Sessizliğin Geometrisi
Yarım kalmış bir fincan kahve masada,
Dumanı çoktan terk etmiş odayı.
Duvara vuran gölgeler telaşta,
Unutmuşlar zamanı,
Bir çizgi çekiyorum zihnimin kıyısına,
Bir ucu dünden kalma, diğeri belirsiz.
İnsan en çok kendi sesinin yankısında,
Kalır
kimsesiz sessiz dilsiz ve izsiz.
Ne bir kitaptan çaldım bu buruk hüznü,
Ne de eski bir şarkıdan ödünç aldım.
Rüzgar kapıyı her çarptığında yüzüme,
Kendi içimin gürültüsünde çoğaldım.
Yollar yürünmek için var, biliyorum,
Ama durmak da bir dildir anlayana.
Ben bu gece kelimeleri soyuyorum,
En çıplak haliyle bırakıyorum zamana.
Ramazan Yontucu
