SİYAH KALEM – KIRIK KAHKAHADAN DOĞAN KADIN
Bir kadın varmış…
Otuz sekiz yaşında.
İçinde hiç büyümeyen bir çocuk taşırmış.
Okumayı, yazmayı, kendini anlatmayı istemiş…
Ama kelimeler bazen
En çok seveni bile terk edermiş.
Çocukluğu…
Yarım kalmış bir oyun gibiymiş.
Koşmak istermiş ama
Ayağı hep bir yere takılırmış.
İçinde bir eksiklik büyürmüş
Adı konulamayan.
Zaman geçermiş…
Aylar akarmış…
Ama içindeki o küçük kırık
Hiç tamir olmazmış.
Sanki gülüşü bile
Yarım bırakılmış bir cümleymiş.
Bir gün kadın olmuş.
İki evlat düşmüş hayatına.
Ve o an dünya değişmiş.
“Anne” demek
Sadece bir kelime değilmiş,
Kendi kalbini yeniden kurmakmış.
Çocukken yaramazmış…
Çok gülermiş, çok koşarmış.
Bir cam kırılırmış bazen,
O bile oyunun parçası olurmuş.
Kahkahası büyükmüş,
Hayata sığmazmış.
Ama büyüyünce…
O kahkaha susmuş.
Gülüşün yerine sessizlik gelmiş.
İçindeki çocuk
Bir köşeye çekilmiş
Beklemeye başlamış.
Sonra evlatları gülmüş…
Ve bir şey olmuş.
O eski ses
Yeniden çalmış kadının kalbinde.
Kendi çocukluğunu
Onların gözlerinde görmüş.
Ve kadın anlamış…
Hem kırılmış, hem tamamlanmış.
Hem ağlamış, hem yeniden gülmüş.
Hem eksik kalmış,
Hem kendi hayatını kurmuş.
Şimdi ayakta…
Gözlerinde geçmişin gözyaşı,
Dilinde bugünün mutluluğu…
Ve her nefeste şunu söylüyormuş:
“Ben hem acıyım, hem mucizeyim.”
Nazmiye Yılmaz
https://www.instagram.com/mirza_61_hiramaya/?hl=


1 Comment