Eser sahibi kimdir? Sizi yakından tanıyabilir miyiz? Döndü Gül Çevik: Merhaba, ben Döndü Gül Çevik. Her iki ismimi de aktif olarak kullanıyorum. 32 yaşındayım, özel sektörde çalışıyorum. Tabiri caizse evden işe, işten eve giden bir hayatım var; ancak bu hayatın merkezini, neredeyse tüm zamanımı okumak ve yazmak oluşturuyor.
Yazarlığa adım atmanızdaki asıl kırılma noktası ne oldu? Döndü Gül Çevik: Üniversiteden mezun olduktan sonra ciddi anlamda yazmaya başladım. Yapı olarak biraz içine kapanık biriyim. Kendimi ifade etmek, bir şekilde sesimi dünyaya duyurmak istedim ve bu arayış beni yazmaya yönlendirdi.
Sizi ilk kez kalemi elinize almaya iten özel bir an var mıydı? Döndü Gül Çevik: Mezuniyet sonrası yaşadığım o “atanamamak” hissi diyebilirim. O dönemdeki duygusal yoğunluk ve arayış, beni yazmaya iten en büyük tetikleyici oldu.
Çocukluğunuzdaki veya gençliğinizdeki okuma alışkanlıklarınızın bugünkü yazım dilinize ve üslubunuza nasıl bir etkisi oldu? Döndü Gül Çevik: Doğrusunu söylemek gerekirse ben kitap okuma alışkanlığını biraz geç, üniversite yıllarımda kazandım. Ancak okumanın etkisini o günden beri çok net bir şekilde görüyorum ve hâlâ da görmekteyim. Şu an çalıştığım ortamlarda kitap okuyan insan sayısı maalesef oldukça az. İnsan ilişkilerinde, okuyan bir birey ile okumayan bir bireyi üslubundan, konuşmasından hemen ayırt edebiliyorsunuz. Okumak, dilimi ve üslubumu kesinlikle çok besledi.
Hangi deneyimlerden sonra yazar olmaya karar verdiniz? Döndü Gül Çevik: Buna spesifik bir deneyim demek doğru olmaz aslında, çünkü ben kendimi bildim bileli yazmayı hep çok sevdim. Hatta lise yıllarında kız arkadaşlarım, sevgililerine yazacakları özel gün mesajlarını ya da mektupları hep bana yazdırırlardı. Yazmak benim için hep hayatın içindeydi.
İyi bir yazar olmanın şartları nelerdir? Siz bu yolda nasıl bir yöntem izlediniz? Döndü Gül Çevik: Bence kesinlikle ilk şart çok okumak. Bunun yanı sıra iyi bir gözlemci olmak ve empati duygusunun çok gelişmiş olması gerekir. Ben de yazarlık yolculuğumda her zaman iyi gözlem yapmaya ve insanları anlamaya gayret ettim.
Kaleme aldığınız ilk kitap nedir ve varsa diğer kitaplarınız nelerdir? Döndü Gül Çevik: İlk kitabım, okurlarla buluşan “Umut ve Toprak” isimli eserimdir.
Kitaplarınızdaki konuları yazmaya yönlendiren en önemli etken ya da etkenler nelerdir? Döndü Gül Çevik: Kesinlikle sevgi… Ben sevdiğim zaman sevecek o kadar çok sebep bulabiliyorum ki; dağa, taşa, toprağa, havaya bile sevgiyle bakıyorum. Bu yoğun sevgi duygusu, yazılarımın da temelini oluşturuyor.
Hikâyeyi kurgularken karakterlerinizin kaderini önceden tamamen planlıyor musunuz, yoksa yazım sürecinde karakterlerin kendi yollarını çizdiği oluyor mu? Döndü Gül Çevik: “Su akar yatağını bulur” derler ya, benim yazma sürecim de tam olarak öyle ilerliyor. Önceden katı planlar yapmam. Hatta bana tek bir kelime söyleyin, o an o kelimeden yola çıkarak size özgün bir yazı kaleme alabilirim. Kurgu yazarken kendiliğinden akıp gidiyor. 10.Size ilham veren şeyler nelerdir? Döndü Gül Çevik: Büyük usta Neşet Ertaş… Onun türküleri, felsefesi ve insana dokunuşu benim en büyük ilham kaynaklarımdan biridir. 11.En çok hangi dönemlerde üretken oluyorsunuz ve yazma konusunda sizi en çok motive eden şey nedir? Döndü Gül Çevik: Aslında bunun net bir zamanı ya da dönemi yok. Bazen rüyamda sadece tek bir kelime görüyor veya duyuyorum; o kelimeyle uyanıp hemen masanın başına geçerek yazı yazdığım oluyor. İlhamın ne zaman geleceği hiç belli olmuyor. 12.Okuyucular neden sizin kitabınızı okumalı? Döndü Gül Çevik: Çünkü bu kitabın içinde herkesten bir parça var. Hangi yaştan, hangi kesimden olursa olsun, okuyan her insan satırlarda kendine ait, kendi hayatından kopup gelmiş bir şeyler bulacaktır. Sırf bu yakınlığı hissetmek için bile okunmalı. 13.Kitap ya da kitaplarınızdaki ana fikirler ve vermek istediğiniz mesajlar nelerdir? Döndü Gül Çevik: Meşhur replikte de dendiği gibi: “Sevgi neydi? Sevgi emekti.” Hayattaki her şey ama her şey emek üzerine kurulu. Emek olmadan verim alınmaz, verim olmadan da gerçek anlamda yaşanmaz. Kitabımın temel mesajı bu emek ve sevgi bağıdır. 14.Yazar olmanın ve yazmanın sizin için zor yanları nelerdir, bunlarla nasıl başa çıktınız? Döndü Gül Çevik: Beni yazarken en çok zorlayan şey, aşırı yüksek empati duygusuna sahip olmam. Karakterlerimi yazarken onlarla birlikte o kadar çok acı çekiyorum ki; sayfalarca ağladığım, kurgudaki bir karaktere sarılmak isteyip sarılamadığımda kendime kızdığım çok oluyor. Bu yoğun duygusal yük beni bazen çok hırpalıyor. 15.Yazar tıkanıklığı yaşadığınızda bu durumun üstesinden nasıl geliyorsunuz? Döndü Gül Çevik: Tamamen yalnız kalıp, kabuğuma çekilerek ve sadece kendimi dinleyerek bu süreci atlatıyorum. 16.Kitaplarınızı kitlelere ulaştırmak, kendinizi tanıtmak ve düşüncelerinizi insanlara anlatmak için ne gibi organizasyonlar yapıyorsunuz? Döndü Gül Çevik: Genellikle sosyal medya hesaplarım üzerinden okurlara ulaşmaya çalışıyorum. Yaşadığım şehirde bir imza günü düzenledim; ancak bulunduğum bölgede kitap okuma oranı epey düşük olduğu için sesimi tam anlamıyla, dilediğim gibi duyuramadığımı hissediyorum. Yine de pes etmeden dijital kanalları kullanmaya devam ediyorum. 17.Kitap fuarlarındaki okur-yazar buluşmalarının sizin için önemi nedir? Bu etkinliklerin size ve okuyucuya ne gibi katkılar sağladığını düşünüyorsunuz? Döndü Gül Çevik: Benim için en güzel yanı okuyucuyla fiziken bir araya gelmek, onlara sarılabilmek. Onların yüzündeki tebessüme canlı canlı şahit olmak ve karşılıklı sohbet etmek paha biçilemez. Bu bağ hem yazarı motive ediyor hem de okura kitabın arkasındaki ruhu hissettiriyor. 18.Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz ve keşfetmek istediğiniz yeni alanlar var mı? Döndü Gül Çevik: Evet, şu anda ikinci kitabım üzerinde çalışıyorum. İlkine kıyasla bu kez çok daha neşeli, okuru gülümsetecek ve bol kahkahalı bir eser ortaya çıkacak. 19.Okuyuculardan aldığınız, sizi en çok duygulandıran ya da şaşırtan geri dönüşler nelerdir? Döndü Gül Çevik: Genellikle çok güzel ve yapıcı tepkiler alıyorum. Bazen kitabın atmosferi için “karanlık” yorumunu yapanlar oluyor; fakat ben bu tanımı pek doğru bulmuyorum. Sonuçta bu eser, 10 yıllık bir birikimin, yaşanmışlığın ve emeğin ürünü. Kitabımı ilk göz ağrım, bir evladım gibi görüyorum ve onun gelecekte çok güzel yerlere ulaşacağına dair inancım sonsuz. 20.Edebiyat yolculuğunun başında olan yazar adaylarına ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Döndü Gül Çevik: Bol bol kitap okusunlar. Kendilerini tek bir tarzla sınırlamasınlar, her türden kitabı incelesinler. Ve en önemlisi; hayata karşı empati duygularını olabildiğince geliştirsinler. Çünkü empati yoksa, yazılanlar her zaman eksik kalır.
1 Comment