Sevmenin de Bir Adabı Olmalı
İnsan, nedense hep ulaşamadığını sever derler. Oysa çoğu zaman mesele zorluk değildir; mesele, değer vermektir. Kolay elde edilenin kıymeti bilinmez diye bir söz vardır. Belki de bu yüzden insan, emek verdiği her şeye biraz daha sıkı sarılır. Ama sevgi, bir mücadele alanı değil; huzur bulduğun bir liman olmalıdır.
Ne gariptir ki, sevmeyi öğreniyoruz da sevilmeyi beceremiyoruz. Kalbimizi açıyoruz ama güvenmeyi unutuyoruz. Birine “iyi ki varsın” demek kolay geliyor da, onun varlığını koruyacak emeği vermekte zorlanıyoruz.
Sevmenin de gitmenin de bir adabı olmalı.
Bir gönle girerken umut dağıtıp, çıkarken sessizce bütün ışıkları söndürmemeli insan. Bir kalbe “ömür boyu” diye girip, “vazgeçtim” diyerek ardına bile bakmadan gitmek, sadece bir ayrılık değildir; geride uzun süre dinmeyen bir sessizlik bırakmaktır.
İnsan bazen sevgiyi de tüketiyor. Tıpkı hızla tükettiği dostluklar gibi… Her şeyin kolay ulaşılır olduğu bir çağda yaşıyoruz. Bir mesaj kadar yakın, bir engelleme kadar uzağız birbirimize. Oysa gerçek bağlar, tek tuşla kurulmadığı gibi tek tuşla da bitmemeli.
Sevgi, sadece “Seni seviyorum.” demek değildir. Sevgi; en zor zamanında yanında durabilmek, susarken bile anlaşılabilmek, yorulduğunda birbirinin yükünü hafifletebilmektir. Sevmek, karşındakini değiştirmeye çalışmak değil; olduğu haliyle kabul edebilmektir.
Gitmek de bir haktır elbette. Bazen iki insanın yolları gerçekten ayrılır. Ama giderken bile insanlığını yanında götürmeli insan. Kırmadan, aşağılamadan, umutla oynayıp hayatı karartmadan… Çünkü bazı yaraları zaman değil, söylenen sözler derinleştirir. Bazı sessizlikler ise yıllarca insanın içinde yankılanır.
Belki de en büyük eksikliğimiz, duygularımızın da bir ahlakı olduğunu unutmuş olmamızdır. Oysa sevginin olduğu yerde merhamet, merhametin olduğu yerde vicdan vardır. Vicdanın olduğu yerde ise ne ihanet barınabilir ne de acımasızlık.
Hayat, bize birçok şeyi öğretir. Kazanmayı, kaybetmeyi, başlamayı, bitirmeyi… Ama en çok da insan kalabilmeyi öğretmelidir.
Çünkü insan, arkasında kırık kalpler değil, güzel dualar bırakabiliyorsa gerçekten sevmiştir.
Unutmayalım…
Sevmenin de bir adabı vardır, gitmenin de… Ama en çok da insan kalmanın.
