , sevgiyi değil şiddeti; merhameti değil korkuyu öğretiyor.
Ama mesele sadece diziler de değil. Evlerde eksik kalan sevgi…Hiç verilmemiş şefkat…Dinlenmeyen
bir çocuk sesi…“Erkek ağlamaz”, “sus”, “sen anlamazsın” diye büyütülen ruhlar…
Sevgisiz büyüyen çocuk, içindeki boşluğu öfkeyle dolduruyor. Öfke büyüyor, kararıyor ve bir gün
geliyor;O çocuk, başka bir annenin pırıl pırıl evladını hayattan koparıyor.
Atlas artık yok .Ahmet artık yok. Ama katil olan çocuk da aslında kayıp.
Biz sadece ölen çocukları konuşuyoruz. Oysa katil olan çocuğu bu noktaya getiren sistemi
konuşmuyoruz .Aileyi, eğitimi, medyayı, toplumu…
Bir çocuğu hayata kazandırmak mı zor, yoksa bir çocuğu kaybettikten sonra “neden oldu” demek mi
kolay?
Atlas’ın ardından yas tutarken, bir başka Atlas’ı daha toprağa vermemek için artık gerçekten bir
şeyleri değiştirmemiz gerekiyor.
Çünkü bu ülkede çocuklar ölmemeli. Hiçbir anne, evladını ya mezara yada ömür boyu taşıyacağı bir
suçun içine göndermemeli.
Aylin Altın
