Dünyaya geliş yolculuğumuzda aynı bedeni paylaştığımız varlıktır anne.
Hayata ilk merhabamızı onun kollarında veririz, ilk gözyaşlarımızı onun
kollarında dökeriz, hayata ilk adımlarımızı onun kollarında atarız. İlk
öfkeyi, ilk heyecanı, ilk mutluluğu, ilk hüznü tek bir kucağa sığdırırız:
Anne kucağı.
İki hece dört harften oluşan basit bir kelime gibi gelir gözümüze. Fakat
söyleyişteki ahenk bile arka plandaki emek ve gücün ne kadar büyük ve
kıymetli olduğunu anlamaya yeter.
Bir canlının canı olmaktır anne olmak; tutunduğu tek dal, sığındığı tek
liman olmaktır. Sabahları sesiyle huzur vermek, birinin mutfak tıkırtısı,
birinin en sevdiği kokuları yaymaktır anne olmak. Gölgesi bile yetendir
anne… Fedakarlığın, emeğin, gücün, sabrın, sükunetin simgesi olmaktır
anne olmak.
Birinin yaşadığı bir şeyi koşa koşa anlatmak isteyeceği ilk kişi olmaktır.
Birinin hayata tutunma sebebi olmaktır. Hayatımızda eksik olduğunu
düşündüğümüz ne varsa yerini doldurandır anne…
Çocuğun ilk öğretmeni, ilk rol modelidir anne. Birliğin, beraberliğin
sembolüdür anne… Düşünce kalkmayı, ağlarken gülmeyi öğretendir.
Yeşermekte olan bir salkımın köküdür anne; geleceği sulayandır. Kıymeti
bir gün değil, her gün verilmesi gereken kişi; değeri kelimelere sığmayan
kişidir anne…

2 Comments