Siyah Kalemden Bir Hikâye
Esmeray
Geceydi.
Şehrin bütün ışıkları aşağıda kalmış, köprünün üzerinde yalnızca rüzgâr ve Esmeray’ın ayak sesleri kalmıştı.
Esmeray köprünün ucunda durdu.
Uzun süre aşağıya baktı.
İçinde yıllardır susturduğu bütün acılar, o gece tek tek konuşmaya başlamıştı.
Sonra kendi sesini duydu.
“Bırak artık.”
Esmeray irkildi.
Bu ses kendisinindi.
Ama bir başka Esmeray daha vardı içinde.
Biri yorulmuştu.
Diğeri hâlâ yaşamak için sessizce direniyordu.
“Ne istiyorsun benden?” dedi Esmeray.
İçindeki karanlık ses cevap verdi:
“Hiçbir şey istemiyorum. Sadece artık acımasın istiyorum.”
Esmeray gözlerini kapattı.
“Peki sonra?”
“Sonrası yok.”
Tam o sırada diğer sesi duyuldu.
“Var.”
Esmeray başını kaldırdı.
“Sen de kimsin?”
“Ben senin yarınınım.”
“Yarın diye bir şey kalmadı.”
“Kaldı.”
“Ben yoruldum.”
“Yorulabilirsin.”
“Artık dayanamıyorum.”
“Dayanmak zorunda değilsin. Yardım istemek zorundasın.”
Esmeray sustu.
Karanlık tarafı yeniden konuştu:
“Kimse seni anlamadı.”
Diğer ses cevap verdi:
“Belki de ilk defa sen kendini anlatmalısın.”
“Ya kimse gelmezse?”
“O zaman bir kişi gelene kadar bekle.”
“Ya kimse beni sevmezse?”
“Önce kendine düşman olmayı bırak.”
Esmeray’ın gözlerinden yaşlar aktı.
Yıllardır insanlardan sakladığı bütün cümleler o gece kendi içinde birbirine çarpıyordu.
Karanlık ses fısıldadı:
“At kendini… Her şey bitsin.”
Esmeray bir adım attı.
Sonra diğer ses bağırdı:
“Hayır!”
Esmeray durdu.
“Bir dakika daha bekle.”
Bir dakika…
Sadece bir dakika.
Esmeray o bir dakikayı hayatındaki en uzun dakika gibi yaşadı.
Sonra telefonunu çıkardı.
Ekrana baktı.
Parmakları titriyordu.
Bir numarayı aradı.
“Ben iyi değilim,” dedi.
Sesi ilk kez bu kadar gerçekti.
“Yalnız kalmamam gerekiyor.”
O gece Esmeray ölümü seçmedi.
Yardım istemeyi seçti.
Ertesi gün tedavi süreci başladı.
Ama doktorun karşısında oturduğunda başka bir savaşın başladığını bilmiyordu.
Doktor sordu:
“Esmeray, seni buraya getiren şey neydi?”
Esmeray uzun süre sustu.
Sonra başını eğdi.
“Ben yalnızca başkalarını değil, kendimi de çok uzun zamandır suçluyorum.”
“Peki vicdanın sana ne söylüyor?”
Esmeray’ın gözleri doldu.
“Bazen iyi bir insan olmadığımı söylüyor.”
Doktor sakin bir sesle cevap verdi:
“Vicdan, insanı cezalandırmak için değil, doğruyu göstermek için vardır.”
Esmeray o cümleyi uzun süre düşündü.
Çünkü o gece köprünün üzerinde iki Esmeray vardı.
Biri ona ölümü söylüyordu.
Diğeri ona bir dakika daha diyordu.
Ve Esmeray sonunda anladı:
İnsanın hayatını bazen büyük umutlar kurtarmaz.
Bazen sadece küçücük bir ses kurtarır.
“Bir dakika daha dayan.”
O günden sonra Esmeray’ın tedavisi başladı.
Ama asıl tedavi, kendi içinde başladı.
Karanlık tarafını yok etmeye değil, onu anlamaya çalıştı.
Çünkü bazen insanın içindeki karanlık, ölmek istemez.
Sadece artık böyle yaşamaktan yorulmuştur.
Ve Esmeray ilk kez kendine şunu söyledi:
“Ben bitmedim.
Ben sadece çok yoruldum.”
Siyah kalem bazen bir kadının hikâyesini yazmaz.
Bir kadının hayata yeniden tutunduğu anı yazar.
— Siyah Kalem / Nazmiye Yılmaz
