GÜLÜN ÖZÜ ÖZÜNDEN YAZAR:BOĞUK BİR HAVA

BOĞUK BİR HAVA
İçim acıyor ne yapsam diye düşündüm kendi kendime. Bu kadar yoğun geçen ömrüme. Küçük bir mola vermek istedim. ve her şeyi bir an unutmak istedim. dönerli sandalyeme geçip telefon bilgisayar bütün araç gereçleri kapatıp sadece küçük bir mola vermek istedim hayatıma.
Bulanık bir hava var aslında ama ben bu yoğun geçen hayatıma sadece biraz ara vermek istedim. oturdum sandalyeme
Bir sıcak çay aldım sehpama kapattım gözlerimi.
Kafamı da geriye doğru yasladım.
Her şeyi susturdum da ama tek bir şeyi Susturamadım.
İç sesim iç sesimi Susturamadım. Döküldü yine iç sesim dış etkenlerin hepsini kapattım da bir iç sesimi kapatamadım.
Yine kalemi defteri aldım elime bana itiraz etmiyordu saf tertemiz defter sahifeleri. Bu bulanık havada yine başladım yazmaya.
Ve hiçbir şey gözle görünenden ibaret değildi zahirde her şey aşikar görünüyordu.
Ama bir o kadar da görünmeyen tarafı vardı
Mor çiçeklerim gibi. Aşağıya doğru sarkmış yemyeşil dallari. Mor çiçek açmışken içinden bir dal dimdik duruyor.
Dik durmasına rağmen kurudu.
Halbuki iki dalda bir kökten oluşmuştu.
Nasıl olurda bir kök olmasına rağmen onca dallar yemyeşil olup mor çiçek açmışken aynı kökten olan dal kurur. Evet düşündürücü bir durum. Ve buğday başagına baktım içi boş iken dimdik duruyor içi buğday dolunca boynunu eğiyor.
Demek ki her şey gözle görünenden ibaret değildi. Vay be bu bulanık havada yoğun geçen hayatıma 15 dakika mola verecektim.
Olmadı sadece dinlenecektim olmadı demek ki biz insan oğluna bu dünyada dinlenmek yok. Ahirete kaldı bütün dinlenmeler.
GÜLÜN ÖZÜ ÖZÜNDEN YAZAR:

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir