BÜNYAMİN AKAN:İLK GÜN

İlk gün

Hayatımda bir dönüm noktasına giriyordum. O gün ilk defa ayrılık yaşayacaktım. Ailem okul isminde bir yere beni bırakacaktı ve ayrılık yaşayacaktım. Hem de, yatılı okuldu orası. Sabah kalktığımda annemi, babamı, kardeşlerimi, abimi göremeyecektim. Onlar olmayacaktı yanımda. Hiç tanımadığım insanlar olacaktı yanımda. Onları görecektim sabah uyandığımda, gün içinde.

            Babam çalıştığı şirketten izin alacak ve beni okula götürecekti. O gün günlerden pazartesi, takvim yaprakları 15 Eylül 1997’yi gösteriyordu. Sonbaharda yaprakların döküldüğü gibi; bende ailemden ayrılıyor, yatılı okul denilen yere gidiyordum. Babam patronunun beyaz renkli Renault Toros markalı taksisini alıp gelmişti beni okula götürmek için. Annem valizimi hazırlamıştı. Artık gitme vakti gelmişti. Eylülde dökülüyordum yaprak gibi.

            Ailece gezmeye gider gibi, Toros markalı arabaya binmiştik hep beraber. İstanbul Sarıyer’de Kilyos diye bir yeri arıyorduk. Tarifler alıyorduk. Uzun uğraşlar sonucunda, şimdi beyoğluna taşınan okula gelmiştik sonunda. Eşyalarım yerleştirilmişti. O zamanın okul kıyafeti olan, beyaz yakalıklı mavi önlüğümü giydirmişti annem bana. Artık hazırdım okula. Ama tek bir şeye hazır değildim. Ailemden ayrılmaya ve ayrı kalmaya. Hiç unutmuyorum. Babam ben avunayım diye kola ve kıremalı bisküvi almıştı. Ama, oda avutmuyordu. Kola bitecek, bisküvi bitecek ve ailem gidecekti.

            Okulumuzun sürgülü bir bahçe kapısı vardı. Kapının önünde; vedalaşmaya, ayrılmaya çalışıyorduk. Ben ağlıyordum gitmeyin diye. Ailem gidecekti. Başka yolu yoktu bunun, vakit gelmişti. Bir öğretmenim annemle babama demiş ki, bırakın, gidin. Arkanıza bile, sakın bakmayın. Geri dönerseniz çocuğunuzu buradan alır gidersiniz.

            Öylede olmuştu. Ben bağıra, çağıra ağlıyordum. Öğretmenim beni okulun içine sokmuştu. Ailem gitmişti. Beyaz Toros evin yolunu tutmuştu bensiz.

            Şimdi, ailece iyiki bırakmışız seni okula diyorlar. Bende, iyiki bırakmışsınız diyorum yatılı okula. Şairsem, çalışıyorsam, kendimi ifade edebiliyorsam bunu aileme ve yatılı okul yıllarıma borçluyum. Ailemin her bir ferdinin öğrencilik yıllarımda, üzerimde emeği çok büyük. Onların emeğini, desteğini, hayatta heba edemem. Teşekkürün en büyüğünü onlara etmem gerekir.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir