Gurbet neresi bilen var mı? Vatanından uzakta yaşayan mı gurbettedir acaba, kendi yurdunda, evinde, ailesinin içinde yaşayıp yalnızlık çeken mi?
Gurbette olmak sadece yurdundan, yuvasından uzakta olmak değildir. İnsan kendi evinde de gurbeti yaşayabilir. Eğer aile fertleriyle arasındaki ilişki yeterince sıcak ve candan değilse, eşine, çocuğuna, anasına-babasına karşı sevgiyle bağlılık duymuyorsa, insan yuvasında da gurbettedir bence. “Ben gurbette değilim, gurbet benim içimde” diyorlarmış bu durumdaki insanlar.
Eskiden, sıla hasreti ve gurbetlik çekmek diye kavramlar varmış. Çünkü gurbete giden kişi sılasını özler ama sık sık gelemezmiş. Yakınlarının onun yanına gitmesi de aynı şekilde zor olduğundan, görüşmek için uzun süre beklemek gerekiyormuş. Sevenler arasında mesafeler arttıkça, görüşmedikleri süreler uzadıkça özlem insanın içinde büyür büyür, sonra sanat olarak taşarmış. Bu sanat çoğu zaman şiir olurmuş. Bazen insan sevdiğine olan özlemini motif motif dokuduğu halıya nakşeder, bazen şarkılar türküler söylermiş.
Kemalettin Kamu’nun sözlerini yazdığı, Yıldırım Gürses’in bestelediği bu şarkı dillerden düşmezmiş.
Gurbet o kadar acı ki,
Ne varsa içimde,
Hepsi bana yabancı,
Hepsi başka biçimde.
Teknolojinin ilerlemesi ile taşıtlar hem bollaştı, hem ucuzladı. Yollar daha güzel hale getirilerek taşıtların hızı arttı. Eskiden günlerce haftalarca süren yolculuklar artık birkaç saatte yapılabiliyor. Durum böyle olunca da gurbet, insanları önceden olduğu gibi çok üzen, çok kıran çok meşgul eden bir kavram değil artık. Özellikle de yabancı ülkelere gidenler için, başlı başına bir derin konuyken gurbet, şimdi altı-üstü bir bilet parası. “Almanya Acı Vatan” diyorlardı eskiler. Şimdi bir hafta sonu bile Almanya’ya gidip gelebiliyor insan.
Gurbet için ne çok türkü söylenmiş, ne çok hikaye yazılmış ve film yapılmış. Almanya’ya o kadar çok insanımız gitmiş ki çalışmaya,”Berlin, 68. Vilayetimiz” gibi benzetmeler yapılıyormuş. Anadolu’dan Almanya’ya veya İstanbul’a gidenler gurbetin simgeleriymi.
Bir de gurbetteki sevgiliye hasret yaşayıp, sonunda onun başka biriyle birlikte olduğunu öğrenmek vardır ki, insanı yüreğinden yakıp kavurur. Zamanın ruhuna uyarak değişecek bir durum da değil bu. Geçmişte de yaşanıyordu vefasızlar yüzünden, günümüzde de insanın içini kanatabiliyor.
Gurbettekiler sılayı özlerdi, sıradakiler de gurbete gideni. Artık iletişim araçları da o kadar çok ve çeşitli ki, görüntülü telefonda birbirimizi de yaşadığımız ortamı da görebiliyoruz. Ama yine de sevdiğimiz kişinin yanımızda olması başka birşey.
Benim için Almanya’da yaşayan kızımı telefonda görmek yetmiyor. Elimle dokunmak, sarılmak sıcaklığını hissetmek istiyorum. Onun bana karşı duygularını bilmenin verdiği mutluluk var ama, yine de yanımda olmasının yerini hiçbir şey tutmuyor.