Bakma sen takvim yapraklarının böyle savrulduğuna
Zaman dediğin ne ki ustam
Cebimizde delik, alnımızda çizik
Mesele o değil.
Mesele ,kalbin nerede durduğu,
Kime attığı
Şimdi bana deseler ki
Kalk ,sil baştan yaşayacaksın her şeyi.
Öyle bir iki de değil,
Tam otuz ömür daha sereceğiz ayaklarına
Yemin olsun,
Otuz ömür geçse de şu yorgun ömrümün üstünden,
Ben seni yine dünkü çocukluğum ,
Yine en umutlu yarınım gibi severim.
Öyle geçmişin tozlu raflarına kaldırılmış bir sevda değil bu,
anlıyor musun?
Taze demlenmiş bir çay sıcaklığında
